EMRE AKÖZ

16 Kasım 2006, Perşembe

CHP burjuva partisi oldu

Sosyal demokratlar, ortanın solundakiler, demokratik solcular Bülent Ecevit'in vefatından sonra tartışıyor: "<ı>Oyumuz <ı>bir <ı>zamanlar <ı>yüzde <ı>40'ı <ı>aşmıştı... <ı>Şimdi <ı>niye <ı>bu <ı>haldeyiz?"
NTV'de Can Dündar'ın yönettiği 'Neden?' programında Erdal İnönü, 12 Eylül (1980) darbesinden yakınıyordu.
Halbuki Türkiye sağı 12 Eylül'den sonra Turgut Özal'ın ANAP'ı gibi tek başına iktidar olan bir partiyi içinden çıkardı... Süleyman Demirel, DYP'yi hükümete taşıdı... RP'nin lideri Necmettin Erbakan başbakan oldu... Son olarak da AKP tek başına iktidara geldi.

***
Peki sol dediğimiz partiler aynı başarıyı niye gösteremiyor? Bir ara SHP yükselir gibi oldu, sonra bitti. Ecevit'in DSP'si en yüksek oyu aldı ama bunun gerçek (<ı>yapısal) bir büyüme olmadığını 2002 seçimlerinde gördük. Şimdi ana muhalefet partisi olan CHP'de ise ciddi bir kıpırdanma yok.
Eğer asıl mesele, 12 Eylül'ün attığı tokat olsaydı, sağın da toparlanamaması, aradan geçen 26 yılda sağ partilerin tek başlarına iktidara gelememesi gerekirdi. Değil mi?
Bu ve benzeri sorular zihnimde dolanırken <ı>Toplum <ı>ve <ı>Bilim dergisinin son sayısında (no: 107) yayınlanan iki önemli makaleyi okudum:
Birinci makaleyi ODTÜ'den Oğuz Işık ve Melih Pınarcıoğlu kaleme almış: "<ı>Bölgesel <ı>Siyasi <ı>Tercihler <ı>ve <ı>AKP".
Diğer makaleyi ise İTÜ'den Sinan Zeyneloğlu yazmış: "<ı>İstanbul'un <ı>Seçim <ı>Coğrafyası <ı>1999-2002."

***
Başlıklardan tahmin edeceğiniz gibi iki makale de partilerin kimlerden oy aldığını inceliyor. Biri ülke genelinde, diğeri İstanbul'da...
Söz konusu makaleler tablo ve istatistiklerle dolu. Bunları sadece siyaset bilimi ya da sosyoloji öğrencileri değil, parti yöneticileri ve gazeteciler de büyük bir dikkatle okumalı.
Ben çarpıcı bulduğum birkaç noktayı buraya alacağım:
1) AKP, Türkiye genelinde iki yerden oy alıyor. Daha doğrusu buralarda <ı>büyük <ı>başarı gösteriyor: a) Milliyetçi, İslamcı sağın <ı>baskın olduğu yerler. (Kayseri-Konya hattı ve İç Anadolu'nun kuzeyi ve Doğu Karadeniz bölgesi.) b) Baskın bir siyasi görüşü olmayan, kemikleşmemiş bölgeler.
2) İstanbul'da ise AKP bir 'gecekondu partisi' tablosu çizmekte. Yakın tarihlerde kurulan ilçelerde yaşayan, maddi imkânları ve eğitimi nispeten az olan alt ve orta-alt sınıflar AKP'ye oy veriyor.
3) Buna karşılık eğitimli ve paralı insanlar CHP'yi tercih ediyor. Kabaca söylersek, CHP 1960-70'lerdeki çizgisini terk etti ve giderek burjuvaların partisi haline geldi.
4) Ancak yukarıdaki genel çizgiyi bulanıklaştıran bir kesim var: Aleviler yoksul olmalarına rağmen CHP'ye oy veriyor. Çünkü 'laikçi' CHP'nin kendilerini Sünni baskısından koruyacağını düşünüyorlar.
(Dergideki bir başka önemli yazıda, Ankara Üniversitesi'nden Kazım Ateş bunun tarihsel kökenlerini anlatıyor: '<ı>Ulusal <ı>Kimlik <ı>İçinde <ı>AleviY-urttaş <ı>ve <ı>Merkez-Çevre <ı>Eksenini <ı>Yeniden <ı>Düşünmek'.)

***
Ne kadar çarpıcı değil mi?
Biz aslında sağ-sol kavramlarını alışkanlıkla kullanıyoruz. Halbuki İdris Küçükömer'in bir vakitler dediği gibi, Avrupa ile kıyaslandığında, Türkiye siyaseti tepe taklak durmakta.
'Solcu' denilen CHP'yi eğitimli-paralı kesim, yani burjuvalar destekliyor. Bunların sayısı az olduğu için CHP iktidar olamıyor.
'Sağcı' denilen AKP ise yoksulların, kendine gelecek arayanların, ezilenlerin, yeni kentlilerin partisi olarak hükümete geliyor.
Bu tabloya bakınca, Başbakan Erdoğan'ın, "Laiklik karın doyurmuyor" demesi gayet anlaşılır oluyor.
Kendini laikliğe endekslemiş bir CHP, 2007 seçimlerinde sadece zenginlerden ve Alevilerden oy alabilir.
Beş yıllık iktidar yıpranmasından sonra, AKP'nin hâlâ 'fakirlerin partisi' olup olamayacağını ise göreceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.