EMRE AKÖZ
Otopsi masası
Türkçe'yi kırıp dökenlere, ona şefkat göstermeyenlere kızıyoruz. Ama onlar kadar, Türkçe'yi savunma iddiasıyla ortaya çıkıp abuk laflar edenlere de kızmalıyız.
Mesela ' <ı>yüksek <ı>mimar' olduğunu özenle belirten bir kişi, arkadaşıma gönderdiği epostada, ' <ı>Türkçe <ı>düşmanları <ı>ile <ı>görgüsüz, <ı>köksüz, <ı>şımarık <ı>ve <ı>züppe <ı>kimselerin <ı>lisanımıza <ı>yerleştirmeye <ı>çalıştığı <ı>sözleri' sıralamış.
Aralarında ' masaya yatırmak' da var. Hani ' <ı>MGK <ı>sorunu <ı>masaya <ı>yatıracak' filan deriz ya... Sayın 'yüksek mimar' işte buna veryansın ediyor. Böyle bir deyiş Türkçe'de yokmuş.
Halbuki kalemi güçlü edebiyatçılarımızı okusaydı, ' <ı>meseleyi <ı>teşrih <ı>masasına <ı>yatırmak' tabirini bilirdi. ' <ı>Anatomi'nin yanı sıra ' teşrih'in bir anlamı da <ı>'ölüyü <ı>kesip <ı>parçalama, <ı>inceleme'... Bugün ' otopsi masası' dediğimiz şeye, eskiler ' teşrih masası' derdi. Bitmedi: 'Teşrih' aynı zamanda ' <ı>bir <ı>sorunu, <ı>konuyu <ı>ele <ı>alıp, <ı>ayrıntısıyla <ı>incelemek' anlamına da geliyor.
Artık 'teşrih' kelimesini pek kullanmadığımız için, kısaca 'masaya yatırmak' deyip geçiyoruz.
Başkalarına ' <ı>düşman, <ı>köksüz, <ı>şımarık, <ı>züppe' demeden önce hiç olmazsa sözlüğe bakmakta yarar var.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.