EMRE AKÖZ
Niye para vermediniz?
Recep Tayip Erdoğan'ın ' <ı>isteği' üzerine, bir ' <ı>anayasa <ı>önerisi' hazırlayan Prof. Ergun Özbudun ve beş arkadaşı, bu çalışmalarının karşılığı olarak para aldı mı?
Soru ortaya atılınca, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Fırat açıklama yaptı: " <ı>Herhangi <ı>bir <ı>ücret <ı>ödemedik... <ı>Hocalara <ı>ücret <ı>önerecek <ı>cesareti <ı>kendimizde <ı>bulamadık. "
Son derece yanlış!
Sebebini anlatayım...
Dikkat ederseniz yukarıda "R.T.Erdoğan'ın isteği üzerine" derken " istek " kelimesini tırnak içine aldım ayrıca Erdoğan'ın başına bir "unvan" koymadım Önce bu noktaları açıklığa kavuşturalım:
- Erdoğan bu isteği " <ı>Bir <ı>parti <ı>başkanı " olarak yapmıştır.
- " <ı>Başbakan " olarak bir öğretim üyesine böyle bir " <ı>resmi <ı>görev " verme yetkisi yoktur.
- 'İstek' kelimesi muğlaktır. Para konuşulmadığına göre bu bir " rica "dır. Erdoğan, Özbudun görüşmüşler, genel ilkelerde mutabık kalmışlar, bunun üzerine de Anayasa Heyeti " <ı>gönüllü <ı>olarak " kolları sıvamıştır.
- Eğer belli bir ücret söz konusu olsaydı, bunun adı " <ı>parça <ı>başı <ı>iş <ı>verme " ya da " <ı>anayasa <ı>önerisi <ı>satın <ı>alma " olurdu.
O halde olay şudur:
"AKP Başkanı Erdoğan, Prof. Özbudun'dan bir anayasa önerisi hazırlamasını rica etmiş ve bu rica kabul görmüştür."
Bence yanlış bir anlaşma biçimi.
Doğrusu, bu işin " belli bir ücret " karşılığı yapılmasıydı. Çünkü:
- Ücret karşılığı yapılmayan iş, karşı tarafı manevi baskı altında bırakır. Önümüzdeki dönemde Prof. Özbudun ya da arkadaşlarından biri, hükümet tarafından önemli bir göreve getirilse, " <ı>Hah, <ı>anayasa <ı>borcunu <ı>ödüyorlar; <ı>para <ı>vermediler, <ı>makam <ı>sunuyorlar " denecektir.
- Para alınmaması, heyeti oluşturan kişilerin anayasa önerisini " <ı>kendi <ı>yavruları <ı>gibi " algılamasına yol açabilir. Eğer para alsalardı, işi teslim ettikleri an sorumlulukları biterdi. Halbuki şimdi öneriyi sahiplenmek durumundalar.
- Ayrıca para alınmaması, olayı " teknik iş " düzeyinden çıkarıyor ve " heyet ile parti " arasında bir " gönül bağı " ilişkisi oluşturuyor.
Özetle: İşin doğrusu, Anayasa Heyeti'ne belli bir ücretin ödenerek, önerinin satın alınmasıydı.
Hem yukarıda saydığım mahzurlar açısından, hem de onca yılda oluşan uzmanlığın yani <ı>bilimsel-entelektüel <ı>emeğin karşılığı olarak bu gerekliydi.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.