İlerleyen yaşla birlikte unutkanlığın kaçınılmaz olduğu düşünülse de bilim insanları bunun sanıldığından çok daha karmaşık bir süreç olduğunu ortaya koydu. 10 binden fazla beyin taraması ve binlerce hafıza testini inceleyen araştırmacılar, hafıza kaybının yalnızca yaşlanmaya değil, beynin yıllar içinde farklı bölgelerinde meydana gelen yapısal değişikliklere bağlı geliştiğini belirledi.
Norveç'teki araştırmacılar, 3 bin 737 sağlıklı bireye ait 10 bin 343 beyin MR'ı ve 13 bin 460 hafıza testini analiz ederek yaşlanmayla birlikte görülen hafıza kaybını inceledi. Araştırma, hafızadan sorumlu hipokampus bölgesi önemli rol oynasa da hafıza kaybının yalnızca tek bir beyin bölgesindeki değişimle açıklanamayacağını ortaya koydu.
Sonuçlara göre beyin dokusu hacmindeki azalma, özellikle 60 yaş üzerindeki kişilerde ve beyin küçülmesi ortalamanın üzerinde olan bireylerde episodik hafızadaki düşüşle daha güçlü şekilde ilişkilendirildi. Alzheimer hastalığı riskini artıran APOE ε4 genini taşıyan kişilerde ise beyin hacmi kaybı ve hafıza gerilemesi daha hızlı gerçekleşti.
Araştırmacılar, yaşa bağlı hafıza kaybının tek bir gen ya da tek bir beyin bölgesinden kaynaklanmadığını, onlarca yıl içinde biriken yaygın biyolojik değişimlerin sonucu olduğunu belirtti. Bulguların, risk altındaki kişilerin daha erken belirlenmesine ve hafızayı korumaya yönelik kişiselleştirilmiş tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Araştırma, Nature Communications dergisinde yayımlandı.