EMRE AKÖZ

12 Ağustos 2007, Pazar

Abdullah Gül'ün sigortası

Başbakan Erdoğan'ın danışmanlarından Yalçın Akdoğan, <ı>Yeni <ı>Şafak gazetesinde ' Yasin Doğan' takma adıyla yorumlar kaleme alıyor. Akdoğan geçtiğimiz perşembe günü çıkan yazısında özetle, " <ı>AK <ı>Parti'nin <ı>22 <ı>Temmuz <ı>galibiyetinin <ı>esas <ı>nedeni <ı>halkın <ı>istikrar <ı>isteğidir... <ı>AK <ı>Parti'nin <ı>aldığı <ı>oyların <ı>tamamını <ı>Cumhurbaşkanlığı <ı>sürecindeki <ı>olaylara <ı>bir <ı>tepki <ı>olarak <ı>görmek <ı>ise <ı>haksızlık <ı>olur " diyordu.
"AK Parti'nin önümüzdeki dönemde sergileyeceği tutumun, eylem ve söylemlerin asgari şartı bu istikrar beklentisini gözetmek olmalıdır. Bunun doğal sonucu ise sorumlu, duyarlı ve uzlaşmacı bir tavır içinde olmaktır. Yani bağcıyla uğraşmak yerine üzüm yemeye çalışmak" diye biten bu yazı... " <ı>Başbakanın <ı>çevresi <ı>Abdullah <ı>Gül'ün <ı>Köşk'e <ı>çıkmasını <ı>istemiyor " şeklinde yorumlandı.
Ben Akdoğan'ın " asıl niyetini " bilemem. Ama şunu biliyorum: AKP'nin başarısının " asıl nedeni ", özetle söylersek ekonomidir, istikrar talebidir. Yani Akdoğan'ın " başarı analizi " doğrudur.
Basit bir örnek vereyim: Son dönemde başta ev ve otomobil olmak üzere çeşitli ihtiyaçlarını karşılayan kitleler, ekonominin aynen böyle devam etmesini istiyor ki borcunu ödeyebilsin.
Ekonomi bozulduğu anda perişan olacaklarını hafızalarda henüz taze olan 2001 krizinden biliyorlar.

***

Gelelim Gül meselesine.
AKP'yi tercih eden kitleler, elbette " <ı>Abdullah <ı>Gül, <ı>cumhurbaşkanı <ı>olsun " diye oy vermedi. Sandığa gittiklerinde zihinlerinde böyle talep yoktu.
Ancak tersi de olmadı!
Yani kitleler AKP'nin adayının Gül olduğunu bilerek oylarını verdi. Elbette " <ı>Oyumu <ı>AKP'ye <ı>atayım <ı>ama <ı>Gül, <ı>Köşk'e <ı>çıkmasın " diyenler de vardır ama onlar devede kulak kalır.
Ayrıca elimizde şöyle bir veri var:
Konda'nın araştırmasına göre Şubat 2007'de AKP'nin oyu yüzde 46 civarındaydı... 27 Nisan bildirisi ve 367 dayatması ile Gül'ün Cumhurbaşkanlığı engellenince, 8 puanlık bir zıplama oldu; oran yüzde 54'e çıktı... Daha sonra Türkiye normal seçim atmosferine girince bu oran üzde 47'ye indi.
Yani seçim mayıs ortasında filan yapılsa, AKP şu andakinden 7-8 puan fazla oy alacaktı.
Şimdi düşünün: 2002 seçimlerinde aldığı yüzde 34'lük oyu, yüzde 47'ye yükseltmiş bir parti var. Siyasete dışarıdan müdahale olduğu anda partinin oyu daha da artıyor. Adeta patlama yapıyor.
Bütün bu verileri alt alta yazdığınızda çıkan sonuç şudur: AKP'ye oy veren sokaktaki vatandaş, partinin öne süreceği Köşk adayını da destekliyor.
Dolayısıyla, Yalçın Akdoğan'ın " <ı>Madem <ı>istikrar <ı>beklentisini <ı>gözetmeliyiz... <ı>O <ı>halde <ı>bunun <ı>doğal <ı>sonucu <ı>olarak <ı>uzlaşmacı <ı>bir <ı>tavır <ı>içinde <ı>olmalıyız " demesi bir " siyasi " tercihtir.
" Ekonomide " istikrar istemekle, Köşk seçiminde " uzlaşmacı " olmanın (ki şu ortamda düpedüz <ı>başkasının <ı>adayını seçmektir) hiçbir bağlantısı bulunmuyor. Bence Akdoğan o noktada yanılıyor.

***

Eğer MHP mızıkçılık yapmazsa, Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçilir. Sadece AKP teşkilatı ve üyeleri değil, halkın çoğunluğu ve sermaye çevreleri de bundan mutlu olur.
Ama herkesin mutlu olmayacağını da biliyoruz. " İstemezük " cephesi bağırıp çağırmaya devam edecek.
Tabii esas mesele onların itirazı değil. Abdullah Gül seçildikten sonra bir " bekleme " dönemi de başlayabilir: Kim, ne yapacak?
Eğer karşı tarafın " itiraz şekli " değişirse... Yani Nisan ayına giden süreçte ortaya çıkan operasyonlar tekrar sahneye sürülürse...
Orada burada bombalar patlatılırsa... Siyasi cinayetlerle karşılaşırsak... " Atatürkçülük ve laiklik " kisvesi altında demokrasi düşmanlığında yoğunlaşma olursa...
Böyle bir durumda, hem Abdullah Gül'ün hem de AKP'nin " sigortası " hazır:
"Madem öyle hadi halka gidelim! "
Ekim ayındaki yapılacak ve çok büyük olasılıkla " evet " çıkacak referandum, " milli egemenlik " tezini savunanların emniyet supabı olacak.
Dikkat: Karşı cephenin başka niyetleri varsa, öncelikle bu sigortayı bertaraf etmeye çalışacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.