EMRE AKÖZ

08 Kasım 2006, Çarşamba

Genlere gizlenen Tanrı

ABD'li uzman Dr. Francis Collins, insanın genetik yapısını araştıran 'Human Genome Institute' adlı kuruluşun başkanı. Time dergisindeki habere bakılırsa eskiden ateist olan Dr. Collins artık Tanrı'ya inanıyormuş. Buraya kadar hiçbir itirazım yok.
Ancak Dr. Collins'in tuhaf bir iddiası var: VMAT2 adı verilen genin, insandaki Tanrı inancına yol açtığını... Bu geni inceleyerek Tanrı'nın varlığını kanıtlayacağını ileri sürüyor.
Bu iddiayı tuhaf buldum, çünkü bilimin temel felsefesine aykırı.
Sebebini anlatmaya çalışayım:
Bilim 'niçin' değil, 'nasıl' sorusuna cevap arar. Yani insanlar da dahil olmak üzere evrenin nasıl işlediğini anlamaya ve açıklamaya çalışır.
Yani bilim, şu tip soruların karşılığını bulmaya çalışır: Bu muazzam mekanizma nasıl çalışıyor? Hangi yasalara tabi? Neden-sonuç ilişkileri nasıl kurulmuş?
Bunun için bilim, gözlem yapar, ölçer, teoriler kurar, onları sınar...
Peki evrenin bir amacı var mı? Evren niçin oluşmuş? Onu Tanrı mı yaratmış, yoksa başka bir güç mü?
Bu tip sorular bilimin alanına girmez. İster ateist olsun, ister Tanrı'ya inansın, bilim adamı bu sorular karşısında 'bilgisini' değil, ancak 'inancını' dile getirir: Mesela, "Benim inancıma göre evreni Tanrı yarattı" diyebilir...
Dünyanın tüm bilim adamlarının toplanıp hep bir ağızdan 'Tanrı yoktur' (ya da 'Tanrı vardır') demesinin bilimsel hiçbir değeri yoktur.
Collins genleri inceleyerek, onların 'nasıl' çalıştığını bize söyleyebilir elbette. Ama genleri inceleyerek, Tanrı'nın varlığını ya da yokluğunu ispatlayamaz. Çünkü bilimsel ispat; gözleme, ölçmeye, deneye dayanır.
Yani bilimsel olarak varlığını ya da yokluğunu ispatlamak için Tanrı'yı gözlemlemek, ölçmek ve onun üstünde deneyler yapmak gerekir ki bu da imkânsızdır.
Tanrı'yı bulmak istiyorsa, Dr. Collins'in gözle görünmeyen genleri kurcalaması gerekmez!
Hatta insan imgelemine sığmayan şu devasa mekanizmaya bakması dahi şart değildir!
Bir taşa, bir çiçeğe, geceleri ışıldayan yıldızlara bakması ve 'niçin' sorusunu kendisine sorması yeter de artar bile.
Bilim, mantığı gereği, 'niçin'i dışarıda bıraktığı için, bu sorunun cevabını bize inançlar (inançların da en köklüsü dindir) verir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.