Güneş Sistemi'nin elmas çekirdekleri!
Bilim insanları, 1969 yılında Dünya'ya çarpan Allende göktaşının içinde bulunan nanoelmasların kimyasal bileşimini analiz etti. Science Advances dergisinde yayımlanan ve California Teknoloji Enstitüsü (Caltech) araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmaya göre, bu elmasların uzay taşlarındaki diğer materyallerden çok daha eski olduğu ortaya çıktı.
Atmosfere girdiğinde 1,8 ton kütleye sahip olan Allende, bilinen en büyük ilkel göktaşlarından biri olma özelliğini taşıyor. Hiçbir zaman büyük bir gezegenin veya uydunun parçası olmayan bu göktaşı, Güneş Sistemi'ni oluşturan ilk gaz ve toz bulutunun orijinal yapısını günümüze kadar muhafaza etmeyi başardı.
Araştırmacılar, meteorun karbon açısından zengin bölgelerinde Güneş Sistemi'nden bile daha eski olan, çoktan ölmüş yıldızlardan geriye kalan nanoelmas kristalleri keşfetti. Bu eşsiz kristallerin kimyasal yapısı, bugüne kadar incelenen hiçbir gezegen veya göktaşı örneğine benzemiyor.
Bilim insanlarına göre Güneş Sistemi'nin oluşum süreci tam olarak bu parçacıklarla başladı. Genç Güneş'in etrafındaki toz ve gaz bulutuna karışan bu antik yıldız kalıntıları, kristalleşme merkezleri olarak işlev gördü. Gezegenimsiler (planetesimal) adı verilen ilk katı cisimler bu elmas çekirdeklerin etrafında birleşerek büyüdü. Sonuç olarak bazıları gezegenleri ve uyduları oluştururken, geri kalan materyaller günümüzde uzay boşluğunda sürüklenmeye devam ediyor.