EMRE AKÖZ

27 Ekim 2006, Cuma

'Embedded' ikili: Gelenek+Din

Şimdi de bunu tartışıyoruz: İstanbul'un Bağcılar ilçesinde, erkeklerin sadece yanlarında kadın olmak şartıyla kafeteryasında oturabilecekleri bir 'Kadınlar Parkı' kurulsun mu, kurulmasın mı?
Böyle bir uygulama kadınları özgürleştirir mi, yoksa tersine daha da fazla izole olmalarına mı yol açar?
Kimi dinsel kaygılarla bunun yapıldığını söylüyor. Kimi, '<ı>dinle <ı>alakası <ı>yok, <ı>tamamen <ı>geleneklerle <ı>ilgili' diyor.
Sosyal bilimciler ve din bilginleri; geleneklerin, törelerin nerede bittiğini, dinin nerede başladığını analitik olarak birbirinden ayırabilirler elbette.
Ancak pratikte, gündelik hayatta, sokaktaki adamın zihninde bu ikisi, 'bir ve aynı' şeyler.
Hani Irak Savaşı'nda ABD ordusu gazetecileri yanına alarak cepheye götürmüştü. Miğfer filan takan ve sadece ordunun izin verdiği yerleri gezen bu meslektaşlara, 'embedded' gazeteci denmişti.
'Embedded' kelimesi, aklıevvel birisi tarafından Türkçe'ye '<ı>iliştirilmiş' diye çevrildi. Halbuki 'iliştirilme' kolayca birbirinden ayrılmayı kapsıyor. Mesela küçük bir not kağıdını, dosyaya ataşla iliştirebilirsiniz.
'Embedded' ise çok daha güçlü, hemen hemen ayrılmaz bir beraberliği ifade ediyor. Örneğin bir fosil ile taş 'embedded' olur. Yani fosil taşla bütünleşir. Belki de 'hemhal' olmak diyebiliriz buna.
İşte din ile gelenek de, Türkiye'de 'embedded' olmuş halde varlıklarını sürdürür. Sokaktaki adam kafasında bu ikisini bütünleştirmiştir.
İki farklı değerler toplamı, birbirlerini besleyerek yaşarlar. Mesela siz istediğiniz kadar, "<ı>Kadın <ı>ile <ı>erkeğin <ı>tokalaşması <ı>dinde <ı>günah <ı>değildir" deyin... İstediğiniz kadar bunu ayetlere, hadislere dayandırın. İstediğiniz kadar tarihten, mantıktan, akıldan söz edin. Fark etmez! Din ile geleneği bütünleştirmiş olan bu zihniyeti bugünden yarına değiştiremezsiniz.
Hiç değişmeyecek; böyle geldi, böyle gidecek, demiyorum elbette. Kapitalistleşme ve kentlileşmeyle kuşaktan kuşağa, ağır ağır, 'taş' ile 'fosil' birbirinden ayrılabilir.
Yarı şaka, yarı ciddi şu notu düşerek bitirelim sözü: Tabii kapitalizm o kadar yaşayabilirse!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.