EMRE AKÖZ

09 Kasım 2007, Cuma

İşkencenin sorumlusu

Hasan Cemal'in<ı> ' Kürtler' adlı kitabı ' İşkence' başlıklı bir bölümle başlar.
1928 doğumlu Felat Cemiloğlu, 1982'de <ı>Diyarbakır <ı>E <ı>Tipi <ı>Askeri <ı>Cezaevine konur.
O sırada 54 yaşında olan Cemiloğlu herhangi bir suç işlememiştir. Zaten <ı>sekiz <ı>ay <ı>sonra serbest bırakılacaktır.
Cemiloğlu o sekiz ayda yaşadıklarından çıkan sonucu Hasan Cemal'e şöyle özetler: " <ı>Eğer <ı>genç <ı>olsaydım, <ı>dağa <ı>çıkardım ."
Peki ne olmuştu da, 1977'de Adalet Partisi'nden belediye başkanı adayı olacak kadar rejime bağlı Cemiloğlu böyle konuşmuştu?
İşte size o sekiz ayda yaşananlara ilişkin iki olay:
"Cezaevine geldiğimiz günden beri Co isimli köpekle devamlı muhataptık. Mesela sırayla Co'ya tekmil verdiriyorlardı. Co'nun karşısında, ' <ı>Felat <ı>Cemiloğlu, <ı>Diyarbakır, <ı>emret <ı>komutanım' tekmilini çok yüksek sesle ve topuk sesiyle veriyorduk. Co tekmili beğenmezse havlıyordu. Ve Co'yu memnun edemediğimiz için cezalandırılıyorduk." (s. 26)
"Tek ayaküstünde, duvar dibinde duruyorum. Ceza! Ama bir süre sonra yoruluyorum. Ayağım düşüyor yere, tutunamıyorum. Emre itaatsizlik! Cezası: Duvarın dibinde, kanalizasyonun kapağını kaldırdılar, bir avuç bok alıp ağzıma attım. Sonra, ağzımda pislik, hazır ola geçtim. Öylece duruyorum." (s. 33)
Sonra ne mi olur? Cemiloğlu ağzındaki tüm dişleri çeker, iple bir arkadaşına çektirir. Çünkü<ı> " temizleyememiştir " dişlerini. O hissi bir türlü atamıştır ağzından.

***

Bunlar tahammül ötesi işkencelerden sadece ikisi. Normal bir insan kitabın o bölümünü midesi takla atmadan okuyamıyor.
Diyarbakır Askeri Cezaevi gerçekten korkunç bir yerdi. Oradan "geçenlerden" genç olanları dağa çıkıp PKK'ya katıldı. İleri yaştakiler ise öylesine aşağılanmışlardı ki Nazi zulmünden kurtulan Yahudiler gibi uzun süre başlarına geleni anlatmadılar.
Bu suskunluğa aileleri de dahil... O cezaevinde " <ı>arkasına <ı>cop <ı>sokulan " bir adamın bunu eşine anlatması kolay mı sanıyorsunuz?
ABD askerlerinin Ebu Gureyb cezaevinde yaptıkları, fotoğraf çeker hale gelen cep telefonları ve internet sayesinde bütün dünyaya duyuruldu. İşkence yapan askerlerden bir kısmı mahkemeye verilip cezalandırıldı.
Ya Diyarbakır Askeri Cezaevi'ndekiler? Kimi terör örgütleri, işkence yapanlardan birkaçını yıllar sonra öldürerek intikam almaya çalıştı.
Ama " ciddi ve kapsamlı " bir soruşturma ile olayın üstüne gidilmedi. Çünkü bunu yapması gerekenler zaten devletin tepesindeydi.
Bunca yıl sonra bazı doktorlar, akademisyenler, avukatlar, sanatçılar, <ı>" Diyarbakır Cezaevi Geçeğini Araştırma ve Adalet Komisyonu "nu oluşturmak üzere bir araya geldiler.
Geçtiğimiz 12 Eylül günü, 1980-1984 arasında o cezaevinde bulunmuş kişilere ya da onları tanıyanlara " gelin yaşadıklarınızı anlatın " diye çağrıda bulundular.
Diyarbakır Cezaevi'nin "dağa adam gönderme" istasyonu haline getirilmesindeki " siyasi sorumlu " 12 Eylül cuntasının başı olan Org.
Kenan Evren'dir.
Evren bu konudaki sorumluluğunu reddediyor ve " <ı>Ben <ı>mi <ı>emir <ı>verdim " diyor.
Yani koskoca bir cezaevinin işkence merkezi haline getirilmesinden haberi olmadığını iddia ediyor.
Evren'in söylediklerine inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum. Ama iş inanmak ya da inanmamakla olmaz. Evren'in ve diğer yöneticilerin "siyasi sorumlu" olmanın ötesinde bundan haberi olduğunu kanıtlamak gerek.
Bu da ancak yukarıda sözünü ettiğim kapsamlı bir soruşturma ile yapılabilir.
Ama Türkiye hangi geçmişiyle yüzleşti ki bununla da yüzleşsin?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.