EMRE AKÖZ

20 Ekim 2005, Perşembe

'Ağzına biber sürerim'

Son haberler şu soruyu gündeme getiriyor: " <ı>Kim, <ı>kime, <ı>neye <ı>göre <ı>ceza <ı>verir? "
Genel görüş şöyledir: ' <ı>Suç <ı>olduğu <ı>düşünülen <ı>bir <ı>hareketin <ı>cezasını <ı>ülkenin <ı>yasalarına, <ı>yönetmeliklerine <ı>göre <ı>yetkili <ı>devlet <ı>birimleri <ı>verir.' Evet genel görüş böyledir ama birçok olayda bu ilke işlemez. Örnek mi? Sürüyle. İşte bir tanesi: " İzmir'in Tire ilçesindeki 4 Eylül İlköğretim Okulu'nda görev yapan 24 yıllık sosyal bilgiler öğretmeni T.K.'nin, öğrencilerini ağızlarına acı biber sürerek cezalandırdığı iddia edildi." Biri erkek, üçü kız dört öğrencinin şikâyeti şöyle: " <ı>Kavga <ı>edip <ı>küfürleştik, <ı>öğretmenimiz <ı>de <ı>bizi <ı>ağzımıza <ı>acı <ı>yeşil <ı>biber <ı>sürerek <ı>cezalandırdı. " İlginç! Bizim zamanımızda hocalar; ele cetvelle vurma, saçın ucundan çekiştirme, çat diye çevik bir tokat atma gibi kanıksanmış yöntemleri tercih ederdi.
'Ağza biber sürme' ise annelerimizin kullandığı bir ' ceza' değil, ' tehdit' biçimiydi. Hemen hiç uygulanmaz, onun yerine ' şaplak' atılırdı. Olayın medyaya yansıma sebebi, öğretmenin öğrenciyi ' kişisel' yargısına göre cezalandırmasından değil, bunu, ' mecazi' sözü, ' gerçeğe' dönüştürerek yapmış olmasından kaynaklanıyor.
Devletin bir türlü engelleyemediği cezalandırma yöntemlerinden biri de töre cinayetleri. Dicle Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre Güneydoğu'da yaşayanların yüzde 37'si töre cinayetini haklı görüyor. Müthiş bir oran. Çünkü bunlar aslında ' resmi' cevap!.. Yani birçok kişi içinden töre cinayetini onaylasa da, sanki karşıymış gibi cevap veriyor.
Yukarıdaki iki örnek devletin otoritesini aslında fazla sarsmıyor. Çünkü biri gündelik, sıradan bir olay; diğeri ise ancak zamanla değişecek sosyolojik bir gerçek.
Devletin otoritesini asıl çizen, vatandaşın güvenini yitirmesine yol açan ise milletvekillerinin yaptığı.
Biri ( Haşim Oral /CHP-Denizli) tribünden futbolcuya pet şişe atıyor. Diğeri ( Halil Tiryaki /CHP-Kırıkkale), "Onun yerinde ben olsaydım tabancamı çekerdim" diyor.
Hadi ilki maçtaydı, Denizlisporlu Güven'in bacağı sert hareket sonucu kırılınca sinirlerine hâkim olamadı. Peki ya maçtan çok sonra demeç veren diğeri?
Ve son olay: Mardin Bağımsız Milletvekili ve Mardinspor Başkanı Süleyman Bölünmez, maçı kötü yönetti diye hakem Kamil Biricik'i dövdü! İşte adalet dağıtıcısının bireyler değil devlet olduğunu düşünen insanların inancı tam bu noktada kırılıyor.
Ne yapmalı? Silahlanmalı mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.