Parşömenlere zarar vermeden DNA çıkarmanın yolu bulundu
North Carolina State Üniversitesi'nden bilim insanları, tarihi parşömenlerden hücresel materyal toplamak için devrim niteliğinde, tahribatsız bir yöntem geliştirdi. Hayvan derisinden üretilen ve 1.300 yıllık geçmişe sahip olabilen bu parşömenler, üzerlerindeki el yazılarının yanı sıra içerdikleri biyolojik materyallerle de büyük bir genetik bilgi hazinesi sunuyor.
Bu genetik veriler; el yazmalarının ne zaman ve nerede üretildiğini, eski ticaret yollarını, çiftlik hayvanlarının evrimini ve tarihi hayvan hastalıklarını aydınlatma potansiyeline sahip. Bugüne dek kütüphaneler ve müzeler, paha biçilemez nadide eserlerin zarar göreceği endişesiyle genetik örnek alımına haklı olarak mesafeli yaklaşıyordu. Ancak araştırmacılar Tim Stinson ve Matthew Breen öncülüğünde geliştirilen bu yeni yöntem, mevcut engelleri tamamen ortadan kaldırıyor.
Duke Üniversitesi'nin Rubenstein Kütüphanesi'nde bulunan, İngiltere'den Etiyopya'ya kadar uzanan coğrafyalara ait ve 8. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar tarihlenen 91 el yazması üzerinde bir test gerçekleştirildi. Uygulanan teknikte, parşömen yüzeyine sadece kuru bir sitoloji fırçası sürtülmesi yeterli oldu.
Manuscript Studies dergisinde yayımlanan bu çığır açıcı çalışma, toplanan hücresel materyallerin adli standartlardaki yeni nesil dizileme teknolojileriyle analiz edilmesine olanak tanıyor. Bilim insanları, esere hiçbir zarar vermeyen bu yöntemin, arşivleri koruyan kurumların güvenini kazanarak gizli genetik sırların çözülmesinde yeni bir dönem başlatmasını umut ediyor.