EMRE AKÖZ
Yalova'nın şen kızını kandıralım alalım...
Yapım şirketi STR, hayırlı bir işe imza atarak Atatürk'ün yurt gezileri sırasında trende dinlediği taş plaklardan oluşturduğu bir seçmeyi piyasaya çıkardı.
"<ı>Atatürk'le <ı>Bir <ı>Tren <ı>Yolculuğu: <ı>'Yaver, <ı>Şu <ı>Sevdiğim <ı>Şarkıyı <ı>Çal'... " adlı albümün prodüktörü Osmantan Erkır . Danışmanı ve hazırlayan, tangolar başta olmak üzere erken cumhuriyet dönemi müziği uzmanı Cemal Ünlü . Ankara'daki Demiryolu Müzesi'nde saklanan taş plakları, günümüz teknolojisine aktaran ise Ercan Akbay.
Albümde 21 parça yer alıyor. Birkaç örnek: Safiye Ayla'dan ' <ı>Yine <ı>de <ı>kaynadı <ı>coştu <ı>dağların <ı>taşı', Seyyan Hanım'dan ' <ı>Yıllar... <ı>Çok <ı>uzakta <ı>bir <ı>ilkbahar <ı>gecesinde <ı>sevgiyi <ı>buldum <ı>onun <ı>sesinde', Müzeyyen Senar'dan '<ı>Sahilde <ı>saba <ı>rüzgârı <ı>ağlarken <ı>uyan <ı>sen'...
'Ağır-oturaklı' eserlerin yanı sıra, ' işveli' parçalar da yer alıyor CD'de. Mesela Deniz Kızı Eftalya ile Yesari Asım'ın okuduğu " <ı>Yalova'nın <ı>şen <ı>kızını <ı>kandıralım <ı>alalım "ın sözleri şöyle başlıyor: " <ı>Yalova'nın <ı>şen <ı>kızını <ı>kandıralım <ı>alalım/ <ı>Ela <ı>gözlü <ı>dilber <ı>yari <ı>sevdalara <ı>saralım/ <ı>Naz <ı>ederse <ı>o <ı>ceylan <ı>yatağından <ı>çalalım/ <ı>Edası <ı>hoş <ı>işvesi <ı>hoş <ı>kendisi <ı>hoş/ <ı>Kokladım <ı>oldum <ı>sarhoş... "
Vaziyete bakar mısınız?
Resmen 'kız kaçırma' parçası!
***
Albümü incelerken bir nokta dikkatimi çekti: Dört parçanın icracısı ' Riyaset-i Cumhur Fasıl Heyeti'. Bugünkü dille: ' <ı>Cumhurbaşkanlığı <ı>Fasıl <ı>Topluluğu'. Albümle birlikte verilen kapsamlı kitapçıkta, bu topluluğun fotoğrafları da var.
Bu niye dikkatimi çekti? Şöyle:
Osmanlı döneminde sanatını Dolmabahçe Sarayı'nda icra eden fasıl heyeti ( <ı>Muzikay-ı <ı>Hümayun ) Nisan 1924'te adı değiştirilerek Ankara'ya naklediliyor. Bu topluluk iki bölümden oluşuyor: Marşlar, Batı müziği filan çalan 'orkestra' ve 'incesaz heyeti'.
Bu esaslı grupta, plak şirketi Orfeon Record'ın " <ı>Doğunun <ı>Caruso'su " diye sunduğu Hafız Yaşar ( <ı>Okuyan ) da yer almaktaydı.
Sonraları 'Batılılaşacağız', 'modernleşeceğiz' diye bu incesaz heyeti dağıtıldı.
Gelelim günümüze: Ankara'nın ' <ı>Atatürkçü' geçinen zevatı, onun sevdiği parçaları bugün Çankaya'da dinler mi? Dinlemez! Dinlemeye kalkışsa dahi bu iş layıkıyla yapılabilir mi? Yapılamaz! Çünkü ' Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası', Atatürk'ün sevdiği birçok parçayı çalamaz. Adı üstünde; 'incesaz takımı' değil, senfoni orkestrası. (Elbette geleneksel müziğimizi icra edecek birçok topluluk var ama hiçbirinin adında, 'Cumhurbaşkanlığı' titri yer almıyor.) Sadece kendi kültürünü değil, büyük önderinin hatırasını dahi tarumar eden kaç devlet var acaba?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.