• ANASAYFA
  • YARIŞMA SONUÇLARI
    FOTOĞRAF YAZI ŞİİR
  • KURALLAR
Sabah

Sizden Gelen Şiirler

İHANETİN İZİ DESTANIN ADI 15 TEMMUZ

Cehennem gibi bir gece.

15 Temmuz,hava sıcak mı sıcak.

Habersizdir güzel ülkem,

Ülkemin her yerinden ihanet fışkıracak.

O gece Türkiye'de, yeni bir destan yazılacak.

Ay yorgun, saat yorgun, cuma bile yorgun,

Cuntacılar ayakta, çünkü onlar için olacak bu gece, büyük bir vurgun.

Boğaziçi hareketli bu gece, tanklar bize hain.

Tepemizde uçan F-16'lar, sizi de anladım ve lakin,

Körpecik gence mermi sıkma nedir, bu ne öfke, bu ne kin?

Düşer mi sandın koca ülkeyi, nasıl ahmaklıktır! Sen neyine güvendin?

Emir geldi. Başkomutan: Çıkın meydana,

Düşman yan gözle bakarmış vatan toprağına.

Uzun mu uzun bir hain sarmaşıktı, dolanan boynumuza.

Ya özgürlük, tek özgürlük, olsun bu vatana, gerekirse bu canım feda!

Yükseliyor hep bir ağızdan ''Allah-u Ekber''!

Bölük bölük yiğit akar sokaklar, ellerde bayrak, dediler ki vatan bizi bekler.

Anneler, babalar,nineler, amcalar, kızlar, bu gördüğün bütün gençler,

Tanka kafa tuttu o gece, mermiye, silaha.

Anlamadın mı hala Pensilvanyalı "Kan döktüğümüz bu vatanı sana yedirmezler".

Yurtta Sulh Konseyi'ydi.Cuntacıların İncirlik dostuydu.

Gölbaşı'nda ki yiğide bir sorun, nasıl serilirmiş hainin postu.

Türkiye, ey koca Türkiye, anlat onlara!

İnmesin diye bir bayrak, o gece millet ne çok kan kustu.

Yiğitler tükenmez, dur hele dinle

Sabaha çok vardı daha, dönebilecek mi bu halk evine?

Gece çok sıcak, üstüne bir de barut kokusu ekle.

Ey koca cihan gör bunu, zaferler peş peşe gelecek, hele sıranı bekle!

Ona birden aynı anda ateş ettiler.

Otuz kurşun ile şehit düştü koca Ömer!

Onlar sanmışlar mı ki, bu devlet çabuk düşer.

Kanının son damlasına kadar savaşır bir Türk!

Yardan geçer, anadan geçer, evlattan geçer.

Devam ediyor geceye dökülmeye kurşunlar.

Ölüme yürüyor kol kola birlikte babalar, oğullar.

Çanakkale'den farksızdır bu cehennem.

Çünkü şehit düşüyor bir evden, ikiz evlatlar.

Sopasını silah yapan kadınlar,

Kamyonla meydana adam taşıyan Şerife Ablalar,

Beş dakikada tank kullanmayı öğrenen Mehmet Amcalar,

Güçlüydü Türkiye, dikilecekti önlerine, yeni bir zafer ile.

Karanlık korkudan çekildi, etraf aydınlık.

Üç beş çapulcudan geriye kalan acı ve ayrılık.

Ne yorgun bir geceydi Allah'ım, bomba sesleri yok artık.

İhanetin izi, destanın adı 15 Temmuz.

Şanlı tarihimize yeni bir destan yazdırdık.

Kalk ya Ömer, kalk Erol Abi , Abdullah kalk.

Can verip, kan döktüğün vatandaki minnettar çocuklara bir bak.

Unutmak yok,unutturmak yok.Şehitler değildir ölü!

Mehmet Akif'in de dediği gibi;

Toprağa sıksan şüheda fışkıracak.

RÜMEYSA ÖZÇELİK


BİR SAVAŞ VAR

Bir savaş var

Temmuz sabahıni getiren

Telaşlı bir güneş var

Batmak istemeyen

Bir savaş var

Gecenin karanlığında kaybolan

Bir dünya var

Masumların sesiyle bogulan

Yetimlerin ahıyla anılan

Bir savaş var

Dört bir yanda hain

Yeter artık kan döken kahin

Dökülen kanlar biter

Bu vatnda Ömerler bitmez

Bir savas var

Sehir sokaklarında yürüyen ihanete karışı

Serefin savaştığı

Vatan için miletin savaştigi

Bir savas var

Demokrasi icin savaşilan

Uguruna Ömerler verilen

Sonunda vatan sağ olsun denilen

FAHRİ BOZGÖZ


CENNETİM VE TEMMUZ 15

Vatanım, cennetim, ne kadar azizsin,

Bil ki sen öylesine bir toprak değilsin!

Kaldı mı yerin bir karış, olmadığı şehidin,

Yine kurbandır yoluna canların canı senin…

Göğü delen minarelerin şehadetleri haykırsın,

Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar'ı arşın arşın…

Dile gelsin Ey Aziz! Suyun, toprağın, taşın

Kalemsiz kâğıtsız nice destanlar yazdı kanın

Anlatılsın Temmuzun 15'indeki şahlanışın

Ne güzeldir sabah mahmurluğunda,

Arşı titreten ezan sesi semalarında,

Cennetin kokusu duyulur toprağında;

İnmiş melekler gökten, şehitler de orada,

Haykırsın beraber bizle; bebemiz kundakta

Cennetim, biz de yılmak yok mahzun olmak ta!

Başaramadılar, asla başaramayacaklar da…

Kalmışsa bir avuç hançerli hain hala sırtında,

Emin ol! Son nefesim boğacaktır onları da…

Sevdim seni, bil ki hep seveceğim

Bunu bilir, bunu söyler yüreğim

Toplaşsa düşman, etse dilim dilim;

Senden asla vazgeçmem, sevgilim.

Vatanım, varlık sebebim, cennetim,

Senden asla vazgeçmem, sevgilim…

Sormadın ya söyleyeyim, ben kimim;

Kalmadı hiçbir yerin, kanımı dökmediğim.

Daha dün; her şeyimle Çanakkale'deydim.

Bugün, Temmuz 15; sevdiğim, yine seninleyim

Bak damla damla yine her yerindeyim

Her karışına kanımı, gerekirse yine dökerim

Ol Hamza, ol Ali, ol Hüseyin, benim efendim.

Makamı Mahmud'dadır, benim Peygamberim.

Adım şehit, soyum ya gazi ya şehittir benim

Daima Allah birdir der benim milletim,

Mezarlara sığmayan dedem de şehitti benim…

Sevgin bende eşsiz, tasviri hangi dildedir?

Diller anlatamaz ki sevgin gönlümdedir

Bir Millet ki kardeş bildikleri haindir

Bu vatanın sevdası öyle kolay değildir

Kurbansa canlar vatana, o zaman senindir

Temmuz'un şehitleri ondan bir başka sevilir

Kuran'dan semaya nurdan bir ses yükselir;

"Ölüler demeyin şehitlere; Onlar, diridir."

Şüphesiz, Allah'ın varlığına imanım,

Secdeden gayri asla eğilmez başım.

Anlatsın Türkülerim sana olan aşkım,

Varlık sebebim, cennetim, vatanım…

Cennetim ikidir benim, ikisi de vatandır;

İlki dünyada; ta ezelden Cennet vatandır.

Ümidim oldur ki diğeri Ukba'dadır.

Bir sana, bir de cennete ulaşan bahtiyardır.

Oldukça sevgin bu sinede; bana o da Hak'tır.

Bırakma Allah'ım! Vatansız, yurtsuz bu keremi

Hiç ayrı düşürme dünyada benden sevgilimi…

Payidar kıl kıyamete kadar, alsan da sevdiklerimi;

Hiç ayrı düşürme dünyada benden sevgilimi…

Öyle bir lütufsun ki bilmem şükrü nasıl olur,

Yaradan verse bin can; hepsini versem az olur.

Dalgalandıkça nazlım zirvelerinde, işte budur

Emelim, duam, eriştiğim erişeceğim emsalsiz onur

Vatanım, sevgilim, bil ki al bayrak nazlı olur,

Onun bir tek dalgasına, fedalar hesapsız olur…

AHMET SAĞIR


PEYGAMBER İNCİSİ

Ey Hamza! Aslanlarla güreş tutan, ölümü korkutan,

Ya Ebubekr, sendin Habib – i Kibriya'ya dost olan,

Ey Ömer! Ne Ömer'din sen; güneşi pusturan,

Ya Osman! İnceler incesi, görünmezdin hicabından,

Adın gibi büyüktün Ey Ali! Hakk yolunda kurban,

Heybetiniz boy ölçüşür erişilmez dağlardan,

Şehit olma sevdasıydı içinizi kavuran,

Çok daha parlaktınız gökteki yıldızlardan,

Birileri var size benzeyen bizim buralardan;

Sığmaz dünyaya yüreklerindeki iman,

Varlık yokluk meselesindeler, sevdaları vatan.

Muştular gelmiş Serveri Du Cihan'dan;

Biliyorlar vatan sevgisi gelir imandan

Onlar ki sevdaları Hakk, sevdaları vatan…

"Vatan – sana – canım- feda" bu kimin sesi,

Bir "ÖMER" de burada; Ömer'lerin halisi,

"Nahbe hu" halde hazır, vatan delisi,

Sayılara sığmaz yiğitler, hele de senin gibisi,

Oldun artık sen de bir Peygamber incisi…

Bil ki Ömer'e verilen öylesine bir emir değildir,

Emir Allah'ın, söyletilen komutan dilidir.

Çiğnetme namusunu kimseye, senindir.

İçinde büyüttüğün, yüreğine sığmayan nedir?

Ezan, Bayrak, Vatan; namustan da azizdir,

Bil ki var edenin, sana vatan verenin sevgisidir,

Had bilmezlere verdiğin, işte bu ders - i ilahidir…

Bir tesbih ki incileri emsalsiz dostlar ve şehidler,

İmamesi Ol Nuru Pak'a gelsin salavatı şerifeler,

Sen ölmedin, ölü de değilsin, asla bilemez bunu faniler,

Şehidim, bu nasıl bir şeref komşularındır Nebiler,

Peygamber İncisi, sana azdır ne kadar gıbta etseler…

Sözcükler yetmez Temmuz 15'in tasvirine?

Şehidim! kim reva görür ki bunu milletine?

Çaktın gerçeği hainlerin bomboş beyinlerine,

Teslimdir benim Milletim, sadece Rabbine,

Ölüm bayramdır, vuslattır sevdiğine,

Ol Muhammed Mustafa'nın övdüğüne;

Bir kıvılcım dahi değmesin örtüsüne,

Bir daha, bir daha atın beni ateşler üstüne…

15 Temmuz gecesi kör olası hainler,

Seni görünce korkudan nasıl aman dilediler,

Şehidim, neleri müjdeledi sana melekler,

Gözün arkada kalmasın, bilirim vatan bekler,

Bil ki hiç aksamadı, tutulması gereken nöbetler…

Karanlık eksik olmasın hainlerin gözlerinden,

Ne istediler ki ümmetin tek ümidinden,

Hamisiydin; yetimin, öksüzün ta ezelden,

Korkmadın, korkmazsın bilirim hiç kimseden,

Heybetini gizlemezsin; soysuzdan, hainden,

Korkacak sandılar seni ellerindekilerden,

Çok daha büyüktün beklediklerinden,

Bil ki vatan oldukça aşkın, yok kimsen;

Kimse yok bu dünyada başka Milletinden…

Polistin, askerdin içindeki hainlere karşı durdun

Sıktıkça silahın sıktın, sonra belki yoruldun

Bitse de mermin asla tükenmez umudun

Sürdün bedenini namluya, mermisi sen oldun,

Kolay değil, candır bu ortaya koyduğun

Ondan işte öylesine bir ses değildir duyduğun

Vaad olunan Cennetteki ol Kevser'in sesi,

Kur'an'da verildi sana bu payenin müjdesi

Ölmedin ve hiç ölmeyeceksin diriler dirisi

Oldun artık sende bir Peygamber incisi…

Hayran melekler, karanlığı yaran sesine

Korku hiç düşmedi o gece gözlerine

Nasıl sığdırdın o koca yüreği sinene

Haykırdın ve dedin etrafında gördüğüne

Sönmüyorsa ateş, atın beni üstüne,

Size diyorum! Ne bekliyorsunuz, ne?

Aşk bizde iki hece, o da "Vatan" dır

Can da benim cananda, yoluna kurbandır

Mertebe şehitlik olunca sonunda "O" yar vardır

Nebiler bir yana, kim senden daha bahtiyardır…

Öz evladısın çıktın bu Milletin sinesinden,

Ana idin, baba idin, eş – kardeş evlat idin sen

Yazılmış kısmetine içmek, şehadet şerbetinden,

Dağlansa da yürek, yaş akmaz gözlerimizden,

Duyulmaz isyan, bir an bile mücrim dilimizden

Tek korkusu vardır Milletimin,

"O"ndan başka yok; sahibidir Hakk dinin.

Sakındıkça sakınır; elin, dilin,

Anası, babası, sevdasısın şehidin,

Çekeceksin; bu acı, bu keder senin,

Büyüt, büyütebildiğin yere kadar sevgin,

Sakınma; yükseldiği kadar yükselsin sesin,

Yeter ki Gayretullah'a değmesin…

Ölene tutulur, varsa ölen işte yasımız

Ölmez asla vatana fedaysa canımız

Şehid olamadık ya ondandır sancımız

Mahzun olma çekeriz varsa acımız

Namazımız var, bir de dualarımız

Düşmedi, düşmeyecek sancağımız

Vatansa mevzu, ortadadır zaten canımız…

Yaşadıkça bitmeyecek, biz bitti demeden,

Yazılacaksa yazarız destanlara destan yeniden,

Aşka aşk, vefaya vefa ekleriz kendimizden,

İnmez asla inmeyecek hepimiz gömülmeden

Dalgalansın Albayrak! Duamızdır, sorulmaz neden…

Şuhedam! Unutmadık, unutulmazsınız

Melekleri kıskandıran nurdan kanatlarınız

Allah! Deyince ürperen, candan öte canlarsınız

Yükseldikçe yükselir göklere ahınız

Aşkla; isim isim, künye künye adınız

Ta o gece yıldızlarla göklere yazıldınız

"O"ndan her şey, "O" nun için vatan sevdanız

"O" ndan başka kimseden asla korkmazsınız

Oldukça Milletim böyle kalmaz asla Vatansız

Aziz Vatanda bir vakit; ne ezansız nede bayraksız…

AHMET SAĞIR


ŞİİRİN ADI: 15 TEMMUZ

Milyonların kalbine kurşun sıkan caniler

Tarihe adlarını böyle yazdı hainler

Yerim göğüm Şehit doldu ,Gazi oldu evlatlar

Bu vatan sevdasına milyonlarca şahit var.

İnlerinde inim inim inleyerek bittiler

Kaçaçak yer kalmadı bu ülkeden gittiler

Bakacak yüzümü var, diyecek sözümü var

Kardeşini kurşunladı bu kudurmuş azgınlar.

İt sürüsü demek ona ayıptır olur köpeğe

Çünkü köpekler bile nankör olmaz ekmeğe

Bu toprakta yaşayıp da ihanet edeceksin…

Bırakırmı Türkiyem toprağını bir çeteye.

Unutulurmu 15 Temmuz ,unutturmam evladıma

Evladımda bilsin ki şükran duysun ecdadına

15 Temmuz Demokrasi Nöbetimdir desin de

Bu Nöbeti ölene dek tuttursun evladına

O gece Sabaha dek bir birini sarıyor

Gazi, Şehit annesiyle Yürekleri yanıyor

Hep birlikte Allah Allah diyor , Türkiyem

15 Temmuzu herkes doğduğu gün sayıyor.

ŞAİRİN ADI: EMEL KARAÜZÜM


15 TEMMUZ DESTANI (AKROSTİŞ ŞİİR)

Oysa güzel giderken gün

Neden aldı yerini hüzün?

Bazı kalleşlerin planı

Esir alacaktı bu vatanı

Şimdi birlik zamanı

Türk kürt çerkez roman

Elleriyle de savaşır bu vatan

Milletin gücü yerinde

Millet daima zirvede

Uyan kardeşim uyan

Zulmettiler herkese

Dere tepe gider

Engel aşar bu millet

Son gülen iyi güler

Tankını çek itaat et

Af dilesen nafile

Nereye kaçarsan kaç

Izdırap çekecek senin kelle

Mehmet Atar


ON BEŞ TEMMUZ AKŞAMINDA

15 TEMMUZ AKŞAMINDA

YURDUMUN DÖRT YANINDA

PUSU KURMUŞ HAİNLER

VATANIMIN ÜSTÜNE

KORKMA DEDİ BAŞ KOMUTAN ; HAYKIRDI ÇIKIN MEYDANLARA

ALLAH BİZİMLEDİR DEDİ ÇIKTI MİLLETİM MEYDANLARA

KİMİMİZ ÖMER HALİS , KİMİMİZ SÜTÇÜ İMAM

CAN DEDİK, VATAN DEDİK ALBAYRAĞIN AŞKINA

GÖKTEN ÖLÜM YAĞARKEN MİLLETİMİN ÜSTÜNE

SELALAR OKUNDU AYYILDIZLI GÖKLERDE

TANKLARA , UÇAKLARA GÖĞÜS GERERKEN

YEMİN ETTİ MİLLETİM BAYRAĞIMIN ÜSTÜNE

NİCE ŞEHİTLER VERDİK BU AZİZ VATAN UĞRUNA

DÖKÜLEN KANLAR ALBAYRAĞIMIN AŞKINA

DALDALANSIN HİLALİM AYYILDIZLI SEMADA

İSLAMIN SON KALESİNDE SUSMASIN EZANLAR

Mustafa Gökhan Akbayrak


  • Zafer gecesi

Takvim yaprağında 15temuzdu…

Gökyüzünde zifiri bir karanlık ,

Ay mahsun , yıldızlar hüzünlüydü.

Binlerce düşman ,asker örtüsüne bürülüydü.

Belkide şaşırmışlardı ,bu vatan tarihi

(Çanakkale,Sarıkamış,Ulubatlıhasan'lardı

Vazgeçmeyecekler belliydi…

Ama seksen milyon tepeden tırnağa kenetliydi.

O vakit şaştı hesaplar yerle bir oldu düşmanlar

Feda oldu vatan uğruna binlerce canlar

O zaman bir kere daha anladı bu kainatta yaşayanlar

Ay yıldızlı hilâl uğruna feda olur bu aciz kular .

Marwa Abdulrazzak


KURTULUŞ 15 TEMMUZ

Toprağıma kasteden milletime tuzak kuran.

Tarihte görülmüş mü kime yar olmuş bu vatan.

Fatihtir Yavuzdur Süleyman'dır benim atam.

Var mıdır Türk'e hainlik yapıp yerinde rahat yatan.

Hainlerin yurduma kastettiği o an.

Gördüm el ele yürüyen milleti ile bir adam.

Davamızdır bizimde senin şanlı davan.

Bizde geleceğiz açtığın o kutlu yoldan.

Liderinden emir alıp meydanlara çıkan.

Düşmana dur deyip eliyle tank durduran.

Görülmüş mü dünyada sendeki bu İman.

Gıpta ile bakar sana cümle alem cümle insan.

Bayrağa yar diyen anaya Vatan.

Bak gülümsüyor sana Şehit olmuş yatan.

Boşa dökülmedi kanın zayi olmaz çaban.

Üzülme bak hesap veriyor sana kurşun atan.

Emre POLAT


15 TEMMUZ VE BAŞKOMUTAN

15 temmuz da daha çok sevdim seni
En çok sevdiğim insan, anamı sevdiğim gibi
Deli gibi sevdiğim kadını sevdiğim gibi
Çoçuğumu ilk kuçağıma aldığım gibi
İlk yağmurun ilkbahar da toprağa düşer gibi
Önüne geleni yıkan deli bir fırtına
Fırtına sonrası sessizlik gibi
İçine aldığı her şeyi yakan bir yangın gibi asi
Yangın sonrası bir sis gibi sevdim seni

Bizi ayırmak istediler
Sana olan sevgimizi görmediler
Akif söylemiş di halbuki
Biz hür doğduk hür yaşarız bilemediler
Seni 15 temmuzda işgal edeceklerini zannettiler
Hep bir oldular üstümüze geldiler
Yesinler sizin topunuzu tüfeğinizi
Ebabil kuşlarını hesap edemediler
Bir de sen baş komutan
Senin için muhtar bile olamaz dediler
Sana olan sevgimizi de tıpkı vatan gibi
Küçük gördüler
Sürekli çıkarttığımız liderleri ya astılar
Ya zehirlediler

Sen Başka başkomutanım
Sen vur de vuralım
Al de alalım yerin dibine sokalım
Haydi arkadaşlar hep bir olalım
Baş komutanın ardında duralım
Sen emret evde oturalım
Emret cephe ye koşalım
15 temmuz da olduğu gibi
Bundan sonra olacağı gibi

Suat Sait Güney


GERÇEK BİR EFSANE

Efsane değil bu bir gerçekti,

Bu ülkeye çok Ömer gerekti.

Her darbede daha çok güçlendik,

Bu olay tek yumruk tek bilekti.

Millet vatanını düşmandan korudu,

Hainleri korkusuzca bir bir vurdu.

Vatan için gerekse şehit olundu,

Yurdumuz düşmanlardan bir bir kurtuldu.

Düşmanlar arkalarına bakmadan kaçtı,

Çocuk, genç, yaşlı demeden herkes savaştı.

Tankların önüne halk birer birer yattı,

Bu olayla halkımız gücüne güç kattı.

Bizler o gün yüzlerce şehit verdik,

Onlar öldükçe bu vatan sağ oldu.

Rüzgarlar, dağlar her bir şey sustu,

Hainleri korkmadan yere serdik.

Dengesizler yurdumuzu yıkmaya kalktı,

Bez parçasıyla devletimize saldırdı.

Millet bir oldu düşmanlara baş kaldırdı,

İnsanlar vatan sevgisiyle doldu, taştı.

Vatan kolay kurulmadı, kolay yıkılmaz,

Bu vatanda hiç kimseler ölümden korkmaz.

Ay yıldız uğruna kan dökenler çok varken,

Kanın akacağı varsa damarda durmaz.

Dalgalansın bayrağımız göklerde,

Nice göz yaşı kaldı gözlerde.

Türk yurdu sahip çıktı vatanına,

Düşman kurban olsun bu vatana.

Fatma BALTA


İKİ YÜZ KIRK YEDİ

Bugün tarihlerden; meşum on beş temmuz,

Maksadı vatanı işgal, üç beş yurtsuz

Nasıl ki halka çevirip, bunca emeği,

Öldürür masumu, darbeci geleneği

Sonra çokça mevcut gazi, nefer,

İşte geliyor kırklar yediler

Reis-i cumhurun bir telkini,

Döktü bu meydana yek milleti

Tankı, uçağı çoktu, o kadar da fert,

Bimukabele güç, halk yumruğu sert

Kızıl öfke uyan, akmadan kan,

Bükülür demir, verilmez vatan

Karanlıkta savaş, ışıklar az,

Cesurca yürek, yüzleri beyaz

Avaredir çaba, ahmaktır düşman,

Nesiller aziz, eğilmez kahraman

Meydanlar, sokaklar nöbet bekler,

Semalar; Tekbir "ALLAHU EKBER"

Kiminin malı feda, kiminin canı,

Toplasam nehir olur o kadar kanı

Okundu selalar ; hepsi birden şehit,

Arkada bıraktı, çokça, şanlı yiğit

Halis sen iyisin, dünyada sonsun,

Ömerler büyüsün, vatan sağ olsun...

Yunus Emre Yıldız


GÖKLERE YÜRÜYEN

Gece gökteki ay ağlıyor
İstanbulda tanklar yürüyor
Bu dava meteler doğuruyor
15 temmuzda tarih yazılıyor


Alnı pak kahramanlar sahnede
Ölümde bir düğün dü o gece
Kumandan da emir verince
Tarih baştan yazıldı 15 Temmuzda


İman dolu göğüsle tanka yürüyenler
Vuruluyordu kahpece
Bu millet bağımsızlık sever
Siz kim oluyorsunuz hainler


Gelinlik gibi örtmüşken dağı kar
Tez zamanda uçmağıya var
kimsenin kalmasan da hatrında
Tanrı dağında seni Ömer karşılar


Tüm tedirginlikleri bir kenara at
Ömerim'in başı dik gönlü rahat
Vatan bize senin hediyen
Geridekiler bize emanet göklere yürüyen


Burak Kaan Alpaslan


VATAN UĞRUNA

O gün düşündüler doğru anı,

Unutmuşlardı milletin kahramanlığını

Unutmuşlardı Ömer Halis'i,

Unutmuşlardı Abdullah Tayip'i.

Ana,baba ve evlat

Bazıları da evliydi fakat

Geldi üzerine 30 kurşun

Bazıları tek bazıları çift kurşun.

Onların soyu kurusun,

Onların kanı kurusun.

Bizi yıkmaya çalıştılar,

Zaten başaramadılar.

Onlar bıraktılar çocukları yetim

Onların tek amacı biz kurtulalım

Onlar için vatan uğruna çalışalım.

Bilal Balcı


VATAN AŞKI

Sıcak bir yaz akşamı

Durgun, Türkiye sokakları

Hain planlar kuruluyor

Vatan ihanette uğruyor.

Endişe sarmış dört bir yanı

Cesur yürekli bu vatanın evlatları

Yarınlar için, umutlar için

Alevlenmiş istiklal aşkı.

Yıkık dökük sevgi sokakları

Her yeri sarmış darbe ayaklanmaları

Sokak başında vatanı esir almaya çalışan

Eli silahlı bayrak düşmanları.

Evlatların dilinde tek kelime: anne!

İhanetle gelen darbe

Yılmıyor, Türkiye

Yılmıyor, bu büyük aile.

Ürpertici bomba sesleri

Korkmuş düşmanın gözleri

Korkmaz, istiklal yürekleri

Korkmaz, bu vatanın yiğitleri.

Anne, baba, evlat...

Ellerinde şanlı bayrak

Göğe yükseliyor sesleri

Siper et gövdeni

Dökülen kanların hepsi helal

Yüreklerde tek aşk istiklal

Kükremiş sel gibi

Canını hiçe sayan her kahraman.

Sabahın ışıklarına doğru

Düşmandan arındırılıyor vatan

Yeni bir Türkiye doğuyor

Karanlığa gömülüyor, düşman.

Zehra Özmen


BÜYÜK DESTAN ON BEŞ TEMMUZ

On binlerce insan inmişti meydana

Ne top tüfek ne de bir bomba işlerdi onlara

Birlikte inanıyorduk kalpten

Ecdadımız yazmıştı bu destanı eskiden

Şimdi tekrarlıyordu bu millet yeniden

Türkiye`de tükenmez HALİSDEMİRLER

Ezelden beri gelir bu yiğitler

Milletçe vermiştik 250 can

Mısralarla anlatılmaz bu destan

Ulusta yoktu belki tüfek

Zaten şahadetti kaderimizde tek

Dünyada yok böyle bir millet

Ecdadımız FATİH SULTAN MEHMET

Saymakla bitmez kahramanlar

Türkiye`nin her köşesinde analar ağlar

Asla unutulmayacak verilen canlar

Nasıl olsa yerde kalmaz dökülen kanlar

Istırap içinde kıvranacak TÜR `e düşmanlar

MUHAMMET KUŞ


15 TEMMUZ GÜNÜ

Günler var ki tarih asla unutmaz

Halkım sen de sakın unutma dünü

Sütü temiz olan vatanı satmaz

On beş Temmuz Türkün diriliş günü.

Bir emirle çıktı Fetö ininden

Ölüm kustu Türk'e olan kininden

Belikli çıkmıştır İslâm sdininden

Fetö'nün inine giriliş günü.

Tankla, topla halka ateş ettiler

Bombaları mahrem yere attılar

Bilmezler ki asil Türk'e çattılar

Haine dersinin veriliş günü.

Bomba, kurşun vız gelir bu millete

Bayrak alan koştu kutsal nöbete

Şeytan bile pes eder bu vahşete

Ülkede ortamın geriliş günü.

Türküm bir kez daha ayağı kalktı

Küllenen ateşi yeniden yaktı

Düşmanın kurduğu tuzağı yıktı

Sinsice tuzağın görülüş günü.

Milletim can verir vermez vatanı

Aziz sayar şehit olup yatanı

Hain bilir atasını satanı

Toprağa şehitler veriliş günü.

Nuh Şahin

Eğitimci- Şair


Aşk ile Amenna

Kulağımda çınlanan vatan sesleri,

Şahadet nöbetini bekleyen yiğit sesleri,

Makberi gömlek şahadetini arzuluyor,

Ya sağ, ya şühedaya dönülecek bu toprağa...

Yurdumda dinmeyen şahadet haberi,

Kalbimde dinmeyen salâ sesleri,

Haktır duamız, gülen şehidim,

Ya bugün yâda bugünden sonra...

Edebim el vermez edepsizlik edene,

Nefsim kör kuyu içinde bir hevada,

Beni ben, benden vuran kalbe,

Sine dağlanır, yanan şehirlerde...

Beşikten tabuta durmayan deli-kanlı,

Habersizce kopan fırtınalara dik dur!

Ne olur bu kalpleri de yabanlara atma,

Geçmişten geleceğe bir nidadır ömrün,

Kalp ve akıl galebesi,

Suskunluğunu mu bozar,

Arşı âlem dinler,

İstinasız bütün haykırışları...

Renklerin ve güllerin aşk yolculuğu,

Yeminliydi gece ve gündüzler,

Nasıl bir tabiattır,

Yanarken ecdat tadında söndüm...

Huşu ile dinlenir arş-ı âlemdeki sessizlik

Yürekler ve eller açılır Kâbetullaha,

Hayat dudaklarımda bir tebessüm,

Son istasyon, bir bedel ömür...

Celal Berat Koyuncu


Sancak

Buhranlı bir geceydi

Birden aydınlandı dünya

Hz. Muhammet tir tir titriyordu

"Oku diyordu cebrail oku"

"Yaradan Allah'ın adıyla oku"

Anlat diyordu insanlara

Ve Allah

O kitap ile insanlarla konuştu son kez

"Bu benim kitabımdır"

"Benim katımda din islamdır"

"Benim rızam için;

Kitabımdaki kelam için ,

Onu sürükleyen sancak için ,

Ölülere ölü demeyiniz

Onlar aslında diridirler

Son ordusudur islamın

Son sancağıdır kitabullahı

Göğüslerinde iman,

Ellerinde kitap,

Dilinde şehadet

Dimdik durur yüzsüzler ordusuna karşı

Bir yanı hilal ,

Bir yanı yıldız ,

Al kan ile boyalı

Adı mehmettir

Soyadı şehit

Düştü toprağa bir yiğit

Verdi toprağın hakkını

Vatan eyledi bize

Ey mehmet oğlu şehit

Gözün arkada kalmasın

Düşürmemek için canını verdiğin bu sancak

Bu göklerde dalgalanacak

Bedir ile başlayan bu cihat

kıyamette son bulacak

Yüzsüzdür düşman

Güneyde ingiliz olur karşımıza

Antep te fransız

Çanakkalede anzak

Hiç biri olmadı bu kadar alçak

Hiçbiri olmadı bu kadar soysuz

Girmişler örtümüze , sinmişler içimize

Zaptedmişler her yanı

Silahlarımız ellerinde

Aman allahım

Kendi uçaklarımız vuruyor bizi

Tam bitti derken her şey

Bir sakallı bir cübbeli çıkıyor minareye

Hatırlatıyor benliğimizi bize

Hani akif diyor ya ;

"garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar

Benim iman dolu göğsüm gibi serhattim var"

Haydi diyor haydi

Allah için,

Kitap için,

Sancak için ,

Senden önce düşmüş ecdad için ,

Kalkın ayağa !

Dimdik durun yüzsüzler ordusuna karşı

Sanki göğsümüze ;

iman pompalanıyor birden

Bundan yüzyıl önce

İngilizi batıran seyit gibi

1453 te istanbulu alan fatih gibi

1071 anadoluya giren alparslan gibi

Karşımızda;

Tank alsa ne yazar ,

Uçak olsa ne yazar

Gerçekleri tarih yazar

Tarihide türk yazar

Son sancağıyız islamın

Son ordusuyuz nur kitabullahın

Kalırsak mehmediz

Gidersek şehit ismimiz müslüman

Soyadımız türk bizim

Seher Gölbaşı


SELAM SİZEDİR

Tarihin yenilmez kahramanları selam sizedir

Can-ı feda ettiğin toprağa akarken kanların

Anaların kınalı evlatları selam sizedir

Bir gece vakti Allah Allah nidalarıyla titretti cihanı

Sandı ki elden gider cennet vatanı

Ecdadın yolu üzere o yiğit, yiğitler

Durmadı atıldı düşman üstüne düşünmedi ardında kim bekler

Ey oğul, ey evlat, ey kahraman, ey şehit

Selam sizedir, yattığın toprakta sendendir

Sen yok iken de bu vatan sahipsiz dedildir

Al sancak elinde milyonlar bu bayrağı yüceltir

Tarih doğruldu yerinden baktı evladına

Ancak millet olabilen yatardı tankların altına

Yükselttide evladı o yüce ezanın namını

Düşürmedi elinden al yıldızlı bayrağını

Seksen milyon sanki bir vucut

O evlat ki kükreyince vatanı buldu sukut

Anadolunun yiğit evlatları

Ve atlarını dört nala koşturan ecdadları

Selam sizedir, bin sene önce amaç neyse

Bin sene sonrada gaye tektir o da

Vatanda, bayrakta,millette bakidir.

TEMEL TOMAÇ


DİRİLİŞ

Duysun ahali yarınları öldürüceklermiş,

Şafakları söküp yıldızları yere dökeceklermiş

Bir gece ansızın gelip ,

Bizden bizi alıp götüreceklermiş.

Kim alabilir benliğimizi,

Kim yıkabilir sevgimizi,

Hangi cahillere, canilere veririz ülkemizi?

Bu bayrak bizim bu vatan bizim bırakmayız ellerimizi.

Mehmetimin içinde Mehmet olmaya çalışmışlar,

Ana kuzusunu kalbinden vurmuşlar,

Yıktılar, yaktılar,bıktırdılar,sandılar ama ,

Bir Mehmet ölür, bin Mehmet doğar unutma.

Bak şu kara gecenin sabahına ,

Kapkara bir delikten nasılda nur doğdu.

Senin sırtlan düşüncen, benim imanımda boğuldu.

Sen yılma yaptıklarından benliğin artık yok oldu.

Bizim başımız arşa değer kutsallığımızdan ,

Bizim naşımız bile değerli şehit ünvanıyla,

Bizim vicdanımız zalime bile galip gelir ,

Varsa başka hünerlerin hadi getir.

Rabbim emretti bu gecenin sabahı oldu .

Sizi kara deliklere bizi yarınlara koydu.

Siz uyuyun uyanıkken biz uyurkende uyanığız,

İstediğiniz kadar vurun biz yine varız.

Susmasın ezanlar kutlu gün bugün,

Bir savaş kazandık bu bize bir düğün ,

Ey Türk! imanınla vicdanınla övün .

Vermedin bu cennet vatanını o gün.

Direndik, vuruldukça dirildik,

Şimdi başımız dimdik.

Göğü delip yeri yardılar yine eğilmedik.

Bayrak göklerde kitap baş üstünde BİZ

YENİLMEDİK…

Neslihan Özdemir


BİN YIL
BİR YIL DEĞİL BİN YIL HATIRLANACAK .
KURTULUŞ SAVAŞI GİBİ GÖKLERE YAZILACAK ,
TÜRKÜN ŞANLI DAYANIŞMASI ;
15 TEMMUZDA HATIRLANACAK.

BİR YIL DEĞİL BİN YIL HATIRLANACAK .
VATAN MİLLET SEVGİSİ ,
ALLAH-U EKBER DENEREK;
15 TEMMUZDA HATIRLANACAK .

BİR GÜN DEĞİL BİN YIL HATIRLANACAK.
HALKIN KURŞUNLARA YÜRÜMESİ ,
ŞEHİT VE GAZİ OLANLARIN VATAN SEVGİSİ ;
15 TEMMUZDA HATIRLANACAK.

Aslı Dilara KAYA


ONBEŞİNDE TEMMUZUN

Plan yaptı hainler,
Onbeşinde Temmuzun,
Sokağa çıktı binler,
Gece oldu çok uzun.

Herkes okusun diye,
Tarih yazdı bir millet,
Sahip çıktı ülkeye,
Kabul etmedi zillet.

Sandılar korkacağız,
Kapanacağız eve,
Kükreyen sıradağız,
Şahittir Çanakkale.

Baksınlar bir tarihe,
Ölümü öldürmüşüz,
Kim saldırdıysa dine,
Bu vatandan sürmüşüz.

Bizi bilenler bilir,
Bilmeyenler öğrendi,
Ölüm Allah'dan gelir,
Tanklar, tüfekler kimdi?

İman sadakat ister,
İmtihan çok çetindi,
O gece yüzlerce er,
Şehadetle yetindi.

Kan verdiler bayrağa,
Can verdiler vatana,
Şahit oldular çağa,
Bakın yerde yatana!

Kefeni olmuş bayrak,
Mezarı olmuş asfalt,
Cennet gibi yüzü ak,
Yaklaş şu imana bak!

Yolun yolumuz olsun,
Şehidim rahat uyu,
Sana kıyan kahrolsun,
Gülmesin ömür boyu.

Mesut KAYHAN


BİR AKŞAM VAKTİ

Bir akşam vakti bir akşam,

Başlattılar ihâneti köprüde,

Kendilerinden o kadar emindiler,

Bitecekti birkaç saate.

Alınmıştı Türkiye her şehirden çembere,

Yerden göğe saldırdılar acımasızca her yere,

Milletindi silâhlar doğrulttular yine millete,

Saldırdıkça saldırdılar güzelim mukaddese.

Sandılar ki savunmayız bu Cennet vatanı,

Korkup kaçar boş bırakırız meydanı,

Altmışlar, seksenlerdeki gibi bir hatayı,

Yine yaparız diye düşündüler ne acı.

Evdeki hesap çarşıya uymadı,

Emri alan meydanlara aktı,

Zâlimin feleği şaştı kaldı,

Ne tüfeği işe yaradı ne de tankı.

O kadar çok hâin varmış ki içimizde,

Mantar gibi bitiverdiler bir gecede,

Akbaba gibi üşüştüler güzîde yerlerimize,

Yaktılar, yıktılar, ateş saldılar yüreğimize.

Nice canlar feda oldu,

Baharlarında ömürleri soldu,

Gonca gülleri geride kaldı,

Mezar taşlarına şehit diye yazıldı.

Bu memleket unutur mu bu ihâneti,

Asla sîneye çekmez yaşattığın zilleti,

Ne sandın sen bizi ey kâfirin zürriyeti,

Bir değil bin Temmuz'da gelsen ne yazar.

Toprağın altı senin gibilerle dolu,

Burası Türk yurdu göz dikenlere bak ne oldu,

Binlerce yıldır ataların tuzak kurdu,

Her bir tuzağı Hâlis yiğitler bozdu.

Anlı şanlı vatansever milletiz,

Dağılsak da birleşmesini biliriz,

Her devirde nice Kürşat'lar yetiştiririz,

Ölsek de sana bu bayrağı çiğnetmeyiz.

Bize emir göklerden gelir,

Şânımıza Allah'ın Aslanı denir,

Eylesen bedenini dağlardan demir,

Ant olsun ki yakar geçeriz!

HARUN ATALAY


GAZEL

Hıyabandan geçip semt-i cânâna vardı onlar

Cennet vatandan firdevs-i âlâya erdi onlar

Kimi onbeşlik fidan, kimi asırlık çınardı

Selâ-yı şerifle Kur'an'ı öptü onlar

Bezm-i Elest'te de kesişmişti yolları

Bir takdîr-i ilâhîyle yollara düştü onlar

Dediler "altı da bir üstü de birdir yerin"

Şerbet-i şehâdeti bir lâhzada içti onlar

O gül yüzlerinde güller açmıştı

Ola ki bûs-ı nebîye mazhar oldu onlar

Nermin ERCAN


KINALI KUZULU TÜRKİYE

Ben , haykıran bir millet severim Türkiyem gibi

Evet! tıpkı onun gibi her cananı bağrında tutan Türkiyem

Gökyüzü huzur olan , riyakar Türkiyem

Ah! bir ezanı var ki hep dertlerimizi örten …

Bu gece özledim , senin her halini bilen ben

Yanıp yanıp durmayan dertlerimizi ezananınla sakinleştirmeni

Seni, sen olan her şeyi özledim Türkiyem …

Bu gece ; anlamsız , bitkin , kırgın

Bitmek bilmiyor bu ihanet , o vakit yazsınlar tarihe : Allah zalimleri bilir diye...

İhanetti o vakit ; sana , bana ta ötede duran minik yürekli çocuklara , anlamsız , günahsız bakanlara ihanetti …

Yoksa göz dikilirmiydi emeğe , ekmeğe , namusa , vatana …

Tarifi yok bu vaktin

Vakit; ihanet , vakit hainlik

Kim durduracakmış yıkacakmış seni , mavi gökyüzünü

Rabbi için atan kalplerini …

Kim vuracakmış kim yıkacakmış !

Hani nazenindi hani vatana ihanet edilmezdi …

Bastığın yerler :toprak diye geçilmezdi , vatana ihanet edilmezdi…

O vakit La Tahzen (üzülme ) Rabbimin ayeti teselliydi

Yiğitlerin vardı Türkiyem : analarının kınalı kuzum diye sevdiği yiğitlerin..

Yiğidim sen istersin de durdurulmaz mı bu an vurulmaz mı hainlere intikam

Yiğidim , yaralı umudum bırakma ellerimi

Sen yeterki iste huzur dağıtır yine vatan

Sakın ha Türkiyem kolum kanadım yok deme

Çünkü ; vatanı vatan yapan kınalı kuzuları incitirsin

Selam olsun dürüst ülkeme !

Selam olsun kınalı kuzuların analarına !

Selam olsun be Türkiyem !

AYŞE NUR KILIÇASLAN


BİR BAYRAK GÖLGESİNDE

Yağmur! Yağmur yağacak ateşler püskürdüğünde,

Bir bayrak saracak üstünü üşüdüğünde.

Kahpe sokaklar pusuya düşürdüğünde,

Buluşacağız bir bayrak, bir bayrak gölgesinde!

Düşman sarsa bile hudutlarını,

Bir bayrak yaşatır umutlarını.

Sen düş, ben düşeyim, düşmesin hiç Kuran'ım,

Bir bayrak gölgesinde yaşatacağız İslam'ı!

Bir kasvetli gecede dayandılar kapına,

Bu millet layık oldu ecdadın selamına.

Onca yiğit yolladık şehitlik makamına,

Bir bayrak gölgesinde Allah'ın huzuruna.

Düşmanın gözlerinden okunuyordu korkusu,

Tekbirlerle geliyordu Muhammed'in Ordusu!

Bu mukaddes milletin tek Allah'tır korkusu,

Bir bayrak gölgesinde Muhammed'in Ordusu!

Kanımızla mühür vurduk hainlerin her leşine,

Koşar adım gitti yürek vatan denen aşk peşine.

Nice yiğitler verdik yetmişinden on beşine,

Bir bayrak gölgesinde Temmuz'un on beşinde…

Ölüme göğüs gerenler hayat verdi hilâle,

Bu millet ta ezelden aşıktır İstiklâle…

Bir gecenin şafağında vatanın tam kalbinde,

Bir bayrak gölgesinde Temmuz'un on beşinde…

Muhammed Ali YAĞMUR


ŞEHADETE KOŞANLAR

Özgürdük özgürüz özgür yaşarız

Hiçbir engel tanımaz tümünü aşarız

Bu eşsiz vatan için ölüme koşarız

Yuh olsun yuh olsun darbe yapana.

Çok kanlar döküldü bu topraklara

Yüzler hep dönüktü ak şafaklara

Göğüs gerdik Milletçe silaha tanklara

Yuh olsun yuh olsun Millete kıyana.

Kürdüyle Türküyle Arabıyla Lazıyla

Ne mutlu ne mutlu kardeş olana

Bu halk inanır mı ettiğin yalana

Yuh olsun yuh olsun kula kul olana.

Mahmut ATAŞ


İSTİKLAL GECESİ

( 15 Temmuz )

On beş Temmuz; darbeye, işgale milli bir direniştir.

On beş Temmuz; bir zafer, bir destan yeniden diriliştir.

Mazlumların umudu, sessiz yığınların gür sesi,

On beş Temmuz; Demokrasi, Hürriyet, İstiklalin gecesi.

Mevla'nın huzurundan gayrı eğilir mi bu millet?

Görülmüş mü dür tarihinde, var mıdır böyle zillet?

Her daim yiğitlik ve mertlik ile tanınan bir ecdadı,

Korkaklık gösterirde lekeler mi? aynı kanın efradı!

Dokuz buçuk asırlık bu aziz, mukaddes yurdu,

Nice şanlı gaziler, şehitler kanları ile yoğurdu.

Daha yüzyıl evveldi gelen en son haçlı seferi,

''Çanakkale geçilmez'' diyerek yazdık şanlı zaferi.

Fakat uslanmadı kâfirler, yenildikçe kudurdu.

Yalnız namertlere yakışan alçak bir tuzak kurdu.

Ulaşmak için yeniden bin yıllık emellerine,

Hainlerden bir zümre buldular kendilerine.

Velhasıl on beş Temmuz gecesi başlattılar işgali,

Kimlikleri Müslüman, fakat hepsi ehl-i salib eşkâlli.

Takılmışlar peşine bir meczubun, riyakâr sefilin.

''Rahmet okutur" bunlar hâşâ, ruhuna Ebu Cehil'in!

İhanete gark olmuş ,şeref yoksunu eşkıya sürüsü

Kimisi çıkmış karargâh basar, köprüleri keser kimisi.

Yollarda, meydanlarda, tanklar, toplar, uçaklar

Milletin silahını almış, milleti vuruyor alçaklar

Ümmeti Muhammed bu, korkup siner mi sizden?

İsterse efendileriniz de çıkıp gelsinler peşinizden.

Ne ümitsizlik, korku, ne yas ne gam nede keder.

Milleti ile kaynaşmış duruyor. Dim dik ayakta Lider.

Halkının emanetini çiğnetmedi, bu milletin evladı.

Çünkü o, Oğuz soyundandır, Kayı boyudur ecdadı.

Dönüp Necip milletine bir çağrıda bulundu,

Tereddüt etmeden millet, hemen o emre uydu.

Tam bir vahdet içinde koştular meydanlara,

Tarifi mümkün değil, öyle güzel manzara.

Salalar yükselip kubbelerden titretirken semayı.

Akın, akın geliyor insanlar sanki mahşer meydanı.

Yediden yetmişe al bayrak ellerinde,

Dualar, salâvatlar, tekbirler dillerinde.

Vatan, millet sevgisi yine kalpleri birleştirdi.

Kahramana dönüştü halkımın her bir ferdi.

Kimi anne, baba, yardan kimi evladından geçti.

Kimi baba oğul beraber şahadet şerbeti içti.

Kimi ruhunu gövdesini siper etti tanklara,

Kimi yaktı tarlada ekinini, dur dedi uçaklara.

Kimi tek bir başına işgale karşı koydu.

Çekti silahını namerdi alnından vurdu.

Daha gençliğine doymamış goncalar,koçyiğitler

Can verdiler toprağa,toprağı vatan ettiler

Birde ayağı altında cennet saklı analar,

Nene Hatun misali bak yine en ön saftalar.

Gecenin karanlığını şehitler aydınlattı.

Al bayrağın rengine onlarda kanını kattı.

Hak ve İstiklal uğrunda tattılar şahadeti.

Alçakların elinden kurtardılar devleti.

İslam'ın son savaşı, son erleri idi bu ümmet ,

Şefaat et ey Nebi, şefaat ya Muhammet.

Ya Rab; lütfunla düşürtmedin İslam'ın kalesini,

Kursaklarında bıraktın kâfirlerin hevesini.

Es Selam; isminle Ümmeti selamete çıkarttın.

Parçalanıp kâfirlere yem olmaktan kurtardın.

El Melik; mülkün ve kâinatın Sensin tek sahibi

Bir nefes dahi, vatansız,bayaraksız bırakma bizi

El Mucip'sin sen, duaları, istekleri kabul edersin,

İlahi;aklımızda Sen,fikrimizdeSen, duamızda Sensin.

Çiğnenmesin vatanımız, milletimiz zillet görmesin.

Dalgalansın göklerde, al bayrağımız yere inmesin.

İLHAMİ CENGİZ


15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ ANISINA

Budanan dalların kökü kalır toprakta, gününü bekler usulca

Hiçbir kaygısı olmadan eskisinden daha güzel çıkar ortaya

Ya şehit! siz bir dal yapraksınız kökünü toprakta bıraka

Çoğalan canlar oldunuz ekmek kavgasını sonraya bırakan

Köklerinizde gözleriniz dikli kalacaktır suratında celladın

Yaşamışlığa lanet yağdıracaklar dikili gözlerin tufanında

Çekmeyin gözlerinizi, çekmeyin bakmaya devam edin

Siz baktıkça elbet bu timsahlar dişleyecek yavrularını

Kimler sağ kaldı dünyada ateşlere direnen İbrahim mi

Kıtaları, gönülleri fetheden Mehmet fatihler mi

Ey kulluğu Allaha bilen millet, yüreğiniz destan yazar

Şahittir buna gökyüzünde şehit için parlayan yıldızlar

Verdin diye canını, sarılacağız sevenlerimize bu bayram

Topraklarımızda özgürce koşacağız çocuklarımızla

Rahat kafalar olacak desen işlemeli yastıklarda

Beş vakit ezan sesleri susmaz güzel vatanımızda

Öfkemizde boğulacak Moğolların barbar çocukları

Anne babaların inkar ettiği lanetli hain evlatlar

Kabusunuz olsun sizi mutlu eden kara düşleriniz

Hizmetiniz kime hangi bulanık zihniyete bu hesaplar?

Temmuz sıcakları yakar tenimizi gölgesiz yerde

Ellerim hiç tanımadığım birilerinin ellerinde.

Ah imece ölüme derin derin bakan gözler

Ne güzel uzanmış ölüme üzerinde kanlı gömlekler

Yüzünde donmuş mutlu serin bir gülümseme

Biliriz biz komşu komşunun doymasını istemez

Ülke düşünürsen bir ülke bir ülkeyi hiç istemez

Kalem ellerinde vatanımı bölmeye çalışanlara inat

Bizim evvelden andımız var, feda olsun kol kanat.

Haram olsun bana bu gece yün yatak pamuk döşek

Haram olsun bana soframa gelen bir lokma ekmek

Haram bana denizin mavisi,yazın ışıldayan gecesi

Her şey haram olsun çakal sürüsüne karşı durmasak.

Ben bir güneşim iki kıtada, faydalanmasını bilirsen,

Kem gözlerle bakarsan bana,yakarım öyle bilinsin

Sevgimiz toprağın bereketi, öfkemiz yanardağ

Uykuların kaçar Cehennem ateşine şükür edersin.

Ne zelzeleler ,su baskınları,savaşlar,ihanetler

Tanığıyım zor anların,dilim varmıyor söylemeye

Kötü anımda halkım yek vücut yürek gibiler

Ayaktadırlar bayrak gibi sevgiyle beni bekler

Vatanım ben vatan ey suratsız yaratıklar

Bir annenin kundaktaki yavrusuyum

Şehit kanını pompalar koca yüreğim

Nimet bildiğimiz kutsal ekmek gibiyim

Vatansız kuşların kandı ve yuvasıyım

Nafis Teymur


DEMOKRASİ MİTİNGİNDE

Kadın, erkek, genç ve yaşlı
Demokrasi mitinginde
Sakarya, Düzce, Kaynaşlı
Demokrasi mitinginde.

Demokrasi için elbet
İlla ki tutulur nöbet
Gerekirse ilelebet
Demokrasi mitinginde.

Darbeye etmeyin heves
Bayrağını seven herkes
Meydanlarda oldu tek ses
Demokrasi mitinginde.

Yüreği aşkla vuranlar
Darbeye karşı duranlar
Hainden hesap soranlar
Demokrasi mitinginde.

Arı misali kovanda
Biter sabah gün doğanda
Recep Tayyip Erdoğan da
Demokrasi mitinginde.

İSMAİL MALATYA


TÜRK'ÜN KAHRAMANLIĞI

Türk'ün kahramanlığı saymakla bitmez..

Her ne olursa olsun düşmana boyun eğmez..

Kalbimizdeki iman, damarımızdaki kan..

İşte budur bizi hainlerden üstün kılan..!!

Toprak, uğruna can verilirse olur vatan..

Şehitlerimizdir ülkemizi ayakta tutan..

Dalgalansın gökyüzünde şanlı bayrağımız..

Her tehlikeye karşı koruruz feda olsun canımız..!!

Hiçbir düşman bozamaz birlik beraberliğimizi..

Rahmetle anıyoruz mübarek şehitlerimizi..

O gün birdaha anladılar Türk'ün yenilmeyeceğini.

Yüreğimizdeki vatan bayrak millet sevgisini..!!

Bir olup bozduk düşmanların kötü oyunlarını..

Kahramanca savaşıp yıktık hain planlarını..

Milletçe kardeşçe bir olup hainlere dur dedik..

Türk'ün gücünü o gün dünyaya gösterdik..!!

Düşmanlarla mücadelemiz tarihe sığmayacak..

Her bir anında kahramanlığımızı anlatacak..

Canımızı siper ederiz herşeye karşı vatan uğruna..

Türk'ün istediğidir yükselsin şehitlik makamına..!!

Cihan Çapar


YENİ BİR TARİH YAZILDI 15 TEMMUZ'DA

Bölücü birlikler yine durmamıştı.

İnsanı insana kırdıramayınca,

Çözümü darbede aramıştı.

Değerliydi çünkü bu vatanın her taşı.

Çıkın! dedi Cumhurbaşkanımız,

Çıkın Türk Milleti çıkın,

Bu vatanı bölücü hainlere bırakmayın.

Büyük, küçük herkes doluştuk meydanlara

Ellerimizde ay yıldız bayrakla.

İstiklâl Marşı'mız bile ''Korkma'' diye başlarken bizim,

Hainler, bölücüler korkacağımızı düşünmüşler.

Akıllarına şaşarım.

İman dolu gögüsümüzün altında,

Vatan aşkıyla çarpan yüreğimizi,

Feda etmiştik biz çoktan farkına varamamışlar.

Toprak diyerek basıp geçmedik ,

Kefensiz yatan şehitlere, kefensiz yatan şehitler ekledik.

Yine de vatanı hainlere teslim etmedik.

'' Korkma'' demiştik küçük yaşta bir kere biz,

15 Temmuz'da korkmadık hainlerden, bölücü örgütlerden.

Tepemizden F16 geçerken, tanklar üstümüze gelirken.

Vatan sağ olsun dedik bir kere cânı gönülden bir kere biz,

Vatan sağ olsun, biz şehit olsak da, vatan için ölsek de olur.

Alçaklar sarmıştı yurdumuzun dört bir yanını,

Pervasızca siper ederek gövdemizi,

Durdurduk bu fütursuzca olan akını.

Şehit evlatlarıydık biz,

Şehitte olsak bırakmayız hainlere bu vatanı.

Dalgalanan şanlı Türk Bayrağı'nın altında,

Tek nefes olduk, tek yürek.

Geçit vermedik hainlere, vatan sağ olsun diyerek.

Vatan için feda edilen yüreklerin arkasında,

Sırasını bekliyor yüreklerimiz.

Bunu tüm hainler böyle bilsin.

Didem Muzır


TEMMUZ ATEŞİ

Yaz sıcağı değildi

Bağrımızı kavuran

İhanet ateşiydi

Rüzgarlarla savrulan

Göz dikmişti hainler

Bu toprağa vatana

Kahraman şanlı millet

Kafa tuttu tanklara

Yüreğimizde iman

Kalplerde vatan aşkı

Sanki sel olup aktık

Sokaklar doldu taştı

Çanakkale ruhuyla

Şahlandı coştu millet

Dönmek için çıkmadı

Ölmeye etti niyet

Tek silahtı duamız

Dilimizden dökülen

Dalgaların sesiydi

Gök yüzünü inleten

Üstümüze yağarken

Bombaların ateşi

Tek yumrukta birleşti

Türkü Kürdü Çerkezi

Ölüm gelirmi akla

Ucunda vatan varsa

Allah Allah sesleri

Yükseldi çıktı arşa

Bu toprağın uğruna

Can veren o şehitler

Kara toprağa değil

Kalplere gömüldüler

Geçmeyin karışından

Veririz canımızı

Aç susuz yaşanırda

Vatansız yaşanırmı

Kimsenin gücü yetmez

Bu vatanı bölmeye

Türk milleti hazırdır

Bayrak için ölmeye

FERİDE BOZDAĞ


SABAHA DOĞAN HİLAL

Darbe neydi bilir misin sen?

Ya peş peşe okunan salâları,

Yurdun bir köşesinde oturup ekran başına,

Duydun mu ağlayan çocuklarımı?

Bu gözler ne savaş gördü, ne tank,

Ne de halkına kurşun sıkan asker,

İzlerken olanları yutkuna yutkuna,

"Çıkın" dedi bir ses haydi meydanlara.

Koşarak gitti mi senin eşin, kardeşin,

Bakmadan canına cananına,

Çekti mi arabasını Dörtyol'un ortasına?

Tank gelir de siper olayım diye Erzincan'ıma.

El yetmez, ayak yetmez İstanbul'a, Ankara'ya,

Dualarım ulaşır önce Allah'a sonra kahramanlara,

Kalktı uykudan yavrum daha 7 yaşında,

"Anne" dedi bir şey oldu mu vatanıma?

Ağlamaktan şişse de gülen gözlerim,

Çok şükür yeniden doğdu güzel Hilal'im,

Kürşad oldu, Ulubatlı Hasan oldu milletim

Vatandır, bayraktır, imandır en büyük servetim.

Özgül Koç


KUTLU DAVA

Neydi bu kıyamet? Neydi bu mahşer?

Sedalar yüksekti, selalar yüksekten.

Vücut bulmamış bir neslin var;

Onlar bile Hakk'tan yardım umar.

Uyur mu sandın ecdad?

Onlar bile Hakk'tan yardım salar.

Perdeler kalktı bu gece,

Gözünde, kulağında bir nasip var;

İşitebildiysen! Sana selalardan selam var.

Yolun Hakk'sa, düşman iblistir.

İblis deyip geçme! Marifeti büyüktür.

Kılık değişir, iman bile bürünür.

Askerin olur, üstüne sürülür...

Tasa etme! Allah büyüktür.

Her davanın hesabı görülür.

Özüne döndürülür iblis, yılan olur sürünür.

Ne kutludur duan, ne büyüktür davan.

Sana mağlup oldu bu gece şeytan.

Bir gözünü yumar, bir nişan alır,

Bir can alır mert olan.

Gözünü bile kırpmadan canlar alan var.

Unutma! Zaten onun yalnızca bir gözü var.

Ne acıdır, tarih yine tekerrür eder;

Sen bir milletsin, düşmanın milletler.

Allah mazlumların gönlündedir bilmez gafiller.

Yine beyhude birleşmiş milletler.

Her daim var olacaksın, kader de tekerrür eder.

İyi bak! Anlarsın. Meğer bir leşmiş milletler...

Alper YILMAZ


Allah'ım.

Sonsuz kudret ve merhametine sığınıyorum bu gece,

hakkaride tadamadığım şehadet şerbetinden içmeye geliyorum,

biliyorum .

sen dualarında samimi olan kullarını zorda bırakmazsın.

o yüzden sana sığınıyor sana güveniyorum.

ve imanımın doruk noktasındayım .

nasıl anlatılır bilmiyorum böyle bir gece,

hava oldukca sıcak fakat iliklerime kadar üşüyorum,

üstümü örten sadece karanlık değil ,

Her yer kan kızılı .

gökyüzünde uçan uçakların bilinmeziği ve haberlerde gezinen darbe söylemleri,

sahi darbe neydi ?

şimdi güzel ülkemin güzel sokaklarına çıkma yasağımı olacaktı,

yıllarca türk kürt ayrımı yapıp bizi bize kırdırmaya çalıştılar olmadı, şimdi askeri halka kırdırmaya çalışıyorlar ,

Allah'ım sen onlara fırsat verme.

zalimin zulmü için mekkede yaptığın gibi,

ebabil kuşlarını yollayıp onları helak etme allahım,

cünkü biz Muhammet Mustafanın ümmetiyiz

biz onlara yeterde artarız elhamdülillah,

bak hatice bacım elinde türk bayrağı şahadet serbetinden içmeye gidiyor,

bayrağa kan olmaya gidiyor mücahid kardeşim,

dillerde tekbir ile ölüme gidiyor adı furkan kendi furkan can yoldaşım,

' kim bu cennet vatan uğruna olmazki feda ?,

şühede fışkıracak toğrağı sıksan şüheda'

ne güzel söylemiş mehmet akif,

şimdi dinle beni sevgili ülkem,

ismailin gözü kapalı kurban olmaya gittiği gibi,

senin tek bir parçana kurban olmaya gidecek milyonlarca yiğidin var,

ümmet uyuyor sanmasın toprak aldında yatan binlerce kefensiz şehidim.

ümmet her gece akın akın meydanlara koşuyor,

ümmet uyumuyor.

ümmet vatan nöbeti tutuyor ..

şöyle buyuruyor kuranı kerim ( maide suresi 32 ayet)

tek bir masum insanın ölümü tüm insanlığın ölümüdür

ve yine devam ediyor tek bir masum insanı kurtarmak bütün insanlığı kurtarmak gibidir,

gelin bir olalım ,

yüz olalım ,

bin olalım ,

milyon olup meydanlara dolup insanlığı kurtaralım ...

'bayrağı bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'....

Mehmet Gelintaş


puslu bir gece

saatim karanlığa kurulu

şehir sağanaklara mahkum

bu kez yağmur değil toprağı ıslatan

kurşun yağıyor gökten zemheri bir temmuz gecesi

kan ağlıyor caddeleri şehrin

kan ağlıyor sokaklar

boğazım düğüm düğüm anlatamıyorum

gözlerim kan ağlarken kekeme dillerimden tek kelime çıkıveriyor -vatan-

ağlıyorum ama ağladığımı kimse görmemeli

hüda diyorum sen herşeye kadirsin

çaresizlik içinde beklerken

çıkıveriyor bir yiğit ve haydi meydanlara diyor

ezan ve sela sesleri sonrası ümmet sokaklara dökülüyor

tek yürek ,tek bilek olma zamanı diyor herkez

besmele ile çıkıyorum evden

bayrağa kan olmaya gidiyorum ben

bekle beni ey nazlı hilalim

sana yoldaş olmaya geliyorum..

puslu bir gece

vakit şehit olma vakti...

Mehmet Gelintaş


15 TEMMUZ

Tarih 15 Temmuz'da bir kalkışma haberi

Sokağa çıkmak yasak diye bir emir geldi.

Başkomutan Erdoğan milletine seslendi

Türkiye tek bir gövde tek vücut oldu sanki

Ve başladı salalar okunmaya aniden

Ardından ezan sesi sabaha dek dinmeden

Cesur kalpli adamlar, kadınlar var cümleten

Bu öfke dinmeyecek bu hainlik bitmeden

Kaynıyordu adeta adım başı sokaklar

Görsen çehreleri bir her renkten de insan var

Geçit bulamadı ve durdu o anda tanklar

Demokrasi savaşı sürdü sabaha kadar

Sabah ışıklarıyla kazanmıştık zaferi

Sokaklar kırmızıyla boyanmış hep kan rengi

Onuruyla savaşan işte Asım ve nesli

Kurtarıyor inancı boyun eğmez milleti

Otuz kurşun attılar bak yine de ölmedi

Tarih unutmayacak yiğit astsubay seni

Sen ki yükseldin o an kuşatarak gökleri

Sen ki Türk milletinin Ömer Halisdemir'i

Hangi kitaba sığar yaptığımız yiğitlik

Tarih yazmaya korkar destanımızı eksik

Bütün yollar kapalı köprülerin önü kesik

Düşmanın mecali yok düşmanın hali bitik

Bayrağımın altında barınamaz o düşman

El uzatmaya kalkan belada bin kez pişman

Cesaretim ezelden cesaretim doğuştan

Düşman ne zannediyor çıkamaz ki yokuştan

Sen ki gülü baharı yeşilisin cennetin

Adına destanlar yazsam var mı acaba tarifin

Doğu batı demeden meydanlarda milletin

O korkusuz yüreklerle bir daha Allah deyin

Şu gökleri inleten yiğitler yeryüzünde

Dünya gördü ve bildi biriz biz her nefeste

Ayrım yok ayrılık yok omuz omuza nöbette

İşte cesur sineler işte cesur millette

15 Temmuz gecesi zırha bürünen düşman

Karşısında duruyor bir ordu bin kahraman

Bu inanç ki yaşatır bizi her an durmadan

Bu vatanı bölmeye gücün yetmez şah olsan!

Kader Aktaş


15 TEMMUZ

15 Temmuz da şehitler,

tek bir değil

Yürekleri birdiler,

tek bir amaç için

Yüreklerini birleştirdiler.

Anaların gözleri yaşlı,

Şehitlerin bedenleri kanlı.

Beyaz kefene girince,

Durdu göz yaşları,

analar mezar başında

Şehitler toprak altında.

Tabutlarda Türk bayrağı,

kalplerinde tek bir amacı.

O da bölünmez vatan aşkı.

Her zaman kalbimizde, bayrağımızda şehitlerin kanı.

Asla olmayacak yerde,

DURMAYACAK VATAN AŞKI

Elif Eylül Ergezen


Bu vatan kolay kazanılmadı kolay bırakılmaz

Tek bir vatan evladı kalsa yine de yıkılmaz

İnan'ın ateş olsanız zerre yer yanmaz

Kalırsak gaziyiz ölürsek şehit

Vatanın delisiyiz biz yaradan şahit

????????????????????????

Kendi uçaklarımızı millete doğrulttunuz

Herkes gördü milletin meclisini vurdunuz

Söylesenize gafiller siz ne oldunuz

Kalırsak gaziyiz ölürsek şehit

Vatan delisiyiz biz yaradan şahit

????????????????????????

Canımızdan can aldınız sandınız bittik

Polis asker bizler, tırnak ile ettik

Biz yolumuzu Seyit Onbaşı'ndan seçtik

Kalırsak gaziyiz ölürsek şehit

Vatan delisiyiz biz yaradan şahit

????????????????????????

Bu bayrak inmedi bu ezan dinmeyecek

Dillerden Halis Demirler düşmeyecek

Toprak bizim sizi kabul etmeyecek

Kalırsak gaziyiz ölürsek şehit

Vatan delisiyiz biz yaradan şahit

????????????????????????

Boğaz köprüsüne tanklarımızı yığdınız

Gülerek oynayarak geçeriz sandınız

Allah var ki sizler yanıldınız

Kalırsak gaziyiz ölürsek şehit

Vatan delisiyiz biz yaradan şahit

????????????????????????

Reis-i Cumhur söyledi selalar okundu

Bu nağmeler can evimize dokundu

15 temmuz siz hainlerin sonuydu

Kalırsak gaziyiz ölürsek şehit

Vatan delisiyiz biz yaradan şahit

Mehmet Yıldırım


DESTANDIR 15 TEMMUZ

Bu öyküyü yazmak zor , yamandır 15 Temmuz!
Baştan başa Türkiye ,vatandır 15 Temmuz!

Yedi düvel dersini almıştır bu tarihte…
Haine bir direniş , fermandır 15 Temmuz!

Şehadetten önce abdestlerini alıp
Ak kefenler giyen Alparslandır 15 Temmuz!

Ömer Halislerin ruhu yükselirken arşa,
Bir Bayraktır, bir Ezan, Kur'andır 15 Temmuz!

Ulubatlı Hasanca, Bedr'in arslanlarınca,
Zafere yol veren kahramandır 15 Temmuz!

Geçirtmedi bu millet namertleri Köprü'den,

Al bayrağa sarılan nice candır 15 Temmuz!

Zulümler abad olmaz bu coğrafyada deyip

Çelik tanklar önüne yatandır 15 Temmuz!

Atılan bombaları sinesinde gül eden

Gölbaşı'dır,Kahraman Kazan'dır 15 Temmuz!

Ne iç ne dış zorbaya, ne baş ne boyun eğip
Zulmün karşısında durandır 15 Temmuz!

Allah'ın yar ve yardımıyla bir güneş gibi,
Bir karanlık geceye er doğandır 15 Temmuz!

Yazmaz bir daha tarih, böyle ''Kutlu Gece''yi,

Sabahı zafer olan zamandır 15 Temmuz!

Hangi kahpe rüzgarlar şedit eserse essin,

Demokrasiye bir zırh kalkandır 15 Temmuz!

Söz milletindir elbet ,karar da milletindir!

Mustazaflara örnek, kıyamdır 15 Temmuz!

Dünya durdukça bu günü, unutma ey millet !

Şehide yad ve minnet , duandır 15 Temmuz!

Bu öyküyü yazmak zor ,yamandır 15 Temmuz!
Baştan başa Türkiye; vatandır 15 Temmuz!

Top ve tüfek de neymiş , imandır 15 Temmuz!
Şiir ,manzume değil destandır 15 Temmuz!..

Nuh Keniş


15 TEMMUZ

2 yıl önce

O hain gelişme

Oldu bitti gitti

Unutmadık o günü

Kurtuluş savaşı gibi

Savaştı kahraman milletimiz

Sanki bir hırsız gibi

Geldiler Türkiye ye

Silah sesleri duyuldu

Köprüye koşuldu

Bütün iller kendi meydanlarına

Desteğe gitti

200 den fazla şehit

Vatan rahat olsun diye

Canlarını feda etti

Hani takım sevgisi vardır ya

İşte o sevgi

Vatan sevgisi gibi

Kahraman milletimiz o günü unutmayacak

N.YASİR YAVAŞ


Temmuzun Bereketi

"İzbe köşelerde ağlayan yetim

Şuursuz gecenin bıraktığı iz

Sağlam tut yüreğini, gayretim

Ümmet ki külünden doğuyor deniz"

Yiğitler var: Uzun boylu, omuzunda tarihim

Yiğitler var: Yıllar yılı beklediğim talihim

Adana, Adıyaman, işte Afyonkarahisar!

Ağrı, Amasya, Ankara'yı al ve gönlüne sar

Yiğitler var: Hıçkırığı gözlerinde gizlidir

Yiğitler var: Ardında ki merhametin izidir

Yiğitler var: Şehadeti şerbet edip içenler

Yiğitler var: Vatan için bin bir derdi seçenler

Onlar ki sırat üzre, bir çırpıda geçenler

Onlar ki yeryüzünün aşikâre mirâcı

Onlar ki paslı duran gönüllerin ilacı

Onlar ki azatlığın gönle sızan müjdesi

Onlar ki cihânşümul bir sevdanın bendesi

Antalya, Artvin, Aydın ile yürür Balıkesir

Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu düşmanlara tesir

Yiğitler var: Kökü sağlam, taşıdığı yük âli

Yiğitler var: Yediveren gülde başak misali

Yiğitler var: Ebabilleri kıskandıran kuşlar

Yiğitler var: Adımlarını seviyor yokuşlar

Onlar ki zalime Ömer gibi dokunuşlar

Onlar ki sûret-i cemalinde asır ağlar

Onlar ki sadra şifa, hûşu, içinden çağlar

Onlar ki son kalenin duvarının tahkimi

Onlar ki pâye verir âlemlerim hâkimi

Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı'yı harmanla

Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne'yi anla

Yiğitler var: Belâgat ırmağında damla su

Yiğitler var: Hainlere, zalimlere kurulan pusu

Yiğitler var: Asırlar boyu okçular tepesinde

Yiğitler var: Necat bulursun davudi sesinde

Onlar ki vahdeti yeşertiyor nefesinde

Onlar ki serden geçip, yâr dan geçip gidenler

Onlar ki Rabbi için dünyayı terk edenler

Onlar ki mühürlenmiş kalplerinde nur dağı

Onlar ki bitmeyecek, oğul veriyor sağı

Elazığ, Erzincan, Erzurum' ki gökçe soyludur

Eskişehir, Gaziantep, Giresun'um toyludur

Yiğitler var: Takva libâsıyla göz kamaştıran

Yiğitler var: Kadın erkek demeden koşturan

Yiğitler var: İhanetin oklarıyla düşenler

Yiğitler var: Ölümsüz, Rabbiyle görüşenler

Onlar ki cennetten şerab-ı kevserle şenler

Onlar ki misk ü amber kokusudur toprağın

Onlar ki kemikleri tapusudur toprağın

Onlar ki her birinin ömrü geçer riyâsız

Onlar ki gözlerinden aşk tüter mi ziyâsız?

Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Isparta'm ki gül kokar

Mersin, İstanbul, İzmir, serhatlik Kars'tan bakar

Yiğitler var: Musa yüzlü, iman fışkıran beden

Yiğitler var: Unutulmaz tarihi gerçek neden

Yiğitler var: Annelerin hayırhah duaları

Yiğitler var: Savaş meydanının rüzgârı

Onlar ki bağında temmuzun bire on kârı

Onlar ki dilin secdesine derinden esen

Onlar ki ülkemin her bir karşına desen

Onlar ki Halisdemir, hiç olur mu dilemma?

Onlar ki alın yazılarında, Kızılelma

Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, başın dimdik

Kırşehir, Kocaeli, Konya'm eğilmez çelik

Yiğitler var: Hasretiyle yanıp kavruluyor çağ

Yiğitler var: Sabrın adı, geceye yanan çerağ

Yiğitler var: Nevbahar'ı ufkumuza ekleyenler

Yiğitler var: Mahzenleri Yusuf'ça bekleyenler

Onlar ki ilmek ilmek hakkı emekleyenler

Onlar ki ekinimin bereketi, varlığım

Onlar ki seherime düşen minnettarlığım

Onlar ki gelinlerin duvağının yoldaşı

Onlar ki gurbetlerin vuslatına haldaşı

Kütahya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş

Mardin, Muğla, Muş ile Nevşehir'imi dolaş

Yiğitler var: Şahlanışın sabahımdaki adı

Yiğitler var: Hüzün günü, salâların muradı

Yiğitler var: Muştulayan yağmurların haberi

Yiğitler var: Gariplerin gönlünün ücra yeri

Onlar ki arş-ı âlâdan almışlar değeri

Onlar ki Filistin, Gazze, Kudüs, Ramalah'tır

Onlar ki öksüzlüğüm, yardımcıları Allah'tır

Onlar ki Arakan, Afgan, Doğu Türkistan

Onlar ki Kırım, Karabağ, Keşmir, Çeçenistan

Niğde, Ordu, Rize, gürül gürül akar Sakarya

Samsun, Siirt, Sinop, Sivas'ımız ki birer derya

Yiğitler var: Edebinden gözlerini kaldırmaz

Yiğitler var: Onurlu, harama el daldırmaz

Yiğitler var: Kuşanıyor gökyüzünün rengini

Yiğitler var: Bulamazsın heybetinde dengini

Onlar ki saffetiyle kaplıyorlar engini

Onlar ki Şam, Halep, Irak, Musul ve Kerkük'tür

Onlar ki Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Boşnak ve Türk'tür

Onlar ki cinnetleri cennete çevirenler

Onlar ki hak yola revan, yılları devirenler

Tekirdağ, Tokat, Trabzon candır, işte Tunceli!

Şanlıurfa, Uşak ile Van, cömertliğin eli

Yiğitler var: Yıldızları omuzunda taşıyan

Yiğitler var: Kışımıza gece gündüz ışıyan

Yiğitler var: Korkuların defterini dürenler

Yiğitler var: Çıplak elle ölümü öldürenler

Onlar ki toprağını kanıyla güldürenler

Onlar ki nadas değil; mümbit ve velut

Onlar ki uzattığı eli tutanlar mesut

Onlar ki Ceddi Osman'dır, güreşen pehlivan

Onlar ki gül kokusu, her biri bir nev-civân

Yozgat, Zonguldak, Aksaray, mertlik yatağı Bayburt

Karaman, Kırıkkale'den gir, Batman'ı yurt tut

Yiğitler var: Mazlumların öfkesiyle donanmış

Yiğitler var: Ruh kökünden özgürlüğünü kanmış

Yiğitler var: Karanlıktan aydınlığa akacak

Yiğitler var: Mü'minin ferâsetiyle bakacak

Onlar ki harem-i ismeti için kalkacak

Onlar ki her aşığın otağını bürüyen

Onlar ki hedefine kahredici yürüyen

Onlar ki topyekûn bir millet, selam burcunda

Onlar ki kan revân coğrafyam, namlu ucunda

Şırnak, Bartın, Ardahan, Iğdır ile Yalova'da dur

Karabük, Kilis, Osmaniye, Düzce hayat doludur

Yiğitler var: Tekbirleri arşa dayanan erler

Yiğitler var: Elif gibi kıyam eden neferler

Yiğitler var: Bakışıyla namluları bezdiren

Yiğitler var: Yüreğini Hızır gibi gezdiren

Onlar ki ağyarına korkusunu sezdiren

Onlar ki susuzlara gözleriyle mihmandar

Onlar ki fenafillah, arzı titreten namdar

Onlar ki atan şafak, gecelerin temmuzu

Onlar ki unutmayın heceleyin temmuzu

İşte bu Anadolu'dur, hürriyeti fışkıran

İşte bu Anadolu'dur, zincirlerini kıran

Yiğitler var: Damıtılmış acıların durağı

Yiğitler var: Mazlum dualarının uğrağı

Yiğitler var: Yedi düvel plan yapar ardından

Yiğitler var: Çekemeyen bitap düşer derdinden

Onlar ki utanılır genç, ihtiyar, ferdinden

Onlar ki yastığını taş eyleyen türkümdür

Onlar ki yüzyıllardır filizlenen ülkümdür

Onlar ki haykırışı dilin, Allah'u Ekber

Onlar ki akışı sebîlin, Allah'u Ekber

Yiğitler var: Uzun boylu, omuzunda tarihim

Yiğitler var: Yıllar yılı beklediğim talihim

"İzbe köşelerde ağlayan yetim

Şuursuz gecenin bıraktığı iz

Sağlam tut yüreğini, gayretim

Ümmet ki külünden doğuyor deniz"

Mehmet Yaşar Genç


Temmuz Güneşin Olsun


Sabrın isyan damlatan gözlerinin rengisin
Nice ferman yazdılar, mürekkebinde sesin

Suskunluğun yükselir kanatsız göklerime
Esâret, kan kokusu geçmiş bileklerime

Sahteliğin kolunda taşınır mı emanet?
Gam ve kahır biriken dualarla emân et

Öfkesini sürerek ateşin pazarına
Felâh bulur mu onu, girince mezarına?


Tezgâhında tüketti kardeşinin etini

Genç ihtiyar demeden yaşattı cinnetini

Sırtına semer vurdu insanlığın, edepsiz!
Âhiri berbat olur, bekleyen kuyu; dipsiz

Sayfalarında hüzün, hece hece inlersin
Siyaha bakan gözün ağıtını dinlersin


Boynu bükük her lâle kin karar toprağına

Zeytinin su yürümez dalına yaprağına.

Kir kaplamış âlemi çamur akan yürekten
Beslemeye arkını ter saçmalı kürekten

Güvercin feryadıdır yankılanan dağında
İhtiras ve düşmanlık boy verirken bağında

Zulmün duraklarında ufuklar kapkaranlık
Abus çehreli yüzle yapılır mı yârenlik?

Geceyi boğ sabaha, güneşin tahtında kal
Beşer aklın yitirmiş, pusu kuruyor çakal

Devir devir üstüne, lekesiyle boşalır
Eski; yeniye, derdi dolu verir; boş alır


Sulh-u salâh düsturu, her müşkilin devâsı
Cüret gerek uğurda, insanlığın davası

Cehalet şaha kalkmış, şuur yetim, dinmez ah!
Kuşku yürüyen adam, cürmünden kopan eyvah!

Toprağı yok şiddetin, vatanı bütün dünya
Dostluğun tacı nerde? Gün doğuyor korkuya


Sevgiyi işlemeli bıkmadan desen desen

Esenlik rüzgârları, bilmem, ne yana esen?

Özgür nefesli çığlık, dervişlerin nerede?
Beyaz gelincikler mi, hangi dağ ve derede?

Deniz fenerlerinin boynu bükük ve ölgün
Güneşin benzi soluk, kaşı döküktür bu gün


Kılavuzu kaybetmiş yıldızların yolunu

Fettan yüzlü debdebe sarmış sağı solunu

Muhâcir düşlerinle yan yana duruyorsun
Karanlığına inat cümleler kuruyorsun

Kâğıttan turna uçur doğuya ve batıya
Budur en güzel cevap, tebessümden; katıya


Kırmaya mavzerini ellerinden tut, yeter!

Muhabbet teknesinden hamuruna kat, yeter!

Zemheriyi savurup, kışı kürümelisin
Gariplerin gönlüne bahar bürümelisin

Bivefa olma sakın, üflenen her çubuğa
Kardeşliğe yol almak baka bilmez çokluğa

Beklenen yarınlara çığır açacak elsin

Yedi renk, yedi başak, yed-i beyza'yla gelsin

Yunus'ça gör eğriyi, Mevlana'da bul kendin
Cenk meydanında şimdi kardeş atar kemendin

Serseri adımların kaybolmadan izleri
Kem sözün akıttığı kirletir denizleri

İpi gerilmiş ömrün tarumar olduğun gör

Kamu âlemin ağrı, sızıyla dolduğun gör

Temmuz güneşin olsun, karanlığını dağıt
Topyekûn çık meydana, bir daha yakma ağıt.

Mehmet Yaşar Genç


15 Temmuz şiir yarışması için bende başvurmak istiyorum ve benim yazdığım şiirin özelliği 4000 kıta olması. İçerisinde 15 temmuz şehitlerinin tamamımın ismi ve resmi, 26. Dönem akparti ve mhp millevekillerinin tamamının ismi ve resmi, 15 temmuz yeni kapı ruhunu canlandıran 400 vatandaşın ismi, Kırıkkale şehitleri, vatan severlerin tamamımın ismini bulunduğu şiiri dosya boyutu olarak size gönderemiyorum. Bana özel mail adresi verirseniz tamamını oraya yollamak istiyorum. Böyle bir şey daha önce ne yazıldı ne de denendi. Bitmeyen şiir 'Bu destan sizindir aslan Mehmedim'

Saygılarımla

Mesut öztürk


DEMOKRASİ BAYRAMIM

Vatana uzana el, tek yumrukla kırıldı,

Bana ne, demedi Millet, iradesine sarıldı.

Uzundu gece, hem şehit hem gazi nihayete varıldı.

15 Temmuz benim Demokrasi bayramım.

Yedi düvel bir oldu, düşman tetikte,

Tek dişi kalmış canavarlar hortladı yine.

Hoca kılıklı kahpe, sahte secdede.

15 Temmuz benim Demokrasi bayramım

Mehmet'im nasıl kandırdılar, neden uydun onlara,

Acıttın yüreğimizi, akıl ermez olanlara,

Yapılan ihanete dayanamadı, inledi arşı ala.

15 Temmuz benim Demokrasi bayramım

Kendi silahıyla, yara alan meclisim,

Sen dik dur ayakta, ben canımdan geçmişim,

Benim ecdadım şehit, seni yaşatmak için ben ölümü seçmişim.

15 Temmuz benim Demokrasi bayramım.

İbrahim Başak


15 TEMMUZDA

Kimi evladını aldı yanına, kimi helalleşti evlatlarından,

Bir an bile düşünmeden çıktılar, ocaklarından.

Bayrak, vatan uğruna vazgeçtiler hayallerinden.

Bir Sakarya müdafaasını gördüm 15 Temmuz 'da.

Tek silahları bayraktı, gönüllerinde iman,

Şafak gibi gözler, bakışlar yaman,

Hainin tankına vermedi meydan.

Bir Antep savunması gördüm 15 Temmuz'da.

Pusular vardı, hainin o gece elinde,

Milli irade vardı, ilk hedeflerinde,

Karşı durulabilir mi? milletin tekbirlerine.

Çanakkale zaferini gördüm 15 Temmuz'da.

Nice koçlar, o gece oldular şehit,

Gazilerimiz oldu, onlara şahit.

Hoca dedikleri mendebur, bir modern müşrik.

Kut'ül Amareyi gördüm 15 Temmuz'da.

Gün doğmadan neler doğmuştu,

Ecdadı şehit millet, yine şehit olmuştu,

Başkomutan millete selam durmuştu.

Malazgirt'i gördüm 15 Temmuz'da…

Gökhan Başak


15 TEMMUZ ŞAHİTTİ

15 Temmuz bir gece, sanki yıllarca süren

Demokrasiye darbe, planlanıp istenen

Tuzak kurup haince vatanın her yerine

İhanet etti hain hep kendi milletine

Sokakları doldurdu tanklarımızla hainler

Tutmuşlardı yolları, tutulmuştu köprüler

Sonra namlularını millete çevirdiler

Kimi kimden koruyup, kime hizmet ettiler?

Dinin adını verip batılı beslediler

Hangi din halkına, hainliği öğütler?

Sinsice planları, tuzakları kurdular

Planların üstünde planı unuttular.

Reis dedi durmayın hepimiz meydanlara

Derdi vatan olunca kim dalar uykulara

Herkes yanına aldı az veya çok azığı

Azığı bayrağıydı, cesaretti, imandı.

Hainler hainlikte gidince çok ileri

Komutanı aradı Ömer Halis Demir'i

Dedi bu işi bitir sonunda ölüm olsa

Şehadet bitiş değil, biliyordu O, oysa

Dönüşü yoktu yolun, hiç yanmadı haline

Canı elinde çıktı hainlerin önüne

O gibi binlercesi Allah'ı tutup şahit

Vatan uğruna oldu ya gazi ya da şehit

Çelikten mi gövdesi durmuş tankın önüne

Kimi belki de yeni girmiş on yedisine

Kimi anne, yar, yoldaş hepsi birer adanmış

İmanın var ise gel karşılıksız bu yarış

Selalar selamete çağırdı bütün gece

Bizi bizle vurdular bu nasıl bir bilmece

Elindeki jet bizim, tüfek bizim, top bizim

Nasıl vicdanın vardı, ele uşaklık ettin.

Milletimin üstüne tek tek değil topunuz

Geldiniz de ne oldu? Cevabı 15 Temmuz

Gücümüz imandandır bir gider bin geliriz

Biz hep olduk olası ezber bozan milletiz

Türk, Kürt, Laz, Çerkez'iyle ne ahenkli bir akış

Sanki Allah eliyle işlenilmiş bir nakış

Fitne üstüne fitne bölmek için yurdumu

Bil, tek bayrak gölgesi tutar onca toplumu

Bu bayrağın uğruna kaç can verdik toprağa

Toprağın rengi döndü, kan kırmızı kızıla

Yeter ki dur başımda dalgalan dalga dalga

Bin canım daha olsa, bini de sana feda

Begüm Emlek


HAİNSİN HAİN

Beddua eder dururdun

Hain Fetullah Gülen

Hoşgörüden dem vururdun

Hain Fetullah Gülen

15 Temmuz geldi çattı

Fetoş vatanını sattı

Planların suya battı

Hain Fetullah Gülen

Bu milletin delisi çok

Evliyası velisi çok

Vatanın sevgilisi çok

Hain Fetullah Gülen

Tavaf etseydin bir kere

Kimse bilmez Kabe'n nere

Masken indi o gün yere

Hain Fetullah Gülen

Ulan çık da ben yaptım de

Bu vatanı ben sattım de

Aslında çok vasattım de

Hain Fetullah Gülen

Şapka düştü kel göründü

Kuzular çakala döndü

Umutların bir bir söndü

Hain Fetullah Gülen

Uğur Dağlı


BU MİLLET

On beş Temmuz günü gece yarısı Akın akın meydanları doldurduk,

Darbeye kalkıştı hain sürüsü, Karşı koyduk hainleri yıldırdık,

Tutuldu-sarıldı Boğaz köprüsü, Cana kast eden haddi bildirdik,

Olanı-biteni sezdi bu millet. Devirdi-çiğnedi ezdi bu millet.

Dört koldan hücuma geçti hainler, Duyuldu ki hain girmiş otağa,

Demokrasi-yasa imiş kim dinler, Yetmiş dokuz milyon kalktı atağa,

Çetelere karşı koydu yüz binler, Ne sola bakıldı ne de bir sağa,

Türk idi Kürt idi Laz'dı bu millet. Özgürlüğe hedef çizdi bu millet.

Savunmak kastıyla bu güzel yurdu, Dört bir yanı kuşatınca belalar,

Ülkeyi korumak-sevmekti derdi, Gece boyu hiç susmadı selalar,

Kimisi kan verdi kimisi can verdi, Dileğimdir yerle yeksan olalar,

Al kanlar içinde yüzdü bu millet. Bugün hainlerden bezdi bu millet.

Tankına-topuna göğsünü gerdi, Bundan böyle nöbetteyiz biline,

Ülkeyi korumak-sevmekti derdi, Girilmiştir hainlerin inine,

Kimisi kan verdi kimi can verdi, İhtiyari genci seksenlik nine,

Al kanlar içinde yüzdü bu millet. Erkekti-kadındı-kız'dı bu millet.

Akıl- Fikir bir FETO' ya satıldı, Milletin üstüne onca yılanı,

Milli iradeye kaşlar çatıldı, Biliyoruz tankla-topla salanı,

Millet Meclisine bomba atıldı, Tezden atılmalı geri kalanı,

Bunları da gören gözdü bu millet. Bugün kördüğümü çözdü bu millet.

Başkomutan telefondan çağırdı, Tanrıverdi der ki, ey şanlı millet,

İşte bu komuta darbeyi kırdı, Yaralıma şifa, şehide rahmet,

Vatandaş her koldan sokağı sardı, var olsun bu vatan hep ilel-ebet,

Hainlere mezar kazdı bu millet. Yeniden bir tarih yazdı bu millet.

Murat TANRIVERDİ


Kendi silahıyla kendi tankıyla
Vatana ihanet vardı o gece
İç ve dış hainler verip el ele
Karanlık planlar kurdu o gece

Derken, emir geldi "çıkın meydana"
Meydanlar millete dardı o gece
Çınlattı semâyı salâ sesleri
Hainleri korku sardı o gece

Kimi eller kara, yüzler siyahtı
Hakkı göremedi, kördü o gece
Halkın emâneti uçağı, tankı
Milletin üstüne sürdü o gece

Ülke alev alev, ateş içinde
Meydanlarda durmak zordu o gece
Türküyle, Kürdüyle inip meydana
Hâinlerden hesap sordu o gece

Millet iradesi unutulmuştu
Ellerinde silah vardı o gece
Kendi milletine tuzak kuranın
Millet defterini dürdü o gece

Vatanı savunan uğrunda ölen
Hakka şahadete erdi o gece
Konuşurken mangalda kül koymayan
Nice zevat yoktu, sırdı o gece

Bir lider vardı ki halkını seven
Milletin önünde durdu o gece
Ömer Halisdemir gibi milyonlar
İstiklal savaşı verdi o gece

Muhammed Ali Güler


15 TEMMUZ HAİNLİĞİ VE SONRASI

Ortak bir ruhun oluştuğu tarihtir 15 TEMMUZ

Demokrasi tarihinde bir miladın başladığı tarihtir 15 TEMMUZ

Türkiye Millet Meclisinin düşmanın yapmadığı Türk uçaklarını kullanan içindeki hainlerin vurduğu tarihtir 15 TEMMUZ

Anneden babadan eşten çocuklardan ve sevdiklerinden koparılıp hainlerce haince 249 vatan evladının şehit edildiği tarihtir 15 TEMMUZ

İlk saatlerde aslan kesilip halkın direnişi ile karşılaşan hainlerin kediye döndükleri tarihtir 15 TEMMUZ

Her ölenin peşine okunan selalar yaşamak diriliş var olmak için okunduğu tarihtir 15 TEMMUZ

Sayın Cumhurbaşkanımızın bir telefonla milyonları hainlere karşı bir vücut olmak için sokağa çağırdığı tarihtir 15 TEMMUZ

Tüm hainliğin yapıldığı yüzlerce şehit binlerce gazinin oluşmasına sebep olan olayların bazı çevrelerce Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından tezgahlandığının söylendiği tarihtir 15 TEMMUZ

Çanakkale Sakarya İnönü ve Kurtuluş Savaşlarındaki ruhun canlandığı tarihtir 15 TEMMUZ

Avrupa Amerika ve yurt içindeki dost görünüp böyle bir fırsatta her türlü hainliği şerefsizliği ve canavarlığı yaptıkları tarihtir 15 TEMMUZ

Bazı hainlerin ön dişleri ile gülüp arka dişleri ile haince ısırmaya çalıştıkları tarihtir 15 TEMMUZ

Bu hainlerin kim ve kimler tarafından destek gördüğü anlaşılan tarihtir 15 TEMMUZ

Haç ve Hilalin ne ilk nede son olan savaşının yaşandığı tarihtir 15 TEMMUZ

Sevinç salyaları halkın dik duruşu ile boğazlarında düğümlenen hainlerin akıllarından bile geçiremeyecekleri tarihtir 15 TEMMUZ

1400 yıl sonra yine bir Ömer çıktı ve adaleti özleyen insanlığa Ömerler öldü mü sandınız deyip gittiği tarihtir 15 TEMMUZ

Türkiye'nin ve Türkün demokrasi ve özgürlük uğruna verilen 249 şehit ve binlerce gazinin bu hain oyuna son vermesi ile milyonların kurtuluşa erdiği tarihtir 15 TEMMUZ

Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin mekanları cennet olsun yakınlarına da peygamber sabrı versin
Allah gazilerimize sağlık sıhhat ve hayırlı uzun ömürler versin
Allah hainlere fırsat vermesin
Allah devletimize milletimize ve yöneticilerimize yardım eylesin
Allah yar ve yardımcımız olsun
Tüm şehit ailelerinin acısı acımızdır

Hüsam bugünde böyle diyo

Hüsamittin Güneş


15 Temmuz Destanı

Tarih 15 Temmuz 2016! Varsa cesur ve de yürekli şehitleri,

Türkiye bir tarih yazdı; Bölemez hiç kimse bu ülkeyi!

Teröristlerin oyununu bozdu,

Vatanını canı pahasına korudu!

..............................................

Kapattı askerler;köprüleri,yolları

Tehdit etti halkını,

Masumların canını yaktı.

Akıllara kazıdı;

Türk`ün ; gücünü,vatan,bayrak aşkını!

.............................................................

Jetler,tanklar,ellerinde silahlar;

Neden,bir asker halkına ateş açar?

Sandılar Türk mermiden korkar!

Gerisin geri kaçar!

Başka hangi millet tankın önüne yatar?

............................................................

Geri püskürttü darbeyi,

Vardı ne tankı,ne de tüfeği,

Tek silahı Vatan,Bayrak sevgisi.

Seve seve can verdi,

Unutmaz bu vatan Ömer Halisdemir`leri

...............................................................

Uğur İlker Ergezen


ON BEŞ TEMMUZ İKİ BİN ON ALTI

Tanklar çiğneyemez artık seni hepsi sinende bir bir erisin

Sen ölmedin, asla ölmeyeceksin şehidim her daim dirisin

Peygamberlikten sonra senin makamın, sen yüce birisin

Sen cennetliksin, sen Hz.Hamza ve diğer şehitler gibisin

Sineler yansa, umutlar hüzün de olsa da eğilmedi ki asla başlar

Ezanlar ve salalar susmadı, tekbirler inletti göğü, dinmedi yaşlar

Emaneti Peygamberimin bu dava, bitmez asla ve yeniden başlar

Toplara ve mermilere karşı duran aziz olan milletimin elinde taşlar

Ölmek uğruna durduk darbeye karşı, kalkışamazlar artık

Utanmaz namussuz şerefsiz bunlar ki ar damarları yırtık

Doğmadan mezhepsiz ve mesnetsizleri şükür ki batırdık

Kahraman milletim sineye çekmedin şükür gururlan artık

Kimisi ekmek derdindeydi, kimi para pul derdinde kimisi su

Mücahidimin tek derdi vatanıydı, tek derdi vatanının namusu

Göğsünü hedef almıştı aziz milletimin, kahpelerin namlusu

Meydanlarda sabahladı, gelmedi hiç Kahramanların uykusu

Ne altmışlardayız ne de seksenlerdeyiz artık biz de uyandık

Ne yazık, Millet olarak bu kızgın ateşlerde defalarca yandık

Küçümseyemezler alçaklar ve korkaklar bizim bu zaferimizi

Şehit verdik Gazi olduk meydanlarda, direndik ve kazandık

Bu millet yüce, darbeye kalkışanları ne güzel de püskürttü

Korkuttu ya zalimleri ve hainleri, hepsini de tek tek ürküttü

Aldı tarihten intikamını birer birer, şimdi burunlarını sürttü

Tarihte tank yürütenlerin evlatlarının üstünden tankları yürüttü

Sana methiyeler dizsem destanlar yazsam sığmazsın kıtalara

Zaferlerle doluydu tarihin, sığmadın da dünyada zaten kıtalara

Yeniden doğmanın vakti gelmedi mi artık, olsa da küllerinden

Bu iman olduktan sonra sende milletim, düşmezsin hatalara

Ey asker, unutma ki sen sadece ve sadece bu milletin askerisin

Rütben ne olursa olsun, emrini milletten alan, bu milletin erisin

On beş temmuz iki bin on altı, demokrasiye sahip çıkma tarihisin

Milletim ve milletimin seçtikleri, asıl olan şu; bu milletin sen liderisin

Mutlu Alkan


15 TEMMUZ

Güneş ufkuna çekilmişti

Hainler plan yapmıştı

Sokaklar tutulmuştu

Millet daha uyumamıştı

Camiler de sela sesleri

Kalplerde iman

Yürekler de vatan

Koştu millet bayrak sevdası

Uçaklar uçtu ateş edildi

Beştepe ayakta kaldı

Meclis gazı oldu

Hainler teslim oldu

Güneş yeniden doğuyordu

Kimi anne

Kimi baba

Kimi abla

Ama hepsi kardeş

248 vatandaş

Melih Tinaz


15 TEMMUZ

Fırtınalar koptu kapkara gecede ansızın./ Kan gölüne çevirdiler dört bir yanını vatanımın./

Aziz Tür milleti geldi hakkından kansızın./

15 Temmuz yas günü oldu, kardeşimin, bacımın, anamın./

Kahraman nefer Ömer Halislerim var benim/

Bu kutsal vatana feda olsun canım kanım bedenim./

Sende başka yoktur benim yerim./

Seni kaybedersem ben nerelere giderim./

Çağrı yapıldı çoluk çocuk döküldük sokaklara./

Hiç düşünmeden attık kendimizi tankların altına/

Bu son kaleydi düşmemeliydi, kalmamalıydı düşmana./

15 Temmuzda zafer verdi. Şükürler olsun Rahman'a./

Nöbet tuttuk meydanlarda zalime karşı./

Türkün nidaları, naraları inletti arşı./

Kuvayı Milliyciler ile doldu her bir çarşı./

Mehmet Akif'in dediği gibi Allah yazdırmasın bir daha İstiklal Marşı/

15 Temmuzda sardı bütün düşmanlara korku/

Baş komutanın emriyle tekrar fethettik yurdu/

Vatanların vatanı Benim yurdum Anadolu/

Asla geçilmez Çanakkale'si, Ankara'sı, İstanbul'u./

Ramazan Yıldırım


ON BEŞ TEMMUZ DESTANI

O gün; Kahraman Millet, kurtardı şerefi arı

O gün; Yıktılar, kahpece sarılan hain duvarı

O gün; Koptu Babası, Evladı, Torunu, Yarı

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Bir anormallik vardı, onbeşgün boyunca

Ankara da kargo, malzeme taşıdı sinsice

Bilmeyen bilemedi, bilen sustu haince

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Saydım bir saate indi, otuzbeş kargo uçağı

Etimesgut Havaalanına inen, kargo kaçağı

Sordum günlerdir, mühimmat taşır kargo uçağı

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

İlk Boğaz Köprüsü; Tank'la sarıldı dediler

Tüm trafik durduruldu, geçit vermediler

Halkta bir şaşkınlık, ama mana veremediler

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Saat ilerledi, geceye doğru, ateşlendi tanklar

Gökyüzünden, mermi yağdırdı uçaklar

Durmadan, yerden silahla tarıyor alçaklar

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Öyle saldırdılar ki, cesetler göye savruldu

Nice, Babalar, nice, genç yiğitler yere serildi

Kimi göğsünden, kimi kafasından vuruldu

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Gölbaşında bombalanıyor; Özel Hareket Polisi

Emniyet Müdürlüğü, Genelkurmay Köprüsü

Haymanayolunda; Devasa Türksat Uydusu

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Bombanın hedefi; Türkiye Büyük Millet Meclisi

Ondan sonra; Cumhurbaşkanlığı Beştepe Külliyesi

Bir baktım gürledi, Bu Vatanın Evladının Özsesi!..

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Ey! Türk Milleti, tutun havaalanlarını, tutu yolları

Fırsat vermeyin, bir soysuza kul olmuş, kulları

İnsanlığa acımaz, kendi halkını bombalayanları

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Tahsin der; çok ihtilal gördüm böylesini görmedim?

Kendi, öz halkına, kahpece silah sıkan görmedim?

Niçin böyle bir küstahlık yaptılar; Onu da bilemedim?

On beş Temmuzda; Gardaş neler oldu neler?

Tahsin Koç

Tiran- 03.02.2017

15.07.2016 Tarihli kalkışma üzerine yazılmıştır.


VATAN İÇİN ŞEHADET

Hainlerin karşısında dik duran

Kurşunlanıp şehit mertebesine ulaşan

Tertemiz bedeniyle gönüllerde yatan

Darbeyi engelleyen büyük komutan

Gökten bomba yağıyor yağmur misali

Görülmemiş böyle alçaklığın emsali

Hainler ödemeli yaptıklarının bedelini

Unutturmayacağız 15 temmuz gecesini

Bir değil bin asır geçse de bu gece unutulmayacak

Bu zafer altın harflerle tarihe yazılacak

Gün gelecek elbet hainlerden hesap sorulacak

Dalgalansın göklerde kandan rengini almış şanlı bayrak

Bu vatanı vatan yapan aziz millet

Uğrunda can verildi verilecek elbet

Vatan için ölenlere ölü demeyin diye indi ayet

Ey şehidim haydi kalk cennette bekler seni Hz. Muhammed

Şahin Hatunanaoğlu


TÜRK "TEMMUZ" DESTANI

Bir Temmuz gecesinde,pusuya düştü ümmet,

Bölünmek istendi bu asil,kahraman millet.

Asıl hedef İslamdı,son kalesi bu devlet,

Mekke'den bir ses; "Rabbim! Türkiye'ye yardım et.

Evi,barkı terkedip,döküldük meydanlara,

Ayyıldız bayrak için,Hilâl-i İslam için.

Siper edip bedeni,tam otuz kurşun yedik,

Ezan ve Kur-ân için,ümmet Muhammed için.

Hain bir saldırı bu Ebu Cehil soyundan,

Korkmaz benim milletim,böyle din tüccarından.

İnandık,yıkılmadık,andiçtik Ayyıldıza,

Hamd-u Senalar olsun beni "Türk" yaradana..

Mustafa Hallaç


15 TEMMUZ GECESİ

Yıl iki bin on altı temmuzun on beşi

Tanklarla çıkmış FETÖ'nün kalleşleri

Lakin karşılarında vatansever bir millet

Destek veriyor FETÖ'ye onlarca Avrupalı devlet

Yılmadı bu aziz millet vatanını savunmaktan

Bir kez olsun ayrılmadılar yolumuzdaki haktan

Darbe girişimi olurken durmadı evde millet

Vatan için fedakarlık etti herkes sağlıktan

Merkezleri Muğla/Akıncı Üssü

Vermişler hainlere asker süsü

15 Temmuz'da uyandı Türk Milleti

Harladılar köşede unutulmuş közü

Dedik tek bayrak tek millet tek vatan

15 Temmuz günü Boğaz Köprüsü'nde kan

Köprünün önüne adeta set çekmiş

Asker süsü ile onlarca aç hayvan

Gördük darbe girişimini öğrenince ağlayan askeri

Gözünü kırpmadan kurşun sıkan rütbeli kalleşi

Son yüzyılda neler neler gördü bu aziz vatan

Hepsininde sonu oldu akbabalarla kokmuş leşi

Yıkılmayacak bu devlet yukarıda Allah oldukça

Bir gün daha olacak Güneş doğudan doğdukça

Bu ülkeyi bu milleti kimse sahipsiz sanmasın

Bu devletin başında Erdoğan oldukça

HALİS AKAR


ON BEŞ TEMMUZ ŞEHİTLERİNE

Şu günün karanlığına bak asuman simsiyah

En büyük çakalların yayılıyor sesi, eyvah!

Sarmış etrafı karanlık yüzlü vahşi köpekler

Ölüm yayıyor etrafa ölüm bürümüş gözler

Satılmış kalplerin kan bürümüş çirkin gözleri

On beş temmuzda göründü vampirin it dişleri

Dönüp tarihe baksam böyle kahpelik bulamam

Ecdad başını kaldırsa vakayı anlatamam

Saltanat kurmak için Ebu Cehil torunları

Ateş açtı halka Nemrut Firavun orduları

Ezanların yükseldiği yurdu alamazsınız

Ceddin bile alamadı, siz mi alacaksınız?

İşte siper edip gövdesini kör kurşunlara

Geçit vermedin satılmış alçak namusuzlara

Sen ki bayrağını almış koşuyorsun cennete

Sen ki ecdadının kanını düşürmezsin yere

Peygambere komşu olmak içinken bunca çaba

Hangi peygamber sizi kucaklamayacak haşa!

Susturmamak için minarelerdeki ezanı

Bozdun alçakların hazırlanmış tuzaklarını

Salibin tuzaklarını bozarak haykırdınız

Tuzağınızdan Allah'ı habersiz mi sandınız

Bak, işte Asuman işte Süreyya işte güneş

Sizin kadar şanlı değil,olamaz sizlere eş

İşte sen ki şehit olmuş ceddine benziyorsun

Ceddin gibi tutmuş al bayrağı bırakmıyorsun

Elif vav ezan için namus için Kur'an için

İnmeyen bayrak için şehit oldun vatan için

Dünya var oldukça tarih hep sizleri yazacak

Tarih yazdıkça sizleri,dünya hep okuyacak.

Hasan Akdaş


SAĞ OLDU VATAN

Onlar Başkomutan vesilesiyle aslında, İlahtan aldılar emri,

Ne mutlu ki Bayrağı, indirtmedi Şahadetleri.

Boz bulanık bir geceydi ne kuşku vardı kalplerinde ne gözlerinde korku,

Emsalsiz bir kahramanlıktı bu, hainlerin tutuldu nutku.

Şaştı kaldı hain, patladı peşin sıra mavzer etraf kıyamet!

Tam 248 Şehit 2.193 Gazi, Allah'ım nedir bu alamet.

Eşten dosttan helallik alıp, ölüme yürüyen yanardağ yürekliler,

Müşrik yığınlarının karşılarına iman dolu göğüslerine açan gönüllü neferler.

Madem göz dikildi toprağa, el sürüldü bayrağa, beş para etmezdi dünya malı,

Umurlarında değildi yaşamak, biliyorlardı vatansız bayrağın dalgalanmayacağını.

Zulmü yapanların üzerlerinden çıkarılmalıydı, öz Mehmet'imin üniforması,

Dev tankların önüne yatıp ölüme gülümseyenlerin hakkıdır vatan savunması.

Elbet doğrunun yanındadır Allah ve her tekbir de esirgemeyecektir yardımlarını.

Sonsuza kadar yaşayacak olan Vatanda olacaktır ayrık otları,

Türk, Kürt, Alevi ve Çerkez'le bozuldu ve hep bozulacak oyunları.

Ay yıldızlı Al bayrak şehidime selam durduğu zaman,

Ne canları vardı akıllarında ne evlatları nede bir heves düşündüler o an,

Islandı kanla her yer, Şehadet parmakları havada şehit oldular, sağ oldu Vatan…

Hasan Başak


1 Bir olan Rabbim Allah ( C.C ) adıyla.

5 Beş vakit namazım ve okunan selalarla.

T Türkiye kahpe bir darbe girişiminde

E Ecdad durmadı her zaman kefere ile savaştı

M Muzaffer olur bu millet kalpler bir olunca

M Minareler süngü, müminler asker

U Uğrunda 252 şehit ve sayısız gazilerim var

Z Zikir eden kalp ile şükür elhamdurillah.

Arif Efe


Temmuzun gecesi

Geceydi güne uyandıran

Sıcaktı o gece namlunun ucundan çıkan mermi kadar sıcak

Köprüydü insanlar milleti birleştirecek kadar uzun ve sağlam

Temmuz gecesiydi yollara insanları koyan

Bir çift el vardı vücuddan ayrılan

Hayırdan uzak dinden uzak kurduğu büyük tuzak

Sökmez bu millete tuzak İstemezse Hak.

Görmek istersen millete bak

Bir ses küçük ekran canlı yayın

Haydi halkım inin meydanlardayım

Meydanlar ki evet bende ordayım

Asırlık oyun var ve onu bozmaktayım

Havalanan uçaklar helikopterler ama onların da üzerinde uçan iman

Bombalar yağıyor havadan karadan

Ama bir şey o bombaları yok ediyor işte iman

Temmuz gecesiydi herkesimi buluşturan çürükleri ayıran

Dünya bu olaya gizli hayran

Ey Ülkem durma bu oyundur hızlı davran

Bu uğurda ölmek en büyük davam

Amansız bir hastalıktı vatanımda olan

Ömerler var hastalığa Halis bir deva bulan

Ameliyata izin yok kardeşliğe devam

Ölümü öldüren yiğitler benim, benimdir atam.

Saatler geçiyor her saat sanki devran

Uyumak istemez millet görev ister heran

Rüyası yok olmuş zalimin hali durağan

Bir tarih yeniden dirildi korkuyor düşman

Yükseldi minareler içinde müslüman

Ezanlara karışmış Selalarda duam

Rızan için yaşadı Allah'ım bunca can canan

15 temmuz gecesi yazıldı milli destan

Osman Öner


Yeniden Doğuş

Yeryüzünü kaplayan ihanet kokusundan,

O gün, o ruh uyandı yüzyıllık uykusundan.

O ruh ki kılıcıyla kıtaları zapt etmiş,

Gemileri yakarak nice yollar katetmiş.

Ne kara bir geceydi... Beklenmedik bir andı,

Ufku örten karanlık kendisinden utandı.

Düşman kavi, gizlenmiş kuzu postu içinde,

Kırk yıldır örgütlenmiş, çöreklenmiş derinde.

Ve bir nida duyulur: "Davet var meydanlara!"

Vatan bir baştan başa boyandı al kanlara.

Siper etti gövdeni, koyarak imanını,

Bütün dünya izledi diriliş destanını.

Elde dua tufanı, dilde tekbir sesleri,

O gün düşman üstüne yürüdü Türk neferi.

Kalpte aziz hatıra, dudaklarda türküsü,

Vatan ki bu uğurda can verenler ülküsü.

Yârin mendilinde yaş, millet biziz, vatan biz.

Doğudan en batıya Fırat biziz, Ceyhan biz.

"Onlara öldü denmez, onlar diri" dediği;

Şehit biziz, gazi biz; isimsiz kahraman biz...

Ömer Faruk İpek


AZİZ MİLLETİM

Yaradan yardımcıdır senin her anına

Yeter ki sen ona güven

Düşman giremez vatanına

Var oldukça, ölmedikçe sen

Bu vatan için kanını akıtan

Bu topraklarda yatan

Unutma onların hepsi senin atan

Kimsenin olamaz yalnız senindir bu vatan

Bütün dünya göz dikmiş toprağına

Namertler çapulcular hepsi atakta

Düşman pusu kurmuş hem soluna hem sağına

Ey aziz milletim yeter ki sen dimdik dur ayakta.

Edip İlhami ERDOĞAN


15 Temmuzda;

Tanklarla toplarla gelenler oldu,

Türkiye bitti diyenler oldu,

Vatanı satıp gidenler oldu,

Hepsini gördük 15 temmuzda!

Hiç kimse bu vatana göz dikemez,

Türkün inancına söz edemez,

Dünya gelse bizimle baş edemez,

Hepsini gördük 15 temmuzda!

Bir olduk birlik olduk,

Eğilmedik dimdik olduk,

Yüzyılın oyununu bozduk,

Hepsini gördük 15 temmuzda!


SABAHI OLMAYAN GECE -15 TEMMUZ 2016-

Tarih on beş temmuz iki bin on altı

Gün geceye dönmek üzere!

Türk milletinin uykusuz kaldığı o gece

Uyuyanın ise uyanamadığı!

Hava sıcak, gökyüzünde uçan uçak

Birazdan yürekler parçalanacak

Kim derdi ki bir ulusun meclisi vurulacak

Tarihte olmayan, bu gece yaşanacak

Yaz yağmurları yağardı bu mevsimde

İnsanlar kaçışırdı kıyıya köşeye

Bu defa mermiler yağdı gökyüzünden

Hiç kimse kaçmadı, bulunduğu yerden

Sınırlarda beklerdi askerlerimiz

Rahat uyusun diye analarımız, bebelerimiz

Nöbet yeri değişti, yer başkentin kalbi

Nöbeti tuttu, sivilden bir ordu!

Geceler sabaha dönerdi, gölgeler uzardı kaldırımlarda

O gece sabah olmadı, karanlık kol geziyordu

Kaldırımlarda acı bir sessizlik!

Tarih hala on beş temmuzdu

Babasız kaldı küçük kız çocukları

Evlatsız kaldı bu ulusun anaları

Vatansız kalmadı! Bayraksız kalmadı!

Şerefli Türk Milleti, devletini vermedi!

Gerekirse gece oluruz gerekirse gündüz

Söz konusu vatansa biz bölünmez bir bütünüz

Esaret yoktur Türk'ün kanında

Silaha gerek yoktur bu bedende bu ruh olduğunda

Tüm dünya gördü o gece

Ne olur! Türk halkı bir araya gelince

Ne mutlu Türküm diyene!

Ne mutlu bu ay yıldızın uğrunda şehit olup düşene.

ŞEHNAZ ERYAŞA KAYRAKLIK

BAKÜ/AZERBAYCAN/05.05.2018


KARA GECE

Sela sesleri uyandırdı bizi,

Şehitler kulağımızı fısıldadı,ALLAH,ALLAH sesi,

Sokaklara döküldü millet

ALLAHIM sen sonumuzu hayır et

Tanklar,uçaklar silahlar vatan hainlere sabret

Bayrak ellerde cennet yakın analar yüreğinize taşlar basın,

Cennet çağırıyor şahadet yakın

Gök sema ordu gönderiyor akın,akın

Millet esarete inat yakın şaha kalkın

Ölümü unutup vatana bakın.

Dillerde dua kalplerde iman kurtuluş yakın gelecek zaman.

Korkup kaçtı cesaretsiz yılan

Millet yürüdü illede iman;Vatan,vatan…

Korkusuz ana,baba evlat dolmuş kamyona düşmana inat.

Yukarıda ölüm yağmuru, bedende sıcak kaçmak yok yok evlat…

Korkak ses duyulur pişmanız aman,yalan üstüne yalan

Artık susun,teslim olun geçti zaman…

Ayşe Uygun


Çünkü O Gün 15 Temmuz'du

O gün 22.00'da başladı herşey

Her şehit ayrı destan yazdı.

Sokaklar doldu taştı.

Çünkü o gün 15 Temmuz'du

O acı günde herkez beraber oldu.

Çünkü o gün 15 Temmuz'du

Herkez el elle hep beraberdi.

Çünkü o gün 15 Temmuz'du

Zeynep Nisa Kara


Zafer Günü

Cehennem gibi sıcak onbeş Temmuz akşamı

Yorulmuş gün dut gibi fırsattan kalkışma var

Türk Beyi davet etti artık durmaz gardaşı

Ak elbiseler giyer indirmez bayrağı yar

Gün bugün hadi gelin namerde el açma bak

Kubbenin altı susuz can verenlerle dolu

İnanmış kurtuluşa ey insanoğlu bak bak

Ak kefene bürünmüş er Ömerler hep yolcu

İşte selanın sesi diz çökmez Türk ün beyi

Ben ben Türk milletiyim Calut olsan yıkarım

Durmaz içimdeki kor, ellerimle boğarım

İşte yurt evladının zafer günü iffetli

Muzaffer KILIÇ


MİLLİ İRADE NÖBETTE

Dede Korkutun sözü yabana atılmaz,

" Hain içerdeyse, kapı kilit tutmaz ",

Halk meydanlara çıktı, bu oyunu yutmaz,

Emrin olur Başkomutanım, çık de çıkalım!

Millet! Dur, diyerek darbeye karşı ayakta,

Cunta başarısız, aralık, temmuz ve ocakta,

Bir olup hedefe baktık; il, ilçe ve bucakta,

Emrin olur Başkomutanım, bak de bakalım!

Türk halkının iradesine asla darbe vurulmaz,

Sel gibi kükrediği zaman, önünde durulmaz,

Vatan için yola çıktı mı, kesinlikle yorulmaz,

Emrin olur Başkomutanım, çık de çıkalım!

Millet! Darbeyi tanklara karşı elle püskürttü,

Göğsündeki İman, vatan hainlerini korkuttu,

Gündüz maişeti kazandı, gece nöbetini tuttu,

Emrin olur Başkomutanım, tut de tutalım!

Gençler göz kırpmadan tankların önüne yattı,

Geçit vermedi, hainleri dört yandan kuşattı,

Ebrehenin tanklarına, Ebabil kuşları taş attı, (1)

Emrin olur Başkomutanım, at de atalım!

Şehitler, canları pahasına darbeyi durdurdu,

Hainlere karşı cesaretle korudular, bu Yurdu,

Devletini koruyup, tankları önüne katıyordu,

Emrin olur Başkomutanım, kat de katalım!

Meclis binasının vurulduğu tarihte görülmedi,

Cuntacılar yüzünden bu memleket durulmadı,

Galiba bu hainlere Osmanlı tokadı vurulmadı,

Emrin olur Başkomutanım, vur de vuralım!


Yusuf KARAKOÇ

(15 Temmuz darbesinden bir gün sonra)

16 Temmuz 2016

Keçiören / Ankara

(1) İslam tarihinde, Kâbe'yi yıkmaya gelen Ebrehe'nin ordusunu, Rabbim! Ebabil kuşlarına taş attırarak Kâbe'yi yıkılmaktan korumuştu. Cumhurbaşkanımızın sözüyle meydanlara koşup, halkın üzerine kurşun yağdıran hainleri durdurmak için bizler de, taş attık vücudumuzu siper ettik vatanı koruduk. Burada bir teşbih sanatı var.


TEK VATAN - TEK BAYRAK - TEK MİLLET - TEK DEVLET

Ben Türk oğluyum, destan yazar, tarih yazarım,

Ülkeme göz dikenin, mezarını kazarım,

Yağmur olur yağar, fırtına gibi azarım,

Vatanıma kurulan, hain tuzağı bozarım.

Özgürce dalgalanır, ay yıldızlı bayrağım,

Vatan için hazırım, geçmedi gençlik çağım,

Şehit olursam eğer, cennet olur durağım,

Bayrağımı indirenin, ellerini kırarım.

Üç kıtaya hükmeden, Osmanlı torunuyum,

Haksızlığa boyun eğmem, bu en güzel huyum

Allahtan başkasına eğilmedim, ben buyum!

Milletime laf atanın, dillerini burarım.

Bayrağım, vatanım, namusum için yaşarım,

Bir hainlik sezdim mi, meydanlara koşarım,

Dağların, aşılmayan yollarını aşarım,

Devletime taş atanın, kollarını kırarım.

Yusuf KARAKOÇ


15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNE

Tarih 15 Temmuz 2016,

Vakit akşam on suları.

Kulaklarda değişecek tarihin tınısı;

Kalplerde demokrasiye vurulan darbenin sızısı.

Lakin korkutabilir mi bunlar mert vatan evladını?

…

Bir grup kalbi paslı, eli kanlı koymuş aklına hayınlığı!

Topla, tankla, milletin rızkıyla başladı ''yurtta sulh'' saçmalığı.

Reis-i cumhurdu halkın başkomutanı, halktı onun gönüllü komutası,

On binler, yüz binler çekinmeden ortaya koydu canını,

Ömer'ler, Erol'lar, Ahmet'ler, Ali'ler, Ayşe'ler şehadeti sakınmadı!

…

Onların bitmeyen hesapları, kirli senaryoları kaldı,

Vatanın mert evladı kurtuluş destanı yazdı, ihanet bastırıldı.

Analar ağladı, çocuklar öksüz kaldı, demokrasi yaralandı,

15 Temmuz'da tarihi değiştiren bir tarih yazıldı.

Aldı, yürüdü bir kez daha Türk milletinin şanı!

…

Milli irade ezdi geçti uçakları, tankları;

Şehadete yürüyen kahramanların ruhlarının izi kaldı.

Nefes aldıkça can, kalpler unutmayacak aslanlarını,

Tek tek sorulacak hesapları,

Yerde kalmayacak aziz kanları!

…

Hamd-u senalar olsun sana ey kahraman Türk evladı!

İman dolu göğsün yıldırdı FETÖ'yü, batıyı, topu, tankı.

Gururla taşı şehadet şerbeti madalyanı,

Suladın aziz kanınla vatan toprağını.

Hatıran daima yeşertecek demokrasi adına umutları…

Neriman GÜDER


BİR MİLLET YENİDEN DİRİLDİ

Bir millet ki düşünün her yanı ihanet ordusuyla çevrili

Ne yanı dönsek buram buram ihanet kokuyor

Avının ölmesini bekleyen akbabalar gibi bekleyeni çok

Türkiyem yükseldikçe hainler diş bileğliyor,

Lakin bilmiyorlar bu vatanda hainlere yer yok !

Çanakkale'de ecdadımızın kanıyla sulanan bu topraklarda ;

Kan emicilere,sinsi şeytanlara verilecek bir karış yer yok !

Seyit Onbaşım rahat uyu sen ,

Torunların mirasının başında göz açtırmıyor düşmana

Ders veriyor bizi yıkmak isteyen herkese baştan sona

Öyle kolay mı bu milleti yenmek,

Öyle kolay mı bu vatanı bölmek,

Bu millet ölümden korkar mı sandınız ?

Yanılıyorsunuz,Yanıldınız !!!

Tankı,topu,tüfeği,uçağı da gelse nafile

İman dolu bu milleti yenmeniz mümkün mü ?

Yer ve gök şahitlik ederken şehadete ,

Bu vatanı bölmeniz mümkün mü ?

Kürdü,türkü,lazı,çerkezi demeden bir olduk karşınızda ,

Çılgına döndünüz tanka,kurşuna kafa tuttuğumuzda

Hesap edemediniz bu millet artık oyuna gelmez !

Nene Hatun,Kara Fatma,Seyit Onbaşı gurur duyuyordur şimdi

Ömer Halisle,Fethi Sekinle,Abdullah Tayyip ve daha nicesiyle;

Minnetimiz vatana olan aşkıyla şehit olan sizleredir

Minnetimiz vatan için ölümü düğün görenleredir

Ey gözleri dönmüş kör şeytanlar !

Bu vatan ezelden beri bölünmedi bölünmeyecek !

Zulmedenin karşısında eğilmedi eğilmeyecek !

Eğer söz konusu vatansa hainlere asla fırsat vermeyecek !

Mehmet Yılmaz


ONBEŞ TEMMUZ TÜRKIYE'M

Onların değildi sadece, tüm dünyanın planıydı,

Ne yaparlarsa yapsınlar bizi yikamayacaklardi.

Biz her zamanki gibi; bir olduk, iri olduk, diri olduk,

En yaşlımızdan en gencimize, kundaktaki bebeğimize.

Şayet böyle olmasak, hepimiz yok olurduk.

Türkiyemiz ;toprağımız, goklerde dalgalanan albayragimiz,

Eğer sen olmazsan,gururla toprağın altında yatacagiz.

Matem yeridir bayrağının olmadığı yer,nasil oralarda kalacağız,

Makus talihimize yenilmedik,seninle beraber uyuyacagiz.

Ufkumuzda, canimizda sen oldukça, sonsuza kadar savaşacağız

Zaten senin içindir; mücadelemiz , uudumuz , kavgamız.

Burak Kocaman


Vatan millet deyince

Tüylerim diken diken

Yerinde duramıyor bu beden

Dışardaki değil içerdeki kahpeden

Sen bizi koru ulu Allahım

Vatanıma bedenim can feda olsun

Analar hırs edip aslan doğursun

Zalime kahpeye hesap sorulsun

Vatanımı aslansız bırakma Allahım

Er Doğan degil vaktinde doğan oldun

Guzel Türkiyeme sen lider oldun

İslam alemine ön ayak oldun

Ayagına taş degdirme Allahım

Mahmut Demircan


TEK NEFES TEK BİR YÜREĞİZ

15 Temmuz saat akşam sekiz

Bomba sesleriyle tüm ülke ürpeririz

Olayı öğrenince meydanlara ineriz

Milletçe tek nefes tek bir yüreğiz

Tankın altında kalan babalar

Şehit olan yiğit delıkanlılar

Çoluğunu çocuğunu alan analar

Milletçe tek nefes tek bir yüreğiz

Bakıyoruz soluk soluğa televizyonlara

Cumhurbaşkanı diyor ki "İnin meydana"

Bekliyoruz meydanda Türk bayraklarıyla

Milletçe tek nefes tek bir yüreğiz

Bombalar,tankalar,F-16`lar

Analar,bacılar hıçkırarak ağlar

Okunur ezanlar ,edilir dualar

Milletçe tek nefes tek bir yüreğiz

Gazi olup engelli kalanlar

Şehit olan oğlunun resmine bakanlar

15 Temmuz`u unutmayanlar

Milletçe tek nefes tek bir yüreğiz

Tarihi değiştiren tarih

Bu 15 Temmuz gecesi

Hepimiz diriz,biriz ve tekiz

Milletçe tek nefes tek bir yüreğiz

Esin Bozoğlan


15 Temmuz

15 Temmuz akşamında

Boğaziçi köprü başında

Asker elbiseli teröristler

Ateş açtı vatandaşa

Pensilvanya uşakları

Darbeye kalkıştılar

Benim güzel insanımın

Kanını akıttılar

Vurulup yere düşenler

Tekrar ayağa kalktılar

Geçmesin diye şerefsizler

Tankın önüne yattılar

Havada uçan uçaklar

İçinde hain alçaklar

Gazi Meclisimize

Bombalar yağdırdılar

Ancak! Sahipsiz değildi vatan

Başımızda bir uzun adam

Reis, başkan, başkomutan

Adı Recep Tayyip Erdoğan

Abdest aldı namaz kıldı

Kefeni ile yola çıktı

Yılmadı, korkmadı, kaçmadı

Vatanını hiç satmadı

İstanbul istikamet

Can Allah'a emanet

Ardında büyük millet

Sonumuz hayır elbet

Biz biriz, beraberiz

Türk'üz, Kürt'üz, Çerkez'iz

Vatan için hepimiz

Kurban, gazi, şehidiz.

Yüksel Erol


TÜRKLÜK YOLCUSU

Bir köşeye sinmiş bekliyordu engebe,

Vatan işte burası diyecekti geçene.

Sen kandıramazsın onun aslıdır ası,

Canının canında durur cesaret tası.

On beş temmuzdu tarih,

Yürüyordu oncası,

Kendisiyle geliyordu iman dolu gölgesi.

Korku kendini kattı safsatanın ardına,

Göğünde yıldız kattı onlarcası yurduna.

Bir kadın bir anne bir oğul bir baba,

Yüzünde aydınlık olan yolunda kala,

Gelir miydi beklenmese umut denilen tay,

İçindeki özgürlükle barışıktır ay.

Yıldızına kavuşur bayrağında al.

Bir güler yüzü var ki sorma sana koşan dinin,

Cesaretin, ilmin, sanatın ve sevginin,

Yürekleri acıtsa da yılanın zehir sosu,

Yorgun değildir asla Türklük yolcusu.

Gel gidelim dağların nazına, yazına

Milletim hiç gelmesin o zalimin gazına

On beş temmuz gibi olsun acı da olsa yası

Atamla geçildi bir zamanlar o engebenin hası.

Hatice Canan CAN PEARCE


KATILALIM MARŞA

Güzeldir anne güzeldir yurdumuz,

Bir an geldi zaman durdu oldu 15 temmuz.

Sen sanma ki bir dağı devirir en büyük kabus,

Yollar tersinden aksa da biz yolunu buluruz.

Biliyorum yalnız değildi o kadın,

O adam, o çocuk,

Bilmiyordum saat kaçtı , onlar değildi uçuk.

Bir zafere giden yolda sahipsizdi mutluluk,

Zalimler bulmadı bu yurdu, unutma ki biz bulduk.

Sevil anne güzel gör, güzel gül, güzel yaşa,

Asrın dev yürekleri on beş Temmuz 'da coşa,

Benden sana hatıra kalsın elimde çiçek,

O da benim gibi elbet bir gün ölecek,

Bilirsin yol aşılmak ister,

Yürekse dayanmak.

Katlanılmaz mı acın , zor mudur sana gülmek.

Aslında bilir seni de Mustafa Kemal Paşa,

Haydi on beş Temmuz 'da gibi katılalım marşa.

Hatice Canan CAN PEARCE


DESTAN

'Zafer inananlarındır.' Ayetine imanla,

Gitmek istercesine Hüseyin misali hasret bir yudum suya..

Karşı dururken ihanete görünmez ordularla

Doydu toprak..damla damla akan şehid kanıyla..

Hilal'in üstüne çöken karanlık

Gözlerinde belliydi ayyuka çıkan imansızlık

Ellerinde Kur'an ve bayraklı insanlık

Koşar adım gittiler şehid olmaya..

Düşenin yerini yenisi aldı..

Bunun son örneğiydi Kurtuluş Savaşı..

İşte bir milletin kendi ordusuna karşı,

Atılan imzasıydı yazılan son destana

Her yerde parçalanmış bedenler, uzuvlar

Hani, gövdesinden kopup savrulan başlar

Bunları göre göre ileri seyreden adımlar

Nefes nefes yaklaşırken kutlu yolculuğa

Görüşler farklı olsada amaçlar aynı

Her bir ağızda İstiklal nidaları

Ya Zaferdi yolun sonu, yada toprağın altı

Her zihinde aynı fikir, yolu yoktu başka..

Vatanım! Bitmez uğruna ne gazin nede şehidin

Gördü bunu orduları birleşen yedi düvelin

Kur'an, vatan ve bayrak uğruna edilen yemin

Bunlardı yurdumu çıkaran karanlıktan aydınlığa..

Abdullah Arslan


KAHRAMAN MİLLET

Öyle bir milletiz ki, kurşun yemek kolay iş,

Gelmesin özgürlüğümüze bir gölge!

Esir olmaktansa verir bu millet canını,

Gösterdi 15 Temmuz'da, bu kalmadı sözde!

Milyonlarca insanın hakkına el koymak için,

Saldırdılar tanklarla, tüfeklerle.

Susamazdı bu millet bu haksızlığa

Aynı kanı taşıyordu bin dokuz yüz yirmi birdekilerle.

Türklüğün hikayesi bu anlatılanlar,

Koca bir milletin kahramanlık destanıydı yaşananlar.

Bizlere Alparslan'dan miras kalmışken bu topraklarda yaşam,

Sabrı sınanıyordu bu milletin karanlık bir akşam.

Ecdadın torunları, kovmadı mı düşmanları bu topraklardan?

Bizler değil miyiz çağ kapatıp çağ açan?

40 kişiyle Çin sarayları basan,

Esir olmamak için ölümle savaşan,

Kahraman milletin kahraman askerleri!

Yine aynı kanı taşıyan milletti o karanlık gecede tarih yazan,

Ay yıldızın gölgesinde bağımsızlığını koruyan.

Canlarından vazgeçerler de geçemezler bağımsızlıklarından.

Tarih daima yazmaktadır şerefiyle ölmeyi bilenleri.

Bu milletin kalbine armağan edilmiş düşmanına bilenmesi.

Damarlarında akan asil kandır ki sebebi,

Atamın da dediği gibi;

"Koca bir dünya bir Türk'ün bedeli!"

ÇAĞLAR ÖZMEN


15 TEMMUZ KAHRAMANLIK DESTANI

Havada yükselmiş ebu cehilin askeri, yeryüzünde tanklar ,silahlar,bir ihanet ordusu

Ancak kurtaracak milleti sarsılmaz vatan arzusu

Lazım değil bize tank, tüfek,uçak başkomutan emir vermiş, millet olmuş etten yürek

İsimler başka, meslekler başka dillerde tekbir evet şimdi vatanı kurtarmak gerek

Sen sanma ki düşecek islamın son kalesi

Derman olmuş yüreklere Muhammedin(s.av.) cezbesi

Ezanlar okunuyor salalar veriliyor, gönüllere iman nuru doluyor

Müminler tek yürek olmuş Allahın şarabını içmeye koşuyor

İşte iman budur,irade budur,başkomutan budur, Halis demir vuruyor.

Ravzasına koşmak için Muhammedin(s.av.), Şehitler ölüyor ama ölü deil Allahın ask şarabını içiyor

Musa Gürbüz

15 'temmuza bak sen

daha on beşin de

gördük işte dünya gözüyle mühür gibi

Allahın sözünün eri olduğunu

bu bile yeter çeliğe su veren ebabilim

utanma mazindeki görkemden

tamamlanacak ya bir kere nur ala nur

başlayacak ya istiklal marşımız

ister sızan ister kamaştıran

aydınlık aydınlıktır

loş olsun şerefimize biraz kainat

romantik başlasın aşkımız

yol uzun

bayramımız tez olsun

öptüğüm o ellerle çevir sayfaları

yola gelsin aşkın siyeri

kuşa sorsun yol gözleyeni

sür yüzünü Rabbin yüzüne

yerinden olmasın merhamet

yurdundan olmasın aşk

dur dedik dünyaya durmadı

bu dalgalar yok yere kudurmadı

ne yaşadık ki sabırdan başka

ağızlarda buruk bir posa tadı

parçalı bulutlu tatiller

hiç bir hikaye görmedi böyle ihanetleri

görmedi hiç bir kurşun böyle katiller

yüreğiniz yetiyorsa fethedin yürekleri

alem aşk görsün

sıvazlamayın sırtını

boğazlamayın

bırakın aşk şerefiyle ölsün

kor dedik gönlümüze duymadı

bu sözler boşuna yorulmadı

ümmi

Mehmet Sadi Beyazıt


Temmuzun on beşi

Bir ağıt ki namesi yok, sessiz, sözsüz,

Zor battı güneş, kurşuniydi gecenin serilişi

Tank namlusu hepimize döndü, tereddütsüz

Bir destan yazıldı temmuzun on beşi.

Millete doğrultuldu milletin süngüsü,

Bölünsün istendi bir milletin ülküsü,

Bombalarla sarsıldı halkın kürsüsü,

Yer: Millet Meclisi, temmuzun on beşi.

Bayrak deniziydik, sokağa aktık oluk oluk,

Tükenmez bir mirasın yeniden dirilişi.

Cuntacılara inen kudretli bir yumruk

Bellekte kordur temmuzun on beşi.

Dolanmaz mı elleri ayaklarına!

Alsalar da bütün cephaneyi yanlarına,

İhanet bir hastalık gibi bulaşmışken kanlarına,

Mermi tanımaz mıydı sahibini, temmuzun on beşi?

Düşmanın karşısında arşa dostluk ettiler,

Şahadetle müjdelendi anaların güneşi,

Düşünmediler bile yaralanırlar, ölürler.

Cesaret, esareti kırdı temmuzun on beşi.

Kimileri yaralı, kimileri ölü; bilinmez kaç kişi!

Sanırsın indi melekler, kurtuluş harbinin eşi!

Yetmez miydi ya Rab bu sevdanın ateşi!

Bir bir düştü mevzileri, temmuzun on beşi.

Hakka ulaşmaz, tutmaz beddualar,

Sırrı sorma; bu, çoktan yenilmişlerin güreşi.

Fil ordusunu dağıtan ebabil gibi selalar,

Gecenin nuru oldular, temmuzun on beşi.

Batılı hak bilen kurşundan kaçılır mı?

Rehberi ilim olanın surları aşılır mı?

Şehidin aziz kanı toprağa karışır mı?

Bayrağın alı tazelendi, temmuzun on beşi.

Sonsuz bir toprak nöbeti bizimkisi,

Hepimiz aynı soydanız, kardeşin kardeşi

Bu sevda kalkanına değen herkesi

Bertaraf ettik temmuzun on beşi.

Delinmez, geçilmez bu ilahi çember!

Bir ışık ki öyle güzel, öyle ender,

Her bir şehidin çehresini ayrı süsler,

Yükselen tekbirlerle biter temmuzun on beşi.

Oğuz GEDİZ


TÜRK'ÜN KUTLU ZAFERİ

Başladı girişim sahte bir bildiriyle,

Belli ki yazılmış düşmanın kirli eliyle.

Millet şehit olmak için çıktı o gece,

Hiç kimse ölmek istemedi o gün eceliyle.

Atalarımız "su uyur düşman uyumaz" dediler.

Bir gece ansızın çıkageldiler.

O karanlık 15 Temmuz gecesinde,

Vatanını sevenler şehit olmayı diler.

Başarılı olacaklarını sandılar,

Bir dolarlara kandılar,

Askerlerimizi şehit ettiler amma,

Kahraman Halis Ömerimizi tanıdılar.

Meclisimizi vurdu hainler,

Çıkmadı içerden yiğit vekiller.

Başkomutan seslendi millete,

Döküldü o gece sokağa bütün iller.

Yedi Ağustos'ta Yeni Kapıda,

Tüm millet bekliyor hazırda.

Kol kola seksen milyon kişi,

Söyleyin kim var sırada.

Darbeye darbe yapan milletiz,

Hiç kimseye boyun eğmeyiz.

Karşımıza kim çıkarsa çıksın,

Çelik pençelerimizle ezeriz.

Eğer akacaksa toprağa kanımız,

Onu da bu ülke için akıtırız.

Sökmez bize tanklar tüfekler,

Bu ülkeye feda olsun canımız.

Bitti nihayet o uzun gece,

Darbeciler kaçtı sessizce.

Unutma sakın bu günü,

Unutturmayacağız senelerce.

Ahmet Sinan Küçük


15 TEMMUZ

Gökyüzü, bir boşluk üstünde bilinmeyen,

Bilinmeyeni bulmak isteyip, bulamayıp kinlenen,

Çelik kanatları uçurup canları inleten,

Orada bir güç var, o acıları dindiren.

Hayat bir zaman dilimi, kıymetini bilmeli.

Hainlere fırsat vermemeli, içimizden temizlemeli.

Her bir dakikasını mutlu geçirmeli.

Tanklara siper olmuş bir millet,

Huzur içinde geçinmeli.

15 Temmuz bir tarih değil, neslin dirilişi,

Atanın nesle seslenişi.

Gurur içinde yat Atam,

Şehitlerin kanları, bu toprakların beslenişi.

Zaman su gibi harcanır ömür içinde.

Bu millet için ömür biter, bilinmeyenin peşinde.

Bilinmeyeni bulur nesil,

Hizmetine sunar gururlu bir şekilde.

Ey evlat! Bilir misin bu canlar niye gitti?

Senin ve torunlarının geleceği için bitti.

Şehitler köprüsünde analar, babalar, bacılar dirildi.

Bu ıstırap, sonunda kökünden bitirildi.

HASAN ÇETİN


Vatansız Olamazdık

Dinle!..

Anlatayım

Evlatcağızım.

Biz Türkoğlu Türküz

Değişiktir mizacımız.

Doğruyuz, çalışkanız

Giydiğimiz hırkamız

Yediğimiz lokmamız..

İçtiğimiz su haramsız..

Sınırsız olmuyor

Yaşamlarımız.

Olur güzel

Dostluklarımız.

Kimi zamanda;

Yalnızlıklarımız.

Çıkar birisi, karşımıza;

Çıkarsız severiz

Hesaplar yapar,

Hesapsız gideriz.

Aşka düşeriz öylece;

Pervasız.

İçten içe yanarız biz;

dumansız.

Yuva da kurarız;

Çok olur sorunlarımız.

Kanatlanıp uçarız.

Olunca; çocuklarımız.

Gelir sonra...

Sıcak bir yaz.

Günlerden

Onbeş Temmuz...

Darbe haberleriyle

Buz kesiliriz.

Ne gördüğümüze,

Ne duyduğumuza,

İnanamayız.

Yıkmak isterler içimizden

İnsan sandıklarımız..

Nasıl yani?

Şimdi bu vatan;

Hainlerin

Ateşiyle mi yanacaktı?

Elin kölesi olan,

Bizim efendimiz mi

Olacaktı?

Hepsinin üzerinde bir dolar.

Zaten ederleri de o kadar.

Kaplar içimizi derin bir yeis.

Sonra birden haykırır reis.

Gecenin karanlığında.

Hain bombalarına inat.

Bir ışık belirir.

Bir kıvılcım çakar.

Gencimiz, yaşlımız,

Anamız, bacımız.

Hep birlikte

Şahlanırız.

Dökülür yollara,

Sel olur akarız.

Tankın önüne yatar,

Önlerini keseriz.

Onlar gerilerler.

Biz ilerleriz.

Göğsümüzü;

Bütün silahlara

Siper ederiz.

Vurulur düşer,

Bir ölür, bin diriliriz.

Kanlarımızı dökerler,

Kanımızla boğarız.

Bütün düşmanlarımızla

Bir olurlar..

Biz dünyaya;

Kafa tutarız.

Hainler düşünse biraz.

Bu vatan bize;

Bin yıllık miras.

Başkalarının bir türlü

Yazamadığı destanı;

Tek bir gecede yazarız.

Okunmalıydı;

Ezanlarımız.

Dalgalanmalıydı;

Ay yıldızlı bayrağımız.

Olmalıydı;

Üstünde yaşadığımız,

Öldüğümüzde;

Gömülecek toprağımız,

Vatansız olamazdık...

Engin Bayram


ÜLKEMİN UYANIŞI

Siz hiç İslam'ın ağladığını gördünüz mü?

Ben gördüm, 15 Temmuz akşamı.

Ebu Leheb'den bu yana kimse İslam'a böyle zulüm yapmamış.

Sözde din adamı olduğunu söyleyen it, aslında Yaradan'a tapmamış.

Siz hiç Türkiye'mi tek vücut gördünüz mü?

Ben gördüm, 15 Temmuz akşamı.

Halk farkında, sanki Kurtuluş Savaşı,

Haine boyun eğerse; ne ekmeği kalacak ne de bir kaşık aşı.

Siz hiç yaşıtları oyun oynarken, vatan savunan gördünüz mü?

Ben gördüm, 15 Temmuz akşamı.

Adı Abdullah Tayyip, daha 17 yaşında,

Nasıl böyle bir güç buldu dersiniz, hayatının başında?

Siz hiç ayağı kesilecek diye sevinen gördünüz mü?

Ben gördüm,15 Temmuz akşamı.

Adı Sabri Gündüz, kalbi iman dolu,

Gazimin yolu, Hakk'ın yolu.

Siz hiç adı İslam Ordusu olan başka ordu duydunuz mu?

Ben duymadım, Türk Ordusu dışında.

4 Nisan 1953'de Dumlupınar'da, Astsubay Selami: ''Vatan Sağ olsun'' demiş.

15 Temmuz akşamı vatan için, Ömer'im onlarca kurşun yemiş.

Siz hiç mahşer kalabalığı gibi insan topluluğu gördünüz mü?

Ben gördüm, Yenikapı'da, 7 Ağustos günü.

Milletim unutur mu hiç, geçmişi, dünü?

Bütün dünyayı sardı, tek vücut olmamızın ünü.

Sercan KARACA


15 TEMMUZ

15 Temmuz da yine doğdu bu vatan

Bir daha, bir daha Türkiye

Nice gaziler ve şehitler

Hepsi yine olsaydı yapardık derler

Bekle Atam geliyorum

Senin iznin ve şerefinle

Ülkemizde kazanılmış bir zafer

Geleceğin aziz yiğitleriyle

Sanma ki kalmadı mazide

Bu vatanın evladı

Çocukların ürkek sesiyle

İşler zaman rakkası

15 Temmuzda yeniden doğuş

Korkma aslanım sende boğuş

Ülkemizde boştur koğuş

Diril yiğidim burasıda mefruş

Hüseyin DOĞANGÖNÜL


İKİNCİ KURTULUŞ 15 TEMMUZDUR

İki bin on altı, on beş temmuzu,

İKİNCİ KURTULUŞ, günü biliriz.

Sarmıştı hainler, bak yurdumuzu,

Ölsek bile bir kez, bin diriliriz.

Gasp edip tankları ve uçakları,

Ezdiler hainler, genç kuşakları,

Gördüler ne imiş, halkın şamarı,

Hep hakkından geldik, gene geliriz.

Köprüler tutuldu, Meclis vuruldu,

Helikopterlerle, insan kırıldı,

Devletin bağrına, zorla girildi,

Unutulmayacak, ihanetiniz.

Fitneyle fesatla, gizli tuzakla,

İhanet ağını, kurup Baylok'la,

Sızmışlar her yana, kirli maksatla,

Çözüldü kahreden, emelleriniz.

Çok şehit verildi, döküldü kanlar,

İçten dıştan vurdu, kandırılanlar,

Teslim olmaz bu halk, bilsin düşmanlar,

Türk'üz biz, çağdaşız, asil milletiz.

Birlikle dirlikle, kurtuldu vatan,

Kimse koparamaz, bu güzel yurttan,

Bu devlet bu millet, aziz kahraman,

Bâkiyiz, hâkimiz, biz Türkiye'yiz.

"Korkma" der Andımız, korkmayız elbet,

Yaşayacak Türklük, hep ilelebet,

Yeri göğü arşı, sarsar bu heybet,

Al bayrağımıza, selâm veririz.

Şehitler gaziler, gözlerin nuru,

Özgürlük, Türklüğün, haklı gururu,

Atatürk diyor ki: Vatanı koru!

Bu canı uğruna, feda ederiz…

Mazlum Cihangir


SİNE-İ MİLLET

Bu millet ki mazisi kahramanlıkla dolu,

Evvel Asya bozkırı, ardından Anadolu.

Koşturdular kuyruğu düğümlü atlarını,

Garba doğru çektiler çelik pusatlarını.

Malazgirt'te Alparslan ruhuyla şahlandılar,

Mehmed'le İstanbul'a bakıp iştahlandılar.

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Bir gün Sultan Süleyman yurda padişah oldu,

İslam'ın düşmanları filizlenmeden soldu.

Cengaverce savaştı böyle tarih yazanlar,

Yükselsin diye her gün camilerden ezanlar.

Bilirlerdi rahmetle dolan toprak kurur mu?

Kahraman Türk evladı çalışmadan durur mu?

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Bereket fışkırdıkça kazmaları vurdular,

Heybetli otağları göklere dek kurdular.

Allah aşkı uğruna nice kanlar döktüler,

Vatan topraklarından fitneleri söktüler.

Asırlarca İslam'a sancaktarlık ettiler,

Aman dileyenlere tez zamanda yettiler.

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Ancak bir vakit geldi, düşman yine kudurdu,

O düşmanı topyekûn Türk milleti durdurdu.

Önce Çanakkale'yi geçemeyip düştüler,

Sonra Anadolu'nun bağrına üşüştüler.

Korkmadı Asım nesli, çekinmedi zalimden,

Asker oldu anadan, miğfer oldu alimden.

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Her şey kötü giderken bir yiğit adam geldi,

Adı Mustafa Kemal, ruhu ömre bedeldi.

Döndü Samsun'a doğru sine-i milletine,

Dünyaları dar etti işgalci illetine.

İlk adımla coşmuştu 19 Mayıs ruhu,

Kovdular hep beraber düşman denen gürûhu.

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Çınlattılar durmadan gökyüzünün arşını,

Söylediler yürekten hep İstiklal Marşı'nı.

Sonra Meclis açıldı, kazanıldı hürriyet,

Yedi düvele karşı kuruldu Cumhuriyet.

Yıllar gelip geçerken Allah'a yalvardılar,

Yurt için dua edip, secdelere vardılar.

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Ancak soysuz dillerin haindi her hecesi,

Yine peydah oldular 15 Temmuz gecesi.

Milyonlar vücudunu al sancağa bürüdü,

Kırpmadı gözlerini tank üstüne yürüdü.

O millet ki benliği Hakk aşkıyla yoğruldu,

Onun verdiği silah geldi ona doğruldu.

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Kabul edilir miydi bu onursuz esaret?

Kalmıştı ecdadından Türk'e sonsuz cesaret.

Yürekler seslendirdi masumların hıncını,

Ebabiller kıskandı kulların inancını.

Yaradan kahreyledi, mağlup olup gittiler,

Milletin imanıyla toprak olup bittiler.

Bir kılıç, bir kalkan,

Döktüler hep al kan,

Hem Kafkas, hem Balkan,

Allah diye bağırdı.

Sercan Bayram


FATİHİN TORUNU

Bükülmez Demir'din,kalkamadın yerden

Bilirim gözü kara, zırhlı imandı perden

Arşa çıktı selalar,sen vazgeçerken serden

Korkma,Fatihin torunu döndük seferden

Şahlandı Anadolu, Millet aratmadı atanı

Siper durdu tanklara, çiğnetmedi vatanı

Bir diriliş ki sorma,kalkar altında yatanı

Korkma,Fatihin torunu döndük seferden

Keser atarız uzvu, mikrop değse özümüze

İçerdeki kahpeler,nasıl baksın yüzümüze

Koskoca cihan durdu, gelirken üstümüze

Korkma, Fatihin torunu döndük seferden

Dalgalan şanlı Bayrak, bitmez hürriyetin

Düşmana düşmanız, farketmez zürriyetin

Karanlık bir gecede, Halis değilse niyetin

Korkma, Fatihin torunu döndük seferden

Son nefer düşmeden, terkedilmez bu ocak

Şehidim müjde sana,açıldı semada kucak

Koymam kanını yerde, hesabın sorulacak

Korkma,Fatih'in torunu döndük seferden

Mustafa Us


REİS

Reis Kükreyince Marmaris'den,

Mesajı alan milyonlar, çıktı evinden,

Aslanlar gibi dikildi tankın karşısına,

Temizledi yeri göğü darbecilerden.

Ders verdi dünya ya ince ince,

Yazdı beyinlere zaferi hece hece,

Umudunu darbeye bağlayan güruha,

Haykırdı, biz bitmedik diye pençe pençe.

Demir eridi, çelik büküldü utancından,

Sıyrılamadı batı, haçlı ruhundan,

Gazel okuyor hariçten karga misali,

Uçtu Hayalleri, şehit gazi avuçlarından.

Haksızlık yapılıyormuş güya hainlere,

Çok yüzlülük yer etmiş hücrelere,

Kucak açtılar pamuktan, yünden,

Bir dolara satın aldıkları alçak köpeklere.

Bakarken imrenirdik, üniformalarıyla,

Alkış tutuyorduk parlayan yıldızlarıyla,

Meğer sızmışlar afyon alemlerinde,

Göz boyamışlar sınavda, hırsızlıklarıyla.

Kime güveneceğiz şaşırıp kaldık,

En güvenilir yerden hain yakaladık,

Gizlenmişler kanser gibi kanımıza,

Silbaştan kadroları temizliğe başladık.

Tez zamanda kurtuluruz bu illetten,

İçimizde barınan hain, Zilletten,

Bir olduk, diri olduk, iri olduk,

Umut kesilmez asla bu milletten.

Demokrasi dersi veriliyor her meydandan,

Şaşırdı kaldı batı hezeyanından,

Eli ayağına dolandı, tutuldu dilleri,

Atıyor her türlü iftirayı kirli medyasından.

Kenan Yılmaz


UTANÇ GECESİ

Ürperdik Bir Akşam Üstü Gürültüyle,

Anlayamadık Birden, Yaşlısı Genciyle.

Gökyüzü Bir Başka Yırtılıyordu Bu Gece,

Titriyordu Karanlık Bomba Sesleriyle.

Anladık Ki Vatana Kastediyor Hainler,

Yolları Doldurduk, Çekildi Tekbirler.

Salalar, Ezanlar, Marşlar Ve Bayraklar,

Kaçacak Delik Aradı Satılmış Köpekler.

Feryatlar Yükseldi Ocaklarımızdan,

Kaç Körpe Can Uçtu Kucaklarımızdan.

Namusunu Satmış Canilerin Yüzünden,

Demir Eridi, Çelik Büküldü Utancından.

Bomba Yağdırdılar Tepemize Hayasızca,

Tankların Altında Ezdiler Acımasızca.

Bu Benim Sandığım Göz Bebeğim Ordum,

Namlu Doğrulttu Bağrıma, Düşmancasına.

Durmak Yakışmaz Gardaşlarım Hadi İleri,

Çeliğe, Demire Karşı Açtık Pençeleri.

Bir Dolara Vatan Satan, Haşhaşileri,

Yaka, Paça Tutup, Doldurduk Nezaretleri.

Dağlardan Kükreyen Sele Benziyorduk,

Önümüze Çıkan Tankları Sürüklüyorduk.

Darbe Sevici, Sözde, Medeniyetlere !

Ellerimizle Demokrasi Dersi Veriyorduk.

Meydanlara Sığmaz Oldu İnsanlar,

Kırmızı Beyaza Boyandı, Elde Bayraklar.

Demokrasi, Hürriyet Coşkusu Yaşarken Biz,

Kaçacak Delik Aradı Namussuzlar.

Allahım Bir Daha Böyle İmtihan Etmesin,

Babaya Oğlu, Vatana Orduyu, İsyan Ettirmesin.

Milli İrade Hakim, Gücümüz Denenmesin,

Türkiye Diz Çökecek Diye Kimse Heveslenmesin.

Meydanlar Coştu. Olmasın Gayri Kalplerde Yeis,

Söz Konusu Vatansa, Gerisi Mevzu, Bahis.

Bir Olduk, İri Olduk, Diri Olduk, Yanındayız,

Mevla'm Ömür Versin, Sen Çok Yaşa, Ey Koca Reis.

Kenan YILMAZ

18.07.2016/ 19:45


ONBEŞ TEMMUZ MİLLİ İRADE (DEMOKRASİ) ŞİİRİ

Günlerden onbeş temmuz ikibinonaltı

Milli irade o akşam bir ihanetle sarstı

Okunsun selalar kılınsın fetih namazı

Halka kurşun sıkan da hem aşağılık hem bayağı

Şahlansın yeniden o çanakkale ruhu

Olsada ellerinde uçağı tankı topu

Sineme doğrulmuş bir hain namlu

Vurmazsan namertsin sen ey çapanoğlu

Vatanım üç taraf deniz çokça da nehir

Bilmem kimden aldın sen bukadar emir

Olursa söz konusu ulus bilmeyiz kadir

Tam alnından vurur seni ömer halisdemir

Öyle kolay değil ülkeme darbe yapmak

Meydanlar kimlerle dolu dönde bir bak

Damokrasi halkındır hep halkın kalacak

Fatihin torunlarıdır işte gördüğün bu halk

ŞİİR: YAVUZ TEKÇİ


UNUTMADIK ON BEŞ TEMMUZU

Simsiyah bir gecede çıktık meydanlara,

Ay geceden beyaz gece aydan siyah;

Dilimizde şehadet göğsümüzde iman

Unutmadık on beş Temmuzu.

Ortaktık bir namusa,

Hep beraberdik omuz omuza

Düşman duramadı karşımızda

Unutmadık on beş Temmuzu.

Din,Dil,Irk ayrımı yoktu

İçimizde vatan sevgisi çoktu

Tüm dünya düşman Müslümanlıktan korktu

Unutmadık on beş Temmuzu.

Önce vatan millet dedik;

Geride bıraktıklarımızla helalleştik

Şehadet şerbeti içip yollara düştük,

Unutmadık on beş Temmuzu.

Biz Osmanlı torunlarıyız,

Korku nedir bilmedik.

Başımız dikti alnımız temiz,

Unutmadık on beş Temmuzu.

Şehitler göğe yükseldi simsiyah o gecede;

Bölünemedi vatan böylece...

Zalim düşman çaresiz kaldı,

Anaların duasıyla millet bu zaferi de kazandı

İşte biz unutmadık on beş Temmuzu.

Gamze Güney Genç


Bir yaz gecesi,

Gün,temmuzun onbeşi

Fırtına öncesi sessizlik...

Göklerden bir koku yayılıyor etrafa

Bu koku insana huzur,cesaret ve hüzün aksediyor

Bir anda bir ses ortalığı velveleye veriyor.

Onlarda kim?

Kendini beş kuruşa satmış hainler

Tankları halkımın üzerine sürüyor

Hainler tankları halkımın üzerine sürdüğünde

Halkım göğsünü siper ediyor düşmana

Bir an tereddüt ne kelime?

Canını hiçe sayıp haine geçit vermiyor halkım.

Ve kurşunları yağdırıyor hainler

Şehadet şerbetine susamış gençler

Birer birer içip saadet-i ebediye eriyorlar.

Cesaret kanında olan halkım

O gün geçit vermedi haine

Sanki Çanakkaledeki gençler oradaydı o gün..

ve sanki oradaki askerler.

sanki gökten melekler inmişti İslamın son kalesini müdafaa etmek için...

Enes BAŞALAN


DİRİLİŞ 15 TEMMUZ

OĞUZDAN BERİ DEVLETİZ,YİTMEYİZ

KIZILELMA HEDEFİMİZ

KURAN REHBERİMİZ ,ALLAH AŞKI ATEŞİMİZ

'' BİR ÖLÜR , BİN DİRİLİRİZ ''

İÇİNDENMİŞ GİBİ GELDİ İHANET MİLLETİME

TANK , UÇAK , MERMİ , BOMBA YAĞDI ÜSTÜNE

SELALARLA KOŞTU , ŞEHAEDET ŞERBETİ İÇMEYE

AYAĞA KALKTI TÜRKİYE ' M VATAN SAĞOLSUN DİYE

EL OĞUŞTURUP BEKLEYENLER NAFİLE

O GECE ÇANAKKALE DUASI ÜMMETİN DİLLERİNDE

BAK ŞANLI TARİHİME , SIĞMAYIZ YEDİ DÜVELE

YİĞİTLER HER DAİM CEPHEDE , DUA ORDUSU SECDEDE

MALAZGİRT , İSTANBUL , ÇANAKKALE , MİLLİ MÜCADELE

DİRİLİŞİMİZ UMUT MAZLUM MİLLETLERE

YAŞASIN NESLİM İLELEBETTE

'' TEK VATAN , TEK BAYRAK , TEK MİLLET ,TEK DEVLETTE ''

Mehmet Emin VURGUN


Bir tarih ki bu akıllara zarar

Almış eline tüfeğimi geliyor contacı sahtekâr

Dur dedi yiğitlerim Hakka bakar

Okundu selâlarınız bu vatan size minnettar.

Kaptı şanlı bayrağı koştu meydan yerine

İmanı göğsünde sevdası yüreğinde

Çarıklarını unutmuş bebeği bekler evinde

Kana susamış cellatı karşıladı köprüde.

Toprağıma göz dikmiş bir avuç ahmâk

Bide yeşil giymiş sanırsın ahbap

Ne ar kalmış ne de adap

Gün aydınlanır olursunuz berbad.

Açta gözünü artık bir bak

Yetmedi mi Osmanlı dan yediğin tokat?

Size yakışır vatanını satmak

Öldürmez bizi üstümüzden geçtiğiniz tank.

Bir destan ki bu yüreklerde yara

Onurumuzdur derdimize devâ

Sarılmış Şehidim al bayrağa

Milletini bekliyor sıratta.

Şengül Çokiyigezer


Bir İhanetin Ayak Sesleri !

Temmuz'un ortasında bir İstanbul akşamı,

Hüzün dalgalanıyor boğazın sularında..

Hatırıma getirdim bir an Bağdat'ı, Şam'ı,

Zalimin pençesinde, hain pusularında...

Bir ihanetin ayak sesleri duyuluyor,

Son kalem namlusunda topun, tankın, uçağın..

Umutlarım bağlanmış gözleri oyuluyor,

Abandı üstümüze karanlık yüzü çağın..!

İninden çıkmış kuzu postundaki canavar,

Yolları kapatmışlar, köprüleri tutmuşlar..

Baba-oğul, anne-kız meydanlara akın var,

Bunlar hesap yaparken, milleti unutmuşlar..

Gönüller tutuşurken bir yiğidin sesinde,

Korku dağlara kaçtı, zaman kana boyandı..

Bir ilahi şahlanış bayrağın gölgesinde,

Toprağa düşen canlar ötelere uyandı..

Sevginin imtihanı çıplak ellerde vatan,

Tekbirlerle yürürken ölümden pervası yok..

Ruhunu, namusunu melun şeytana satan,

Bu soyu bozukların dünyada devası yok..

Edirne'den Ağrı'ya gökkubbede selalar,

Bir millet ki ezelden şehadet sevdalısı..

O çakal sürüsüne bir aslan gibi dalar,

Demirden daha kavi imanın en Halis'i..

Yüksel'im selamlasın güneş gülistanını,

Yarab Türk'ün düşmanı kahr-u perişan olsun..

Tarih altın kalemle yazacak destanını,

Gelecek nesillere şeref olsun, şan olsun..

Servet Yüksel


Tuzak

Bilmiyordu ki akşam ezanını okuyan imam

melunlar pusuda

Bilmiyorduki olacakları gece ...

Asla çökmezdi yoksa

Bİlmiyorlardı o tanklar tüfekler hainleri

Patlamazlardı asla

Ezan okundu namaz bitti

Gece çöktü karanlık belirdi

Tanklar tüfekler devreye girdi

Hainler ise aniden belirdi

Tuzak kurdular onlar

Allahtan korkmadan

Tuzak kurdular onlar

Çıktılar imandan

Ateş ettiler ama kendilerine

Zulmettiler ama nefislerine

Tuzak kurdular onlar

Ama kendi ahiretlerine

Bilmiyordu o hainler

Millet hiçbirzaman yenilmeyecek

Bilmiyordu o hainler

geceler sabahlara tekrar geçeçek

bilmiyordu hainler o tüfekler tanklar onlara ateş edecek

Ve bilmiyorlardki o melunlar

BU ülkenin semasında EZAN HİÇ BİTMEYECEK

volkan sefer aydınla


Kahramanlarını Düşün…

Caddeler sapkın bir cüretle çevrilmekteydi koca mahşere,

Kahramanlar konduramazdı kara lekeyi mukaddes hilale.

Namluların ucu tam hedef almışken bölünmez birliğimizi,

Unuttukları şuydu ki, millet bilinci taşacaktı sığmayıp enginlere.

Ruhları büsbütün vatan aleviyle parlarken yiğitlerin;

Sönebilir miydi bayrak aşkı, göğüs gererken yavuz mümin?

Kanmak kolaydı lakin göstermedi halkım tek tahammül,

Bil ki kalpler bir olunca bölünemez bastığın kutsal zemin!

Cihandaki en çetin cenkler bu topraklarda yaşandı asırlardır,

Defalarca durdu vakit, sınandı Türk'ün yüreği kaç zamandır…

Temmuz'un on beşi de bunlardan biriydi şüphesiz lakin,

Şehid oğulları atasını incitmez, Akif'in torunları bunu bilir.

Sen de kardeşim, uğrarsan günün birinde benzer teşebbüse,

On beş Temmuz'u, kahramanlarını düşün; durma, atıl vazifeye.

Karşındakiler esiri olmuşsa dahi en beter şerrin, karanlık gafletin;

Damarlarındaki kanla yetinsen kurtulacaktır istiklalin.

Berkut Özcan


Koca Bir Gün 15 Temmuz

Vatan'dı toprakta canın önünde

Ne aydınlıktı, nede karanlık,yarının gününde

Minareden selalar yükseldi , o gecenin göğünde.

Vatan'dı millette işte bu milli iradede.

Milletti o gece o mecliste

Bir ses geldi gazi mecliste

Bomba da atsanız bozdağdan millete

Çünkü korku yoktu,milli irade millete.

Başkomutan'dan davet vardı, meydana

Herkes koştu meydan dan ,vatana

Vurdular onları hain kurşuna

Şehadetti onlara bu ayyıldızlı bayrak uğruna.

Durmak yoktu gece den sabaha,

Sözü vardı halkın, bu meydan dan şaha

Dilde tekbir vardı, yüce ''ALLAHA''

Bir emanet vardı,ayyıldızlı bayraktan sabaha.

Nurullah İlyasoğlu


VATAN UĞRUNA

Habersizdi millet oturuyordu evinde

Hainler saldırıya geçti, Temmuz'un 15'inde.

Meydanlara indi herkes başkomutan emrinde,

Unuttu halk herşeyi, vatanı kurtarma derdinde.

Çocuk, genç, yaşlı sokağa döküldü,

Özgürlük uğruna yüzlerce şehit düştü,

Ömer Halisdemir gibi kahramanlar haini püskürttü,

Tüm dünya Türk'ün gücünü birkez daha gördü.

Anladı artık hainler başarısız olduğunu,

Türk'ü bölmenin, şanlı bayrağı indirmenin zorluğunu,

Bilsinler bu millet Osmanlı torunu

Kimselere bırakmaz bayrağı ve cennet yurdu.

Fatih Dağlı


TEKERRÜRDEN 15 ÖĞÜT

Gece vakti sokakta durdurulan bir tanktır,

Minareden gelen ses seni Hakka çağırır,

Düşmandan dost olmaz düştüğün an sağırlaşır

Yarın Hak karşısında saçın sakalın ağarır.

Milli değerlerini unutup yabana atma,

Ülkeni yücelt asla sırtını dönme Atana,

Kara günler çöktü sokağa, kapına,

Sabret! Sonra çık dışarı boyun eğdirt düşmana,

Bu millet kolay kolay gelmez oyuna,

Yatırır düşmanın sırtını çimene toprağa,

Sakin! Kanma hainlere girme çukura,

Senin rahatın için şehitler yatar o mezarlarda .

Hainler ayak basmasın tertemiz ülkemize ,

Gözünü kırpmadan çek tetiği vur kellesine,

Vatan için ölsen de korkma, geri çekilme ,

Öp bayrağı alnına koy ve sarıl ak kefenine.

Ahmet Aktürk


15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNE

Bir 15 temmuz gecesi

Leş kargaları gibi

Üstümüze üşüştünüz

Şahinleri hesaba katmadınız

Nur içinde yat şehit kardeşim

Demir dağları erittik

Bozkurtlarla yol aldık

Anadolu'ya kök saldık

İyiyi doğruyu biz ayırdık

Anlayamadılar şehit kardeşim

Çakallar meydanı sahipsiz sandı

Topumuzla tankımızla vurdular bizi

Kin küfür ihanet kustular

Aslanları hesaba katmadılar

Kutsalımızsın şehit kardeşim

Müminiz dediler haçlı çıktılar

Din kisvesinde milleti soydular

Mehmetçik yerine şövalye yetiştirdiler

Ümmeti köleleştirmeye çalıştılar

İblisi solladılar şehit kardeşim

Ömer Halis Demir'i bilemediler

Erol Olçokları bilemediler

Makamın mübarek olsun şehit kardeşim

Şişesi elinde sarhoşlar meydanda

Türkü kürdü Zazası meydanda

O gece bütün ümmet meydanda

Bu ne sevdadır şehit kardeşim

Umutsuzların umudu

Vatansızların vatanı

Açlara aş yaralılara şifa

İnsanlığın kılavuzu başkomutanımızı

Hedef aldılar şehit kardeşim

Ufku geniş yolu uzun

Sinsi planlar tuzakla dolu

Ecdadın mirası var omuzlarında

Böyle yiğidi hedef aldılar

Asıl hedef ümmet şehit kardeşim

Her koldan tepelere geldiniz

Birbirinizi hep kolladınız

Mazlumların hakkını yediniz

Dinimize bile hile kattınız

Zebani bunlar şehit kardeşim

Ümmetin son kalesini yıkmaya geldiler

Bütün umutları yıkmaya geldiler

Yüreği Afrika da Myanmar da Afrin de

Baş komutanı almaya geldiler

Bölücülere lanet olsun şehit kardeşim

YAZAN: AHMET BOZKURT


ON BEŞ TEMMUZ ZAFERİ

Onurlu şanlı tarihimize bir gün daha eklendi

Niye bu ihanet,hainler sizden ne beklendi

Birlik ve beraberlik ile karşı koyarız

Eğer söz konusu ise bağımsızlığımız

Şahit olsun tüm dünya

Türk milletine ihanet ne büyük hata

Ebediyen sahip çıkacağız yurdumuza

Mücadelemiz bağımsızlık uğruna

Meydanı hainlere bırakmayız

Unutamayız ,unutturmayız ihaneti asla

Zorbalıkla demokrasimiza karışma

Zaferlerle dolu tarihimiz artık anlasan

Asla vazgeçmeyiz değerlerimizden

Fedakarlık bizim şerefimizden

Ey şehidim hakkını helal et

Rahat ol,bu vatan sizden emanet

İstiklal amacımız kalacak ilelebet

JALE ERSÖZ


15 TEMMUZ MU?

15 Temmuz mu?

Yüce Türk milletinin büyük asaletini gösterdiği özel bir gün

15 Temmuz mu?

Metehan'ın kılıcının, Atilla'nın kırbacının, Alparslan'ın topuzunun kahpe düşmanın yüzüne bir kez daha indiği gün…

15 Temmuz mu?

Fatihin İstanbul'u titrettiği Yavuzun yumruğunu İslam düşmanlarına savurduğu kanuninin Avrupa'yı dize getirdiği, Abdülhamid'in hasta adamının bir kez daha iyileştiği gün…

15 Temmuz mu?

Ömer HALİSDEMİR 'in, Erol OLÇOK 'un, Abdullah Tayyib'in ve geriye kalan 248 şehidimizin şehadete yürüdüğü gün…

15 Temmuz mu?

Canını hiç düşünmeden yarınlarımız uğruna kanını toprağa döken aslanlarımızın bizi gökyüzünden izlediği gün…

15 Temmuz mu?

Kanlı ama bir o kadarda şanlı bir tarih unutma unutturma…

Yakup KAPTAN


BAYRAK

Her bayraktan üstündür, bizdeki bayrak

Türk bayrağı, hür biçimde dalgalanacak

Ey şehit oğlu şehit, kanınla çizildi bu bayrak

Senin kanınla, dünya durana dek dalgalanacak

Tanklara karşı, et ve kemikten duvarız

Vatan için can vermeye, biz dünden razıyız!

Ne oyunlar düzenlendi, bu vatan üzerine

Bir kez değil, yüzlerce kez ölmeye hazırız!

Üçler, pirler, yediler ruhuna, kalkın ayağa!

Dalga ol geçit verme, verme ey müslüman!

Düşmana boyun bükmeyen, şanlı aslan

Doğrul büküldüğün yerden, kalk ayağa

Gün şafak vakti, geri çekilme burdan

Sen kalk mehmetçik, kalk oradan

Gün birlik günü, kardeşlik günü

Verme düşmanıma, bir avuç toprak!

Yüz yıllarca akacak, akacak bu tarih!

Kim bilir ki, belki de geliyor fatih!

Kanın durmadan, sende durma

Haydi gurur lan, ey şanlı müverrih

HAKAN ŞİMŞEK


GELECEĞE MİRAS

"O GECE"

BİR GECE YARISINDA SELALARLA UYANDI BU VATAN,

SUSMAK YOK, DURMAK YOK, UYKU BU GECE HARAM.

DOLDU TAŞTI SOKAKLAR, DOLDU BİR ANDA BÜTÜN MEYDAN.

KOŞUP GELDİ, KADIN ERKEK, ÇOLUK ÇOCUK, BAYRAĞINI KAPAN.

ARŞA KADAR YÜKSELDİ, O GECE, TEKBİRLERLE SESİMİZ

KİMSEDEN KORKMAYIZ, DÜNYA'YA YETER GÜCÜMÜZ.

AYNI BAYRAĞA, AYNI VATANA SEVDALIYIZ HEPİMİZ,

BU YOL ŞÜHEDA YOLU GERİ DÖNMEYİZ HİÇBİRİMİZ.

MİLLETÇE, OMUZ OMUZA YAZILMIŞ EN SON DESTAN,

GEÇMİŞTEN GELECEĞE MİRAS KALACAK OLAN,

BÖYLE BİR ZAFER HİÇBİR MİLLETE NASİP OLMAYAN,

İŞTE O GECE YAZILDI, BİR DAHA HİÇ UNUTULMAYAN.

BU VATANI BÖLMEYE HAİNLERİN GÜCÜ YETMEDİ.

NİCE CANLAR TOPRAĞA DÜŞTÜ KİMSE VAZGEÇMEDİ.

AL BAYRAĞA SARILI GÖĞSÜNDE AÇMIŞ KIRMIZI GÜLLERİ,

CENNETTE KARŞILAR MELEKLER, ŞİMDİ BÜTÜN ŞEHİTLERİ!

CEMİL KÖMÜR


15 TEMMUZ GECESİ

15 Temmuz gecesi büyük bir zulüm,

Kandırılmış askerler yazık ki bugün.

Aldığı emirle tankı, tüfeği,

Halkımın üzerine püskürttüğü gün.

Onların niyeti vatanı bölmek,

Türk'ümün direnci ne top, ne tüfek!

Salâ ile inledi yer, gök, memleket,

Vatana sahip çıkmanın vaktidir buğün.

Aslında bu bize büyük bir örnek,

Vatana her zaman vardır ihanet.

Devletin içinde olan hainler,

Millet tarafından temizlendiler.

Bir çok şehit verdik biz bu vatana,

Gökte dalgalanan bayrak uğruna.

Gerekirse kanımın son damlasına,

Vermeye hazırım şanlı bayrağa!

YAĞMUR DOLAZ