EMRE AKÖZ
Süper reklam
Geçen hafta Garanti Bankası'nın düzenlediği '<ı>Anadolu <ı>Sohbetleri' kapsamında Mardin'deydik. İzlenimlerimi önümüzdeki günlerde yazacağım. Diyarbakır'dan Mardin'e giderken Hasankeyf'e de uğradık. Burada 'Yolgeçen Hanı' adlı, kayaya oyulmuş şirin bir kafe var. Kafenin reklamı yaparken, '<ı>Yaz <ı>sıcağında, <ı>bahar <ı>serinliği <ı>yaratır' demişler. Altına da İngilizce çevirisini (!) yazmışlar: "<ı>It <ı>feels <ı>refresh <ı>of <ı>spring <ı>is <ı>summer <ı>heat."
İngilizce bilmeyen okurlarımız çevirideki abukluğu anlamayacaktır. '<ı>Sak <ı>üstünde <ı>damdağan, <ı>kaz <ı>beline <ı>vurmayı' türünden bir cümle olduğunu belirtelim.
Absürd mizahın büyük ustası Suavi Süalp, eğer yaşasaydı "<ı>Her <ı>ne <ı>kadar <ı>İngilizce <ı>olmasa <ı>da, <ı>İngiliz <ı>kadar <ı>İngilizce'ye <ı>benzeyen <ı>bu <ı>cümlenin <ı>İngilizce <ı>olduğu <ı>muhakkaktır" derdi.
Aslında Hasankeyf'i çok sayıda yabancı turist ve öğretim üyesi ziyaret ediyor. 'Yolgeçen Hanı'nın yöneticileri isteseler doğru bir çeviri yaptırabilirler. Ancak bunu tercih edeceklerini sanmıyorum. Çünkü öyle bir durumda (şu anda olduğu gibi) kendilerinden söz edilmez.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.