EMRE AKÖZ

19 Şubat 2006, Pazar

'Çirkinler' niye suça eğilimli?

Colorado Üniversitesi'nden Naci Mocan ve Georgia State Üniversitesi'nden Erdal Tekin'in incelemeleri, "<ı>Fiziksel <ı>açıdan <ı>çekici <ı>olmayanların, <ı>suça <ı>karışma <ı>ihtimalinin, <ı>ortalama <ı>güzellikte <ı>olanlardan <ı>fazla" olduğunu belirlemiş.
Başka araştırmalar da çekici olmayan kişilerin zor iş bulduğunu ve 'güzellerden' daha az maaş aldıklarını ortaya koymuştu. Araştırmalar, çekici öğrencilerin notlarının, diğerlerine kıyasla daha iyi olduğu da saptamıştı.

***
Bu haber bana bir zamanlar revaçta olan '<ı>Kırık <ı>Cam <ı>Teorisi'ni hatırlattı. James Wilson ve George Kelling'ın geliştirdiği teoriye göre, insanlar kötü, çirkin, pis, dağınık mekanlarda kendilerini rahatsız ve tehlikeye açık hissediyor.
Eğer bir mahalle bu hale gelirse, oranın sakinleri taşınmaya başlıyor. Sonuçta bölge çetelerin, serserilerin eline geçiyor.
O halde belediyelerin yapması gereken: Çöpleri ve diğer atıkları düzenli ve hızlı toplamak... Duvar yazılarını silmek... Binaların boyanmasını sağlamak... Kırık pencere camlarını hemen yenilemek vb.

***
'Kırık Cam Teorisi' ABD'li suç psikologu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden ilham alarak geliştirilmişti.
Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model Oldsmobile bıraktı. Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı.
Ve olup bitenler gizli kamerayla izlendi.
Sonuç: Bronx'taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı.
Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi '<ı>sağ <ı>kalan' otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdı. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (<ı>saygın <ı>beyazlar!) da olaya dahil oldu. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmişti.
"<ı>Demek <ı>ki" diyordu Zimbardo, "<ı>ilk <ı>camın <ı>kırılmasına <ı>ya <ı>da <ı>çevreyi <ı>kirleten <ı>ilk <ı>duvar <ı>yazısına <ı>izin <ı>vermemek <ı>gerek. <ı>Aksi <ı>halde <ı>kötü <ı>gidişatı <ı>engelleyemeyiz."

***
Gelelim güzellik-çirkinlik meselesine... Güzellik katsayıları ortalamanın altında olan insanlar da acaba benzeri bir toplumsal hunharlığa mı maruz kalıyor? İtilip kakılıyor, değer verilmiyor, ikinci plana mı atılıyor?
Onlar da bu aşağılanmanın sonucu olarak, topluma karşı, bazen suç işleyecek derecede hınç mı duyuyor, kin mi besliyor?

***
Yukarıdaki sorular sosyal psikolojiyle bağlantılı.
Tabii olaya bir de sınıfsal açıdan bakmamız gerekir.
Şunu biliyoruz: Yoksullar ve eğitimi düşük olanlar daha fazla suç işler. (Oran olarak.) Ama onlar aynı zamanda da 'güzel' değildir! Çünkü: 1) İyi beslenemezler. 2) Kozmetik ve sağlık endüstrisinden faydalanamazlar...
Öte yandan yukarıdaki imkanlara sahip paralı erkekler; alımlı, endamlı kadınlarla evlenip daha 'güzel' çocuklara sahip olur.
Hayat çok acımasız!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.