EMRE AKÖZ

20 Ağustos 2006, Pazar

Depreme karşı gökdelen

Her an meydana gelebilecek şiddetli bir İstanbul depreminin, alacağı canlar bir yana, çok sayıda konutu oturamaz hale getireceği apaçık ortada. İşin kötü yanı, bu binaların önemli bir bölümünü güçlendirmek de mümkün değil. Yıkılıp tekrar yapılmaları gerekiyor.
Ancak bina ya da daire sahiplerinin çoğunda bunu karşılayacak para yok. Müteahhitlere, " <ı>Gel <ı>kardeşim, <ı>yık <ı>bu <ı>binayı, <ı>bize <ı>depreme <ı>dayanıklı <ı>sağlam <ı>bir <ı>apartman <ı>yap " diyebilmeleri mümkün değil.
Çözüm ne olabilir?
Bildiğiniz gibi birçok semtte kat kısıtlaması var. Binayı yaparken belli bir yüksekliği aşamıyorsunuz.
Peki gelin tersten düşünelim
Depreme dayanıksız yapıların İstanbul'un hangi semtlerinde toplandığı az çok biliniyor. Ayrıca toprağın zayıfgevşek olduğu yerler de belli.
Önerim şu: Buralara gökdelen denilebilecek yükseklikte binaların yapılmasına izin verilebilir.
Böylece... Diyelim ki dörder katlı, dörder daireli, yan yana dört apartman düşünün. Ne ediyor? Toplam 64 daire. Eğer buraya dört değil de, diyelim ki 30-40 kat izni verirseniz... Müteahhitler için bir cazibe alanı yaratmış olursunuz.
Gelsin adam, anlaşsın kat sahipleriyle, yıksın o riskli dört binayı ve gökdelen gibi, yüksek ama sağlam bir bina yapsın. Eski ev sahipleri de böylece depreme dayanıklı güvenli konutlara para harcamadan kavuşsun.
Yeni teknolojiler sayesinde böyle büyük ama aynı zamanda depreme dayanıklı binaları hızla inşa etmek mümkün.
Gökdelen tipi binalar hem çevrelerinde yeşil alanlar yaratacak, hem de alt katlarındaki işyerleriyle ekonomik faaliyete katkıda bulunacaktır.
Bu iş düzgün bir planlama ile yapılırsa, ulaşıma da katkıda bulunacaktır. Bugünkü yatay yerleşim yerine dikey yerleşim, ulaşım (mesela raylı sistemler, tercihli yolar) için kullanılacak boş alanlar yaratacaktır.
Fazla mı hayalciyim?
Olabilir. Ancak büyük İstanbul depremiyle kentin yarısının dümdüz olmasını beklemek... Ve ancak ondan sonra bin bir acı içinde kolları sıvamak yerine şimdiden harekete geçmek daha akıllıca değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.