Sosyal medya akışlarında aniden karşınıza çıkan "konuşan bir elma" veya tüyolar veren bir "fren balatası", dijital dünyada yeni bir iletişim devriminin habercisi. Yapay zekanın görüntü işleme ve ses sentezi yeteneklerini birleştiren bu içerikler, sadece eğlence değil; reklam, eğitim ve pazarlama sektörlerini de kökten değiştiriyor. Ancak milyonlarca izlenmeye ulaşan bu videoların "sempatik" görüntüsünün ardında, uzmanların altını çizdiği ciddi bir bilgi kirliliği ve manipülasyon riski yatıyor.

Görsel ve video üretim kısmında yapay zeka araçlarından faydalanıyorum. Görselleri oluşturuyor, animasyon sürecini planlıyor ve karakterlere ses veriyorum. Videonun özellikle ilk saniyelerinin izleyicinin dikkatini çekmesi benim için çok önemli. Son olarak videoyu düzenleyip altyazılarını ekliyorum ve paylaşmadan önce tekrar kontrol ediyorum. Tüm süreç fikirden yayına kadar birkaç aşamadan oluşuyor ve her aşamada detaylara dikkat ediyorum."
"KESİN İDDİALARDA BULUNAN İÇERİKLERE ŞÜPHEYLE YAKLAŞILMALI"
Güney Kore'de insan yeteneklerini aşan bilimsel süper zeka geliştirmeye odaklanan bir yapay zeka girişimi olan Asteromorph'un kurucusu Lee Min-hyung, sosyal medyanın genellikle yeterli kanıt olmadan veya sınırlı kanıtları aşırı genelleştirerek, görüşlerini kesin gerçeklermiş gibi sunan sayısız "doktor ve akademisyenle" dolu olduğuna dikkati çekti.
Lee, "İçerikte konuşan meyveler varsa, izleyicilerin bunu sezgisel olarak yapay zeka tarafından üretilmiş olarak algılama olasılıkları daha yüksektir, bu da onu gerçek uzmanları taklit eden içeriklerden daha az aldatıcı hale getirebilir." dedi.
Konunun uzmanı olmayanlar tarafından oluşturulan viral içeriklerin sorunlu olduğu yönündeki eleştirilerin bir dereceye kadar geçerli olduğunu söyleyen Lee, bunun uzmanlarca sunulan içeriğin de koşulsuz olarak güvenilir olduğu anlamına gelmediğini dile getirdi.
Lee, "Uzmanlar, kendi ticari çıkarları veya önyargıları nedeniyle sıklıkla abartılı iddialarda bulunurlar. Viral içerik ürün satışları veya ticari hedeflerle bağlantılıysa, bazı mevcut yasal çerçevelerin düzenlenmesi gerekiyor. (Konuşan nesne içerikleri) Yapay zeka yeni riskler yaratmış değil, daha çok mevcut yanlış ve abartılı reklamcılık sorunları yeni biçimlerde ortaya çıkmıştır." diye konuştu.
Yapay zeka tarafından üretilen içeriğin gerçek bilgilerle karıştırılması olgusunu temelden önlemenin hem teknik hem de pratik olarak son derece zor olduğunu aktaran Lee, sosyal medya platformlarının yapay zeka içeriklerini etiketlemesi gerektiğini söyledi.
"Yapay zeka kullanılarak kasıtlı olarak yanlış sağlık bilgileri veya abartılı reklamlar üretip yayarak halk sağlığına zarar veren eylemler için açık yasal düzenlemeler ve içtihat hukuku oluşturulmalıdır." diyen Lee, kasıtlı olarak yanlış bilgi yayanlara karşı yasal düzenleme gerektiğini vurguladı ve şöyle devam etti:
"Beslenmeyle ilgili yanlış bilgilendirmelerin uzun vadeli etkileri yadsınamaz. Yetişkinler için belirli gıdaların her derde deva olduğuna inanmak veya tersine kanıt olmadan bu gıdalardan kaçınmak, beslenme dengesizliklerine veya gerekli tıbbi müdahalelerin gecikmesine yol açabilir.
Eleştirel düşünme becerileri ve medya okuryazarlığı henüz tam olarak gelişmemiş olan çocuklar ve ergenler, konuşan meyve videoları gibi eğlenceli ve sansasyonel içerikleri gerçek olarak kabul etme eğilimindedir. Çocukları ve ergenleri hedef alan yanlış sağlık reklamlarına karşı daha sıkı düzenlemelerin yanı sıra evlerde ve okullarda medya okuryazarlığı eğitimi verilebilir."
Lee, sosyal medyadaki yapay zeka videoları için hangi kanıtların sunulduğuna bakılması gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kesin iddialarda bulunan içeriklere şüpheyle yaklaşılmalı. Belirli bir ürünün satışı veya tanıtımıyla bağlantılı içerikler, bilginin objektifliğini daha sıkı bir şekilde sorgulamamız gerekir. Aşırı veya aşırı basitleştirilmiş çözümler öneren içeriklere karşı dikkatli olun. 'Sadece bunu yiyin.' veya 'Asla bunu yemeyin.' gibi mesajlar çoğunlukla abartılıdır."