EMRE AKÖZ

21 Mart 2008, Cuma

Davanın tek iyi yanı

Geçen sene, Birey Yayınları, 28 Şubat (1997) darbesinin 10'uncu yılı vesilesiyle bir derleme yayınlamıştı: "28 Şubat: Postmodern Bir Darbenin Sosyal ve Siyasal Analizi."
O kitaba yazdığım makalenin başlığı şuydu: <ı>28 <ı>Şubat <ı>Darbesinin <ı>Tek <ı>'İyi' <ı>Yanı.
28 Şubat darbecileri, hükümeti devirdi. Refah Partisi kapatıldı.
Necmettin Erbakan, AB karşıtı, ekonomide devletçi, kültür alanında ise dayatma yanlısı bir İslamcıydı .
' Milli Görüş'ün ulusalcılıktan farkı, dindir. Deniz Baykal'a dini ekleyin, karşınıza Erbakan çıkar. Erbakan'daki dinci boyutu kaldırın, geriye bir Kemalist kalır.
28 Şubat darbecilerinin, 'farkında olmadan' yaptığı tek iyi şey... RP'deki 'serbest piyasacı' ve 'AB yanlısı' genç kadronun önünü açmak oldu.
Anadolu sermayesini temsil eden bu kadro 2002'de hükümet oldu.
AKP'ye 22 Temmuz 2007 seçimlerini ezici bir üstünlükle kazandıran olumlu icraatından bahsetmeyeceğim.
Amacım yukarıdaki soruyu tekrar formüle etmek: " Bu kapatma davasının iyi yanı nedir? "

***

Ama önce biraz tarih... Atatürk, 1937'de başbakanlığı Celal Bayar'a verirken şöyle demişti: " <ı>Ordu <ı>komutanlarını <ı>ben <ı>atarım. <ı>Vali <ı>atamalarını <ı>da <ı>ben <ı>yaparım. <ı>Gerisi <ı>sana <ı>kalmış... "
İşte iki başlı 'siyasi yapı' bu... Bir yanda: Halkın oyuyla hükümete gelen siyasetçiler ki onların işi ekonomiyle uğraşmaktır... Öte yanda: Devlet alanında konumlanıp 'yüksek siyasetle' (?) uğraşan bürokratik elit...
İki grubu ayıran hudut da laikliktir . Bürokratik elit, alttan gelerek, maddi ve manevi çıkarlarını tehdit edenlerin önünü laiklik ilkesini bir öyle, bir böyle yorumlayarak keser.
Aynı şeyi sık sık yapabilmesinin sırrı şudur: Halkın büyük çoğunluğu Müslüman'dır. Geleneksel kültür din ile yoğrulmuştur. Kitle partisi oluşturmak isteyen hemen her politikacı; dini temalara başvurmak, kendini o terimlerle anlatmak zorundadır.
Ancak politikacı dinden söz ettiği anda... <ı>" Dini siyasete alet ediyor " yaygarası ile karşılaşır: Aynı Menderes'in, Demirel'in, Özal'ın başına geldiği gibi...
İki siyasetçi hariç: 1973'teki Ecevit dine ağırlık vermeden kitleselleşti; çünkü dönem uygundu. Erbakan ise zaten hep 'dinci' oldu.
Bizdeki sistemin diğer kırılgan noktası Kürtlerdir . Kürt vatandaşların en sıradan, en normal talepleri dahi " bölücülük " olarak adlandırılmıştır.
Kürtlerin demokratik taleplerini dile getireceği partiler kapatılmıştır.
Şimdi tekrar AKP'ye dönebiliriz...
AKP ekonomideki başarısıyla gelen devasa oy oranına dayanarak "özgürlükçü siyaseti " boşladı.
Mesela ... 301'i uykuya yatırdı... Anayasa'da ve Siyasi Partiler Kanunu'nda gerekli değişiklikleri yapmadı... AB sürecini yavaşlattı... Alevi açılımını kısa keserek, <ı>" Canım, zaten bunlar Sünni partisi " dedirtti... Van savcısı Ferhat Sarıkaya'yı yalnız bıraktı... DTP'ye kapatma davası açıldığında sessiz kaldı.... Hrant Dink davasını daha fazla zorlamadı...
Misalleri çoğaltabiliriz.
Sonucu hep birlikte görüyoruz: Antidemokratik güçler atağa geçti.
Özetle:
Türkiye'nin hukuk devleti olamadığını apaçık gösteren bu 'siyasi' davanın tek olumlu yanı, AKP'yi kendine getirmesi olacak. Tekrar demokrasinin ipine sarılacak. Kendini kuyudan yukarı çekerken, hakkı yenilen diğerlerini de beraberinde sürükleyecek.
Yapmazsa, boğarlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.