Tehlike laboratuvarlarda: Ayna bakteriler ekosistemi ele geçirebilir
Bilim dünyası, Pandora’nın kutusunu açmak üzere olabilir: Laboratuvarlarda geliştirilen “ayna yaşam” teknolojisi, doğal yaşamın tersine işleyen mikropların yaratılmasına olanak tanıyor. Peki bu mikroplar insanlığı ve gezegenimizi yok edebilir mi? Uzmanlar uyarıyor: Eğer bu bakteriler kontrolsüz şekilde yayılırsa, ekosistemler çöker, bağışıklık sistemimiz çaresiz kalır ve benzeri görülmemiş bir felaket kapımızda bekliyor!
1847 yılında Louis Pasteur, şarap mantarından sol ve sağ el tartrat kristallerini ayırarak moleküler "el yönlülüğü"nü (kiralite) keşfetmişti. Günümüzde sentetik biyologlar, doğal olarak oluşan moleküllerin ters el yönlülüğüne sahip "ayna moleküller"i üretmeyi başardı; bunlar arasında DNA, proteinler ve karmaşık enzimler bulunuyor. Stanford Üniversitesi'nden mikrobiolog ve immünolog David Relman'a göre, teorik olarak tamamen ayna yaşam formu oluşturmak mümkün. Araştırmacılar, önümüzdeki 10–30 yıl içinde yarım milyar dolarlık yatırım ile ayna mikroplar yaratılabileceğini öngörüyor (Relman, ASM Microbe 2025).
Ancak bu çalışmalar ciddi riskler barındırıyor. Ayna bakteriler, doğal düşmanları tarafından tanınmayacak ve kontrol edilemeyecek şekilde çevreye yayılarak ekosistemleri tehdit edebilir. Achiral moleküllerle beslenen bu bakteriler, yerli türlerin kaynaklarını tüketebilir ve potansiyel olarak yaygın yok oluşlara yol açabilir (Agashe, 2025). Ayrıca, insan ve hayvan bağışıklık sistemi, ters el yönlü bakterileri tanıyamayacağından, bu mikroplar sepsis gibi ölümcül enfeksiyonlara neden olabilir (Relman, 2025).
Bilim insanları ve etik uzmanlar, ayna yaşam araştırmalarının durdurulması gerektiğinde hemfikir. Stanford Üniversitesi'nden bioetikçi Henry Greely, en etkili yolun disiplinler arası bir bilimsel uzlaşı oluşturmak olduğunu belirtiyor. Geçmişte 1975 Asilomar Konferansı, DNA rekombinasyonu risklerini önleyerek örnek bir yaklaşım sergilemişti (Hanna, 1991). Ayrıca küresel finansman kuruluşları ve prestijli dergiler, ayna yaşam araştırmalarını desteklememeli ve yayınlamamalıdır. Relman, "Henüz imkanlar sınırlı, bu yüzden durdurmak için en doğru zaman şimdi" diyor (Adamala ve ark., 2024).