EMRE AKÖZ

21 Aralık 2007, Cuma

"Şehit" ile "Zayiat" arasındaki uçurum

Küçük, tali, ilk bakışta pek de önemi olmayan bir sözden, bir olaydan hareketle büyük yapıya, sisteme doğru gitmeyi severim. Kısaca ifade edersek: Parçayı bütüne bağlama çabası...
İşte bir örnek:
Genelkurmay'ın internet sitesinde ' Sarıkamış Harekatı'yla ( <ı>22 <ı>Aralık <ı>1914-15 <ı>Ocak <ı>1915 ) ilgili bilgiler yayınlandı: İsimler, sayılar, fotoğraflar, vs...
Konuya yer veren gazetelerden biri de <ı>Vatan'dı. Dün 18'inci sayfada yer alan haberin başlığı şöyleydi: " <ı>Sarıkamış'ta <ı>şehit <ı>sayısı <ı>90 <ı>değil <ı>60 <ı>binmiş ".
Haberde geçen cümle ise öyle demiyordu: " Rusların zayiatının 30 bin, Türklerin zayiatının ise bilinenin aksine 90 bin değil 60 bin olduğu kaydedildi."
Haberdeki bilgi doğru, başlık ise yanlış ...
Çünkü... " Zayiat " kelimesinin karşılığı " <ı>şehit " değildir. "Zayiat" genel bir tabirdir: Şehitlerin, yaralıların, sakatların, kaçakların, esirlerin, vb. tümünü kapsar.
Velhasıl Sarıkamış Faciası'ndaki "şehit" sayısı 60 bin de değildir. Peki kaçtır? Genelkurmay buna değinmemiş. Her halde bu yazıdan sonra onu da eklerler. (18 bin ile 40 bin arasında bir sayı olacak. Bakalım tifüs ve koleradan ölenleri hangi kategoriye koyacaklar?)

***

Yukarıdaki satırları niye yazdım? Elbette Vatan gazetesindeki editör arkadaşımızın hatasını ortaya dökmek için değil.
Aslında çok daha kapsamlı bir sorunla karşı karşıyayız: Önemsediğimiz, hakkında konuştuğumuz, hatta kampanyalar düzenlediğimiz bir olayı dahi bilmiyoruz!
Doğrusunu öğrenmek yerine cehaletimizi birbirimizle paylaşmayı tercih ediyoruz.
Mesela Prof. Bingür Sönmez ... Bu çok değerli hoca, " 90'ıncı yılda 90 bin şehit anılıyor " sloganıyla kampanyalar düzenledi. İnsanları alıp kendisinin de doğum yeri olan Sarıkamış'a götürdü. İyi de yaptı!
Ancak kalp ameliyatı yaparken gösterdiği titizliği, tarihe göstermedi. Bırakın "şehit" sayısını, "zayiatın" dahi 60 bin kadar olduğu bir harekatta 90 bin şehit verildiğini söyleyip durdu.
İnsan bari kampanya düzenlediği, hakkında " dayanışma grubu " kurduğu bir olayı doğru dürüst bilir ve çevresine öyle anlatır değil mi?
Bir misal daha: Emin Çölaşan, <ı>Hürriyet'te çalışırken, her 18 Mart günü, yani Çanakkale Savaşı'nın ( <ı>1915 ) yıldönümlerinde, " <ı>250 <ı>bin <ı>şehit " diye yazardı.
Halbuki Genelkurmay'ın ve tarihçilerin verilerine göre Çanakkale'deki "şehit" sayımız 57 bin küsurdur. De ki 60 bindir. Ama o kadar!
250 bin ise "zayiat" sayısıdır: Yani şehit <ı>artı yaralı <ı>artı esir <ı>artı kaçak <ı>artı kayıp...
Bunları yazdık ama Çölaşan asla tınmadı. "250 bin şehit" demeye devam etti.
Bir olayın "değerlendirmesi" bakış açısına göre değişir elbette. Sayılar ise değişmez! (Yuvarlama yapana, 57'ye "60" diyene bir lafımız yok.)

***

Gördüğünüz gibi çok daha kapsamlı, çok daha geniş bir "zihniyet" sorunuyla karşı karşıyayız.
Gazetecisinden profesörüne, her kesimden insan, gerçeği öğrenmek yerine; bir hayale, bir fanteziye, hatta bir uydurmaya inanmayı tercih ediyor.
Gerçekle karşılaştıklarında ise önce direniyor, duymazdan geliyorlar... Israr üzerine de şöyle diyorlar:
"Canım, biraz abartılmış; ne zararı var? Hem sen niye bundan rahatsız oluyorsun ki?"
Cevabım: Peki benim gerçeği söylemem sizi niye kızdırıyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.