EMRE AKÖZ

29 Mart 2008, Cumartesi

Nemo judex!

Eski Yargıtay Başkanı Prof. Sami Selçuk'un,<ı> " 2007'nin Hukuk Olayı: Anayasa Mahkemesi'nin 367 Kararı " adlı kitapçığını, Türkiye Günlüğü dergisi okurlarına hediye ediyor.
Sami Selçuk'un 367 kararını lime lime eden uzun makalesini daha önce okuduğum için, kitapta yer alan <ı>' zihniyet' eleştirileri daha fazla ilgimi çekti.
Selçuk özetle şunu diyor: Yüksek yargı mensuplarının siyasi içerikli davalara yaklaşımı, adaletin gerçekleşmesini engeller nitelikte.
Örneğin eski Başkan Osman Arslan, Kasım 2007'de Adalet Akademisi'nin genç hukukçularına önce " <ı>Yargıçlığın <ı>temel <ı>öğesi <ı>yansız <ı>olmaktır " diyor. Hemen ardından şöyle devam ediyor:
<ı>" Ancak <ı>bazı <ı>kararlarınızda <ı>Türkiye <ı>Cumhuriyeti'nin <ı>korunması <ı>ve <ı>yaşatılmasında <ı>taraf <ı>olacaksınız. <ı>(...) <ı>Demokratik, <ı>laik, <ı>hukuk <ı>devletine <ı>sahip <ı>çıkmada <ı>tarafsınız. <ı>(...) <ı>Buralarda <ı>tarafsız <ı>olma <ı>lüksünüz <ı>yoktur."
Başkan Arslan emekliye ayrılırken de benzeri sözlerle aynı fikri tekrarlıyor:
" <ı>Yargıçlar, <ı>Türkiye <ı>Cumhuriyeti'nden <ı>yana <ı>taraftır. <ı>Çünkü <ı>Cumhuriyet <ı>insanın <ı>özüne <ı>ve <ı>haysiyetine <ı>en <ı>uygun <ı>rejimdir. <ı>Ay <ı>yıldızlı <ı>bayraktan <ı>yana <ı>taraftır. <ı>Çünkü <ı>bayrak <ı>dalgalanmazsa <ı>siz <ı>de <ı>hakimlik <ı>yapamazsınız. "
Bir başka örnek de 2001'den. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı, her zaman " <ı>Çanakkale'de, <ı>Sakarya'da <ı>verilen <ı>şehitlerin <ı>kanlarını " gözeterek karar verdiğini açıklıyor.
Tam bu noktada hukukun evrensel kurallarından birini hatırlatıyor Selçuk: <ı>" Hiç kimse kendisinin yargıcı olamaz ." Ünlü " nemo judex " kuralı bu. Yani yargıç kendi davasına bakamaz.
Eğer bayrakla, şehit kanıyla ya da rejim kaygısıyla karar alıyorsan... O zaman adalet dağıtmıyor, kendi davanı güdüp, kendi siyasi tercihini dayatıyorsun demektir.
Peki, yargı mensuplarının görüşü olamaz mı? Elbette olur. Uzayda yaşamıyorlar ki! Onlar da bu ülkenin insanı.
Ama bir yargıç <ı>cüppesini <ı>giydiği <ı>an, o görüşlerini bir yana bırakacak. Çünkü sadece bu şekilde, hukuka uygun, adaletli bir karar alabilir.
Ancak bunun istenmediğini görüyoruz: Büyükler küçüklere açık açık<ı> " taraf olacaksınız " diyor. Yani onları <ı>" siyasi/ideolojik kararlar almaları " için teşvik ediyorlar.
Sonra da kriz çıkıyor!
Not: " <ı>Peki <ı>bayrağı <ı>kim <ı>koruyacak " derseniz... Kanunlar var, Meclis var, hükümet var, asker var, polis var. Bayrağı korumak yargıçların işi değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.