Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

11 Temmuz 2018, Çarşamba

sahiden yıkıldı mı?

Meğerse bu memlekette "Türkiye Komünist Hareketi" diye bir hareket varmış...

Türkiye hareketli bir ülke maşallah, hareketten bol bir şey yok.

Nerede hareket, orada bereket(!)

Şimdi sıkı durun, bildirileri şöyle: Başkanlık rejimiyle 1923 yılında kurulan rejimi yıkılmıştır... Cumhuriyet bitirilerek padişahlık yetkileriyle donatılan başkanlık sistemine geçilmiştir... Boyun eğmeyeceğiz... Yeni bir Cumhuriyet ise, emekçilerin omuzlarında yükselecektir! Yeni bir Cumhuriyet için sosyalist saflara!

Görüldüğü üzere bu hareketin mensupları tehlikeli oyunlar oynamaya heves etmişler...

Anayasal düzeni değiştirmeye kalkmanın cezası daha düne kadar asılmaktı. Şimdi ise müebbettir. Uyarmadı demeyin...

Bu arada muhalif medyanın birtakım kıdemli kaşarları da, pardon yazarları da benzer görüştedir...

***

Gelin mevzuyla ilgili birkaç şeyin altını çizelim: Öncelikle ülkemizde rejim değişmedi, yönetim biçimi değişti. Daha açık ifadeyle, başkanlık sistemi cumhuriyet rejimi içinde bir yönetim şeklidir. Bu bir.

İkincisi de, cumhuriyet, parlamenter sistemle aynı anlama gelmiyor. Amerika'nın yönetim biçimi monarşi midir?

Cumhuriyet, demokrasiyle de aynı anlama gelmiyor. ve ülkelerinin birçoğu cumhuriyet'le yönetiliyor ama o ülkeler de demokrasinin "d"si yok...

Öte yandan krallıkla yönetilen 'de demokrasi var. Hem de Batı'nın en ileri demokrasisi...

Şimdi komünizm propagandası yapacaksanız buyurunuz yapınız da böyle ahmakça yapmayınız...

Zira yeni sistemi değiştirmeye kalkışmak sizi kodes dışında hiçbir yere götürmez...

***

Başkanlık sisteminin genel hatları.

Bu sistemde başbakanlık makamı yoktur. Başbakanın yetkileri ve görevleri başkanda toplanmıştır...

Bakanlar başkan tarafından atanırlar ve ona karşı sorumludurlar. Başkan istediği zaman bakanları görevden alabilir... Yenisini anında atar...

Keza, hükümet kurmak için zamana ihtiyaç yoktur. Hükümet bir günde kurulabilir...

Kezalik, bu sistemde gensoru, hükümet düşürme, koalisyon falan yoktur... Meclis iktidarın işine karışamaz. İktidar da meclisin işine...

Alın size kuvvetler ayrılığı. Hem de bal gibi, mis gibi. Bu sistemde yasama, yürütme, yargı yani herkes işine bakıyor. Kimse kimsenin işine burnunu sokmuyor...

Demek ki biz de hem cumhuriyet var hem de demokrasi. Yeni yönetim biçimiyle bunların ortadan kaldırılması söz konusu değil yani.

Gelin "kafaları karıştırmaktan ve kavramları karartmaktan" vazgeçelim diyeceğim, vazgeçmeyeceksiniz, biliyorum...

Anlayacağınız bu hamur daha çok su kaldıracaktır...

BİZE ULAŞIN