kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Kültür Sanat
   Turizm Rehberi
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 280 05 51
 

Aklıma geliverdi

Gençlerin uyguladığı şiddeti, irkilerek, acayip toplumsal duyarlılıkla tartışıyoruz ya... Aslında yıllarca çok ayıp etmiştik. Mesela, siz çok ayıp etmiştiniz. Yok, siz değil, evet evet, siz.
"Gençlerin maruz kaldığı şiddet" te çok ikiyüzlü -sahi ne çok ikiyüzlülük var, değil mi?davranageldiniz.
Çok ikiyüzlü davranmıştınız.
Öyle çoktunuz ki; belki şimdi nispeten azaldı.
Mesela, "siyasi nedenler" diye bir gerekçe gördüğünüzde kaçıveriyor, gençlerin bir nevi linç edilmesine katılıyor; insani, vicdani, ahlaki, demokratik, hukuki, hatta hatta dini duyarlılık ve sorumluluklardan anında vınnn diye sıvışıveriyordunuz.
Biliyorum, siz değil; biliyorsunuz, siz.
Siz seyirci olunca, bazen sessiz seyirci, bazen fanatik, azgın destekçi kesilince, bu ülkede "gençler" e çok acımasız şiddet uygulandı.


Tamam, kabul; elbette gençler de saf saf şiddete çekilip şiddete koşup şiddete gömüldüler ve şiddetle gömüldüler; gençtik, onlar da gençti, sonrakiler de; bazen çok istemeden, bazen sürüklenerek... tabii bazen de taammüden ve körlemesine! Lakin, kabul edin, evdi, okuldu, köydü, işti, öğrenciydi, çıraktı, ırgattı, erkekti, kızdı, başı bağlı yahut açık, gençlik duyguları kabarmış veya büyümeden yaşlanmış çocuklar, gençler zaten kuşak kuşak şiddetin değirmenlerinde dövülüyor, öğütülüyor, bir biçimde un ufak, bir şekilde hamur gibi oluyorlardı...
Bir de, erken sorumluluk duyguları kuşanmış, genç heyecanlarla siyasi duruşları, idealleri harmanlamış, hitabeleri, emanetleri aşırı ciddiye almış, devletin, rejimin, milli eğitimin çitleri, duvarları dışına sarkıvermiş iseler...
"Anarşist" denip ne kelime anlamına, ne suçun niteliğine, ne kuru ile yaşın ayrımına filan bakıldı; toplu toplu yakıldı.
Sonra; elbet "terör ve terörist" de mevcuttu ama, ne yaptığına terör, ne kendisine terörist, ne astığı afişe, yazdığı yazıya, dağıttığı, okuduğu bildiriye, ağzından çıkan slogana "terörist örgüt üyeliği" denebilecek çocuklar ve gençler bile hemen terörle anıldı, terörist sayıldı, suçları kanıtlanmadan yıllarca tutuklu kaldı, suç kabul etsinler diye işkenceyle bedenleri dağlandı, suçla orantısız cezalarda çürütüldü, daha da bilenmelere, bilenirken tükenmelere, tükenmeyiz hiç diye bağırırlarken sırasız seri ölümlere atıldı.


Uzattım; biliyorum. Aslında koskoca, upuzun bir "gençlere dönük şiddet" tarihini...
İşkenceli, darbeli, gençlerin kafasını, beynini kazımalı, adam asmalı, asmaktan beter etmeli, kaç kuşağı ipe dizen düzenin anormal hiddetini çok kısalttım.
Olsun; uzamasın, kısalsın; yok olsun.
"Liseli şiddeti" diyoruz ya; dün Sabah'ta Hülya Karabağlı' nın ne güzel haberiydi; Manisa'da duvara yazı yazınca en ağır işkencelerle perişan edilen "liseli gençler", mesela Sema, tahliye edildikten sonra Milliyet'te odamda "Avukat olmak istiyorum" dedikleri üzre, yıllar sonra bugün hakikaten avukat olmuştu.
İşkenceyle alındığı kesinleşmiş ifadelerle dahi mahkum edilirlerken, "Yargı bağımsız yoksa işkenceye mi bağımlı" diye yazınca tecilli hapsim olmuştu ya; helal olsun! O zaman susmayan, bu şiddete, bu haksızlığa karşı çırpınan herkes, o kimdir, kimdendir diye bakmadan, sözde devleti korumak adına uğursuz, imansız, insafsız resmi şiddet uygulayana (ve her türlü siyasi şiddeti mazur görenlere) karşı durabilen herkes daha çoğalsın; var olsun. Bunları didikleyen, vicdanını mesleğiyle birleştiren, her türlü gücün tahakkümüne karşı çıkabilen, yazabilen, didinen tüm meslektaşlarım sağ olsun.
Biz, yani siz; hayır en çok siz, azıcık daha fazla olun. Vicdanlar olgunlaşsın.
"Liselilerin şiddeti" ni tartışıyoruz ya şimdi; bakın laf nereden nereye geliverdi!
Aklım kayıverdi.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Anam, babam...   / 31-05-2006
 Katiliniz kim olsun!   / 30-05-2006
 Kayıp sayfalar   / 29-05-2006
 Sev ama vurma!   / 28-05-2006
 Cesur hukuk!   / 26-05-2006
 Nalına, mıhına   / 25-05-2006
 Bu da tehdit!   / 24-05-2006
 Hamurun mayası   / 23-05-2006
 Andıç kuşları   / 22-05-2006
 Bir de katil var!   / 21-05-2006
YILMAZ ÖZDİL
24 milyara anaokulu
Anaokuluna para...
ERGUN BABAHAN
Yol göstericimiz deneyim olmalı
Danıştay'a yönelik...
MEHMET BARLAS
Bizim uzlaşmamız Ankara-Atina uzlaşmasından daha mı...
UMUR TALU
Aklıma geliverdi
Gençlerin uyguladığı şiddeti,...
FATİH ALTAYLI
Hedef olmayınca kargaşa olur
Dün AKP'nin etkin ve aklı...
ERDAL ŞAFAK
Ağ kayaya takıldı
İki ülke arasındaki...
Formaları çıkarıp eyleme koştular
Fransa'da üniversitelilerden sonra Şili'de liseliler ayaklandı. "Daha...
'İran'la görüşebiliriz'
Amerika Dışişleri Bakanı Rice, ülkedeki İsviçre Büyükelçisi...
Beşiktaş'a patron ol!
Beşiktaş'a patron ol!
Beşiktaş'ın bazı kongre üyelerinin başarılı işadamı Özilhan'a "Başkan...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu