DENİZ AHMET KÖSE
Sahurun tadı başkadır
Zaman yine hızla akıp geçti ve 11 ayın sultanı Ramazan geldi. Ancak bizler gibi büyük şehirlerin temposu altında ezilenler için maalesef Ramazan eski güzelliğinde yaşanamıyor. Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları'nda okuduğum yıllarda hocam olan sevgili Doç. Dr. Özge Samancı'nın 1900'lerde İstanbul Ramazan Sofraları yazısında anlatılan İstanbul Ramazanlarına olan özlem hat safhada! Bakın ne diyor Samancı: "Ramazan ayında gündüz gece, gece gündüz olurdu. Alışılmışın dışında olarak İstanbul o dönemde akşam ve geceleri aydınlanır, evlerde sohbet ve eğlence toplantıları yapılırdı. Oyunların, sohbetlerin eşlik ettiği gece, özenle hazırlanan sahur sofrası ile son bulurdu. Saray ve konak sofralarında sahur yemekleri, ayrı hazırlanırdı. Suyu alınmış söğüş et, ızgara köfte, donmuş paça, simitli makarna, erişte, pilav, sebze yemekleri, hafif tatlılardan sütlaç, muhallebi, ayva tatlısı ve hoşaf İstanbul konaklarında başlıca sahur yemekleri arasında bulunuyordu. Sahurda kalkmalı mı? Sahurda yemek tüketimi kadar uyuyup uyanmış olmak da fazlasıyla önemlidir. Bu sebeple, gerekirse akşamları daha erken yatıp, mutlaka sokağınızdan geçecek olan davulcunun sesine kulak kabartın. Çünkü sahura kalkılmadığı zaman, gün içerisinde toplam aç kalma süresi artar, metabolizma hızımız da yavaşlar. Ek olarak halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkatte azalmalar ortaya çıkacaktır. Tüm bunların yanı sıra, uzun süreli açlık sonrası; iftarda aşırı besin tüketimini ve gün içerisinde kan şekerinin düşmesini engellemek için, sahurda sindirimi yavaş ve midede uzun süre kalan, besin değeri de yüksek gıdaları tüketmeye özen gösterin. Ay takvimine göre hesaplandığı için Ramazan ayının takvimdeki yeri her yıl değiştiğinden, çocukluğumda kısa kış günlerine denk gelse de son yıllarda hepimizin deneyimlediği üzere, Ramazan ayı yine yılın en sıcak günlerine denk geliyor.
SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ
Yaz aylarında terlemenin çok olması sıvı kaybını da haliyle artırıyor. Bu nedenle özellikle bu dönemlerde su tüketimine ağırlık vermek gerekiyor. Su kaybının önlenmesi için ise sahurda sıvı tüketimi oldukça önemlidir. Ancak iftar ve sahur arasında tüketilen çay ve kahve gibi içecekler maalesef sıvı ihtiyacımızı karşılamaz. Vücudumuzun sıvı kaybını karşılamak için su dışında önereceğim içecekler ise; bitki çayları başta olmak üzere, meyve hoşaf veya kompostoları, ev yapımı az şekerli limonata, ayran gibi çok kalorili olmayıp, yüksek oranda su içeren ürünler olacak. Ramazan boyunca iftar ile sahur arasında 2 litre su tüketiminin altına düşmeyin. Yani en az 8-10 bardak su tüketin. Sahurun yıldızı yumu rta Benim size çabucak hazırlanacak ve sizi gün boyu tok tutmaya yardım edecek birkaç önerim var. Yumurtanın zengin besin değerinden yararlanmanızı tavsiye ederim. Hatta bu yıl sahura mükellef kahvaltı sofraları hazırlayarak bambaşka anlamlar yükleyebilirsiniz. İçinde birden çok seçenek bulunan kahvaltı sofraları hem gözünüzü hem de midenizi doldurmak için biçilmiş kaftan! Ancak peynir ve zeytinin çok tuzlu olmamasına dikkat edin!
SAHURA ÖZEL MENEMEN
Malzemeler:
SAHUR ÇILBIRI
Yapılışı: Yoğurdu derin bir kap içerisinde güzelce çırpıp, su da ekleyerek pürüzsüz hale getirin. Poşe yumurta hazırlamak için derin bir tencereyi suyla doldurun. Kaynama noktasına gelen suya üzüm sirkesini ekleyin. Kaynar suyu çırpma teli yardımıyla hızlıca karıştırıp bir girdap oluşturun. Bir kepçeye kırdığınız yumurtaları tek tek kaynar suya bırakıp suyun dönme hareketiyle aklarının etrafında dolanıp yuvarlak şeklinde pişmesini sağlayın. Yaklaşık üç buçuk dakika boyunca hiç dokunmadan yumurtanın pişmesini bekleyin. Piştiğinde kevgir yardımıyla kaynar sudan dikkatli bir şekilde çıkardığınız yumurtaları, kağıt havlu üzerine alıp fazla sularını çektirin. Üzerlerine tuz ve karabiber ekleyip, tatlandırın. Daha sonra yoğurdun üzerine yerleştirin. Yumurtaların üzerine kızdırılmış pul biberli yağ gezdirip, nane serpin ve sıcak olarak servise sunun.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.