Evrende yalnız olmayabiliriz! Yeni araştırma dünya benzeri gezegenlere işaret etti
Dünya’nın Güneş’e olan uygun uzaklığı ve yaşama elverişli koşulları yalnızca büyük bir kozmik şansın sonucu olmayabilir. Bilim insanlarının hazırladığı yeni Güneş Sistemi modelleri, Dünya benzeri gezegenlerin oluşumunun doğal fiziksel süreçlerle açıklanabileceğini ortaya koydu.
Hawaii Üniversitesi'nden gezegen bilimci Nader Haghighipour ve ekibi, karasal gezegenlerin oluşumunun son aşamalarını inceleyen 1000'den fazla bilgisayar simülasyonu gerçekleştirdi. Önceki modellerden farklı olarak araştırmacılar, bilinen Güneş Sistemi düzenini başlangıç koşulu olarak kullanmadı.
FİZİK KENDİ GEZEGEN SİSTEMİNİ OLUŞTURDU
Simülasyonlar, farklı büyüklüklerdeki gezegen embriyoları ve küçük gök cisimlerinin rastgele dağılımlarıyla başlatıldı. Ardından sistemin gelişimi tamamen yer çekimi ve gezegen oluşum süreçlerine bırakıldı.
Phys.org'un aktardığı çalışmaya göre Dünya'nın Güneş'ten yaklaşık bir astronomik birim uzaklıkta ortaya çıkması, modellerde doğal bir sonuç olarak gerçekleşti. Venüs benzeri gezegenler simülasyonların yaklaşık yüzde 28'inde oluşurken, Mars'ın bugünkü yörüngesine yakın küçük gezegenler de birçok kez ortaya çıktı.
DÜNYA BENZERİ GEZEGENLER YAYGIN OLABİLİR
Araştırmacılar, yaşanabilir gezegenlerin oluşumu için en uygun ortamın, katı maddelerin eşit dağılmadığı bir ön gezegen diski olduğunu belirtti. Ancak başlangıç koşullarındaki küçük farklılıkların sistemin son hâlini büyük ölçüde değiştirebildiği vurgulandı.
Haghighipour, Dünya'nın oluşumunu eşsiz bir tesadüf olarak görmek için bilimsel bir neden bulunmadığını söyledi. Sonuçlar, Güneş benzeri yıldızların yaşanabilir bölgelerinde Dünya büyüklüğündeki gezegenlerin ve dolayısıyla yaşam için uygun ortamların sanılandan daha yaygın olabileceğini düşündürüyor.