EMRE AKÖZ

04 Kasım 2005, Cuma

Kıskançlığın özü nedir?

SABAH'ın kardeş kuruluşu Merkez Yayıncılık, harika bir iş yaptı ve uluslararası GEO dergisini, Simin Nuhoğlu'nun yönetiminde Türkiye'ye kazandırdı.
GEO'yu tek kelimeyle anlatmak istersem, ' merak' derim: İnsanıyla, coğrafyasıyla, kentleriyle, kültürleriyle dünyayı merak edenlerin dergisi.
Dergi ilk olarak 1976'da Almanya'da yayınlandı. Ardından Fransa, İspanya ve Rusya'ya gitti. Bu aydan itibaren, Türkiye'nin yanı sıra; Slovakya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti,
Romanya, Hırvatistan ve İtalya da GEO ile tanışacak.
GEO'nun ilk sayısında önemli bir söyleşi okudum. Bakın ' kıskançlık' uzmanı, sosyal psikolog Rolf Haubl, <ı>ruh <ı>dünyamızdaki <ı>terörist olarak gördüğü bu duygu hakkında neler diyor:

* Kıskançlık hasta eder mi?
Eğer sürekli olursa, evet. Kıskanç insan o zaman bir çeşit tünel bakışı edinir: Sadece karşısındakinin elde ettiği olumlu kazanımları görür ve bunlara genellikle fedakârlık ve gayretle ulaşıldığını reddeder. Bu arada kendisinin hiç çaba göstermediğini de yok sayar. Bastırılmış öfke, hayatına hükmetmeye başlayan bir duyguya dönüşünce kendisine sunulan fırsatları göremez hale gelir. Kendini sinsice zehirlemek olarak da nitelenebilir bu durum.

<ı>* Kıskançlığın <ı>sık <ı>rastlanan <ı>nedenleri <ı>nelerdir?
Her şey kıskanılabilir: Para, statü sembolleri, güzellik, hatta tamamen tesadüfler sonucu oluşan mutlu olaylar bile. Ama yavaş koşan birinin kıskandığı kişi, sıra dışı hızlı bir sporcu değildir. Maaşlı çalışan birinin yeryüzündeki adalete kuşkuyla bakmasına neden olan da bir mütimilyarder değildir. Onu kışkırtan kişi, biraz daha gayretli olan karşı dairesindeki komşu ya da kendisinden biraz daha fazla kazanan meslektaşıdır. Ve genelinde hiç tanımadığı kişileri değil, daha çok dostlarını kıskanır. Ama tüm bu kıskançlık nedenleri sorunun sadece bir yüzünü oluşturur. Temelde kıskanç insan bir başkasını sahip olduğu şeylerden aldığı hazdan dolayı kıskanır.

* <ı>Demek <ı>ki <ı>sorun <ı>somut <ı>farklılıklardan <ı>kaynaklanmıyor?..
Aynen öyle. Bir örnek verelim: Bir davette karşılaşan iki kadın düşünün. İkisinin de üstünde aynı model elbise var: Ve ikisi de birbirini kıskanır! Her biri de diğeri için elbisenin ona daha çok yakıştığını ve bu nedenle daha büyük bir tatmin duyduğunu düşünür. Bu da işin prensibini gösterir: Kıskançlık gerçekte insanın bir başkası için varsaydığı fiziksel durumlardan kaynaklanan bir duygudur. Eğer herkes her şeye eşit miktarda sahip olsaydı, dünya üstünde kıskançlık yine de yok olmazdı.

* <ı>Kıskanma <ı>eğilimi <ı>daha <ı>fazla <ı>olan <ı>insanlar <ı>var <ı>mıdır?
Bu pek araştırılmadı. Ama karşımıza sıkça çıkan bir örnek var: Kıskanç insanlar hayat hikâyelerini anlatırken düşlerini gerçekleştiremedikleri ortaya çıkar. Genellikle istedikleri mesleği seçememişlerdir. Dolayısıyla da güçlü yönlerini ve gerçek yeteneklerini sergileyemedikleri alanlarda çalışmak zorunda olduklarını düşünürler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.