EMRE AKÖZ

21 Eylül 2006, Perşembe

İsveç izlenimleri

Sınır Tanımayan Vatandaşlar ( <ı>Citizens <ı>Without <ı>Boundaries ) platformuna katılmak için üç günlüğüne İsveç'e gittim. Platformun amacı, esas olarak, İsveçli ve Türk sanatçıları, akademisyenleri, entelektüelleri, gazetecileri bir araya getirerek tanışmalarını ve Avrupa Birliği'ne ilişkin çeşitli meseleleri tartışmalarını, görüş alışverişinde bulunmalarını sağlamak.
Fikir 68 kuşağından, edebiyat tarihçisi Ingrid Rasch'a ait. Girişimi İsveç'in <ı>İstanbul <ı>Başkonsolosluğu, <ı>Tarih <ı>Vakfı, <ı>Hensinki <ı>Yurttaşlar <ı>Derneği gibi kuruluşlar destekliyor.
Rasch'ın bu kez konu ortaya attığı tema ' Inside/Outside' idi. ( <ı>İçerisi/Dışarısı ya da <ı>İçeride/Dışarıda ).
Peki neyin içi, neyin dışı? Kime göre iç, kime göre dış? Böyle bir sınırlama yoktu toplantıda. Katılımcı neyi anlıyorsa, bu iki kelime neyi çağrıştırıyorsa, o konuda kısaca konuştu.
İşin entelektüel yönüne daha sonra değinirim. Bugün kısa geziden (17-19 Eylül) birkaç izlenim sunmak istiyorum:
*THY uçağı Danimarka'nın Kopenhag havaalanına indi. Pasaport kontrolünden sonra hemen aşağıdaki trene bindik. 25 dakikada İsveç'in Malmö kentindeydik. Kimse belge filan sormadı. AB'nin yarattığı bu kolaylık insanın içine bir ferahlık, bir özgünlük duygusu veriyor.

İlk
önce Elif Şafak'ı sordular
*' <ı>Hoş <ı>geldiniz' faslından sonra İsveçlilerin, Türk katılımcılardan Murat Belg e'ye ilk sorusu yazar Elif Şafak'ın mahkemesi oldu. Biliyorsunuz Şafak'a, son romanı ' <ı>Baba <ı>ve <ı>Piç'te Türklüğe hakaret ettiği iddiasıyla dava açıldı. Bence olayın en vahim yönü, <ı>Ceza <ı>Yasası'ndaki 301'inci madde değil. O madde inşallah değiştirilecek. Asıl korkunç olan; bugünkü ( <ı>21 <ı>Eylül ) duruşmayla ilgili bazı faşistlerin linçe teşvik eden cinsten çağrılarda bulunması, bazı siyasetçi ve köşe yazarlarının da, doğrudan ya da dolaylı olarak bu çağrıyı destekleyen laflar etmesi.
*Tabii " <ı>Bakın <ı>9 <ı>milyonluk <ı>İsveçlisi <ı>dahi <ı>bizi <ı>bölmek <ı>istiyor " diyenler çıkacaktır. Onlara şu gözlemimi aktarayım: Pazar günü İsveç'te seçimler vardı. Uzun aradan sonra sağcılar, sosyal demokratları geçti. Bizi ağırlayan İsveçliler, sonuçları TV'den izlerken gergindi. Çünkü ırkçı parti bazı bölgelerde oylarını artırmıştı. Bu durum demokrat, özgürlükçü, hoşgörüden, barıştan, insan haklarından yana İsveçlilerin, " <ı>Ne <ı>oluyoruz? <ı>Yine <ı>mi <ı>faşizm? " demelerine yol açtı. Yani tek dertleri Türkiye değil. Kendi ülkeleri başta olmak üzere Avrupa'daki tüm ırkçı, yabancı düşmanı, demokrasi ve özgür ifade karşıtı gelişmeleri de kaygıyla izliyorlar. Türkiye'nin AB'ye girmesini istedikleri için de, bizde de benzeri girişimlerin olmasını istemiyorlar.

Ortadoğulunun
acizliği
*Toplantılar sırasında tanıştığım ilginç kişilerden biri de, Danimarka'daki ' Uluslararası Eğitim ve Demokrasi Akademisi' direktörü Jakob Erle idi. Erle yetişkinlere demokrasiyi, katılımı, çeşitli sorunlar üzerine düşünmeyi öğretmeye çalışıyor. Mesela ' çölleşme' tartışılırken katılımcılara bu sorunun nasıl ele alınması gerektiğini soruyor: Yerel düzeyde mi, ülke düzeyinde mi, Avrupa çapında mı, yoksa dünya ölçeğinde mi? Erle'nin elindeki çarpıcı verilerden biri de şu:
Ortadoğu'da yaşayanlar hemen hemen hiçbir sorunun yerel ya da ulusal ölçekte çözülebileceğine inanmıyor. "Bizim elimizden bir şey gelmez; bu mesele ancak küresel ölçekte ele alınırsa çözülür" diyorlar. Sokaktaki Ortadoğulular, hem kendi kötü yöneticileri, hem de dış müdahalelerle o hale getirildi ki ulaşım ya da çölleşme gibi nispeten basit sorunlar karşısında dahi inisiyatif alamıyorlar. Ne kadar acıklı bir durum değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.