kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
  » Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Çocuklar kobay mı oluyor?
Yeni madde kaşla göz arasında geçti
'İlaç devleri rapor verdi'
İşte değişen 90. madde
Yarın

Korkunç iddia

Sağlıklı çocukların kobay olarak kullanılmasına izin veren madde dev ilaç şirketleri devreye girince TCK'ya sokuldu.

Avukat Hülya Gülbahar... Yeni TCK'da kadınlar lehine değişikliklerin görünmez kahramanı... Bu kez çocuklarımızla ilgili çok önemli bir iddiayı Balçiçek Pamir'e açıklıyor:

İNANILMAZ RAPOR
"Çocuklar üzerinde tıbbi deneyleri kısıtlayan madde Adalet Komisyonu'nda sessiz sedasız değişti. İki yabancı ilaç firması komisyon üyelerine 'Niye sağlıklı çocuklar üzerinde deney yapılmalı' başlıklı rapor verdi."

Kaşla göz arasında
Yeni TCK'nın mimarlarından Doç. Dr. Adem Sözüer de çocukları kobay yapacak düzenleme için "Kaşla göz arasında değişti" diyor: Yeni maddede ailenin de rızası alınarak çocuklar üzerinde bilimsel deney yapılabileceği kabul edildi. Ama ailenin böyle bir şeye rıza gösterme hakkı var mı?

BÜYÜK RANT KAPISI

Doç. Dr. Onursal Cin de "Sağlıklı çocuklar üzerinde deney önce alt komisyonda yasaklanınca niye bu kadar patırtı kopartıldı" diye soruyor ve yanıtını veriyor: İlaç devleri rant kapısını kaybedeceklerdi de ondan.


Çocuklar kobay mı oluyor?

Avukat Hülya Gülbahar, Adalet Alt Komisyonu'ndan sessizce geçirilen 'Çocuklar Üzerinde Tıbbi Deney' maddesinin arkasında iki büyük ilaç firmasının parmağı olduğunu iddia ediyor.

Aslında onunla kadın sorunlarını konuşmak üzere buluştuk. Türkiye'de kadının niye şiddet gördüğünü niye fuhuşa sürüklendiğini ortaya koymaktı amacımız. Konu kadın olunca yeni TCK'dan (Türk Ceza Kanunu) bahsetmemek olmazdı tabii... Avukat Hülya Gülbahar hayatını kadınlara adamış bir isim. Gülbahar aynı zamanda 2000 yılında kurulan TCK Kadın Platformu'nun fikir annesi. Belki onu TCK tartışmaları sürerken meclis kapısını aşındıran kadınları örgütleyen isim olarak hatırlayabilirsiniz. Hani Adalet Bakanı onlar için "Bir tek kadın örgütleri geldi, istediklerini söyledi, TCK'da o doğrultuda değişiklikler yaptık" demişti ya... İşte Hülya Gülbahar o kadınlardan. Daha doğrusu yeni kanunlarda kadınların lehine maddeler çıkmasını sağlayan görünmez kahramanlardan. Hülya Gülbahar ile TCK'daki maddeleri konuşurken, konu sessiz sedasız değişiklikler yapılan bölümlere geldi. Hülya Gülbahar dedi ki "Sağlıklı çocuklar üzerinde deney yapılmasını kısıtlayan bir madde vardı değiştirilmiş. Ne zaman değişti, niye değişti?" İşte o noktada sohbetin seyri değişti. Konuştuğumuz diğer bölümleri erteleyerek, sağlıklı çocuklar üzerinde deney yapılmasını sağlayan yasa konusuna öncelik vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda önce Doç. Dr Adem Sözüer ile konuştum. "Maalesef evet" dedi. "Artık sağlıklı çocuklar üzerinde deney yapmak serbest. İlaç firmalarının lobisinin bu değişikliklerde etkili olduğunu düşünmemek saflık olur."

DÜNYADA YASAK
Hülya Gülbahar'ın röportajın bir bölümünde söylediği bir cümle beni çok etkiledi. "Çocuklarımızı koruyamıyorsak neyi yapacağız?" Sahi, neyi doğru yapacağız? Hülya Gülbahar, Doç Dr. Adem Sözüer ve Doç. Dr. Onursal Cin'in konuyla ilgili açıklamalarını duyup da de endişelenmemek mümkün değil. Siz ne dersiniz?

Türkiye'de sağlıklı insanların üzerinde tıbbi deney yapılması serbest mi?
Bu konu çok önemli. Dünyada bu tarz deneylerin yapılması yasak. O yüzden de son yıllarda ilaç firmaları, özellikle ilaç olmaya aday yeni kimyasal maddeler için yapılan klinik çalışmaları, gelişmekte olan ülkelere kaydırıyorlar.

Bunlardan biri de Türkiye mi?
Maalesef evet... Çünkü gelişmekte olan ülkelerin çoğunda bizde de olduğu gibi bu çalışmaları denetleyecek kurumlar yok. Ayrıca maliyetler düşük. Üstelik gelişmiş ülkelerde firmalar, deneklerin başına gelen olumsuz yan etkiler ve ölüm vakaları için çok büyük oranda tazminatlar ödemek zorunda kalıyorlar.

Peki yasalarla düzenlemeler yapılmıyor mu?
Gelişmekte olan ülkelerde yasal boşluklar var.

Ya Türkiye?
-Türkiye'de durum biraz daha karmaşık. Doç. Dr. Onursal Cin'in bu konuda çok ciddi araştırmaları var. Yeni TCK düzenlenirken yaptığı bir sunumda ortaya koyduğu gerçekler son derece önemliydi. Örneğin diyordu ki, "Türkiye; önemli sayıda tıbbi merkezleri (15 şehirde yaklaşık 40 üniversite), araştırmacıları ve hasta potansiyeli ile büyük bir potansiyele sahiptir. 30 bini uzman olmak üzere 100 bin hekim vardır. Kaliteli ve iyi klinik uygulamaları, vakıf araştırmacılarıyla Türkiye klinikdeney için biçilmiş kaftandır. Ayrıca bu tip deneyler diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye'de çok ucuzdur."

Yani kısaca yabancı ilaç firmalarının tıbbi deneylerini, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu gelişen ülkelerde yapmaları çok daha kolay. Çünkü kendi ülkelerinde 'AR-GE' (Araştırma- geliştirme) yapmaları son derece zor çünkü bu yasalarla kısıtlanmış.
Evet... Yeni TCK biçimlenirken bu konuda epey tantana kopardık çünkü bizdeki yasa maddeleri bırakın insanları, sağlıklı çocuklar üzerinde bile deney yapmaya izin veriyordu. Biz kadın platformundakiler çocuk değil sağlıklı havyanlar üzerinde yapılan deneylere bile karşıyız. Düşünsenize sağlıklı çocukların ailelerine 100-150 dolar veriyor, ardından laboratuvar ortamında olan, hiçbir yerden onay almamış bir takım ilaçları, tıbbi deneyleri çocuklar üzerinde uyguluyorlar. Bunu kabul etmek mümkün mü?

Peki sonra ne oldu? Yani sağlıklı çocuklar üzerinde deney yapılmasını öngören madde değişti galiba?
Evet. Sadece bizlerin baskısıyla değil, Adalet Alt Komisyonu'nda çalışan çok değerli meslektaşlarımızın da etkisiyle bu madde yeni TCK'dan çıkarıldı. Aksinin düşünülmesi mümkün değil ki...

O dönem bu maddenin kaldırılmasına tepki gösteren sağlık örgütleri de oldu. Onların dayanağı neydi...
İyi niyetle düşünmek istiyorum. Bence maddeleri iyi algılayamadılar. Yani, "Çocukları tedavi etmek mümkün olmayacak" gibi çıkışlar yaptılar ama yasada tedavi amaçlı müdahaleler için bir kısıtlama yoktu ki... Tam tersine tedavi amaçlı her türlü müdahaleye izin vardı. Sadece çocuklar üzerinde yeni tıbbi yöntemlerin denenmesini ya da bilimsel deneylerin yapılmasını engelleyen bir maddeydi. Bir doktorun sağlıklı çocuklar üzerinde deney yapılmasına 'olur' demesinin mümkün olacağını düşünmüyorum ben pek. Mutlaka bir yanlış anlaşılma oldu.

Sonra?
Sonra yasanın yürürlük tarihi değişti. Basını ve kadını ilgilendiren maddeler yüzünden yürürlük tarihi 1 Haziran'a kaldı. Sonra bir baktık ki Adalet Alt komisyonu'nda çıkarılan "Bilimsel deney" maddesi Adalet Komisyonu'nda kabul edilmiş.

ÜYELERE SORUN!..
Bu demek ki, anne-babanın rızasıyla sağlıklı çocuklar üzerinde bilimsel deney yapılabilecek. 3-4 yaşındaki çocukların fiziksel geleceğine ana-babaları karar verecek. O da ne kadar doğru, ayrı bir tartışma konusu.

Peki ne oldu da bu madde sessiz sedasız değişti?
Ne oldu acaba? Türk ilaç firmalarının bu işle alakası olmadığını biliyoruz çünkü AR-GE yapmıyorlar. Adalet Alt Komisyonu'nda türlü baskılarla doğru bir şekilde değiştirilen 'çocuklar üzerinde deney' maddesi niye Adalet Komisyonu'nda değişti? Hem de sessiz sedasız...

Neden?
Benim bildiğim ilaç devlerinin devreye girdiği.

Yani?..
İki yabancı ilaç firmasının Türkiye temsilcilerinin Adalet Komisyonu'na raporlar sunduğunu biliyorum.

Ne var o raporlarda?
'Niye sağlıklı çocuklar üzerine deney yapılmalıdır' başlığı taşıyor.

Şaka ediyorsunuz.
Hayır. Sorun bütün komisyon üyelerine. Ellerinde bu rapor var. Çocuklarımızı bile koruyamıyorsak başka ne yapacağız ki biz?..

1 2 3 4 5
 
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
 Kenan Onuk yaşamını yitirdi
 Okuyan kız âşık olur töreye kurban gider
 Tatlı tatlı bağımlı oluyoruz
 Çeşme'de patlama: 20 kişi yaralandı
 Golf sahalarında bir 'zafer masalı'
 Köprüyü görecekler
 'Takım ruhu'yla yelken açacaklar
 Yağmur kurtaracak
 Ankara emniyet müdürleri değişti
 Irak'ta Türk TIR şoförü öldürüldü
 Köy korucusu oğlunu öldürdü
 SSK'ya 3.3 trilyonluk abartılı fatura
 TGS'den hükümete 'teşmil' çağrısı
ERDAL ŞAFAK
Huntington tuzağı
Bugüne kadar binlerce...
ÖMER LÜTFİ METE
Demokrasinin bağırsağına Ay neşteri
Savaş Ay'ın dünkü...
MEHMET ALTAN
Yeryüzünün çöplüğü...
Geçen gün, çıldıran kanlı terörün...
Tünelin sonunda ışık yok!..
Gamze'nin bulunduğu varsayılan metro hattında arama-kurtarma...
Umutlar tükeniyor
Saldırıların ardından günler geçmesine rağmen Gamze Güloran'dan hâlâ...
Milli Marş kalksın mı?
Milli Marş kalksın mı?
Federasyon, kupa öncesi İstiklal Marşı söylenmemesi konusunda karar...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu