EMRE AKÖZ

18 Nisan 2008, Cuma

Keşke Avrupa bir değil, bin bildiri hazırlasa

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı De Puig'in yaptığı açıklama tepkilere sebep oldu. De Puig özetle şöyle diyordu:
<ı>"AKP <ı>davasına <ı>karşı <ı>bir <ı>bildiri <ı>hazırlamayı <ı>düşünüyoruz. " Sonra da ekliyordu: " <ı>Bu <ı>talep <ı>Türk <ı>heyetinden <ı>geldi. "
Strasbourg'taki heyette 8 AKP'li, 2 CHP'li, 2 de MHP'li yer alıyordu. Heyet başkanı AKP'li Mevlüt Çavuşoğlu, " <ı>Böyle <ı>bir <ı>talepte <ı>bulunmadıklarını " söylüyordu.
Tahmin edeceğiniz gibi, "olay" duyulur duyulmaz; hem muhalefet, hem de hükümet karşıtı gazeteler eleştiriye başladı.
Farklı kelimelerle dile getirilen bu eleştirilerin ortak noktası, "kapatma davasında yargıya müdahale edilmek istendiği" şeklindeydi.

***

Olayın tam olarak nasıl meydana geldiğini, kimin kime hangi amaçla, neyi, nasıl söylediğini yakında öğreniriz.
Yukarıda eleştirilerin " ortak noktası " dedik ya... Gelin bir de eleştirenlerin ortak noktalarına bakalım...
- Bunlar... 367 tartışmaları sürerken, bazı komutanların, Anayasa Mahkemesi üyelerini tehdide varan bir biçimde uyardıklarına dair, giderek ciddileşen haberleri görmezden gelenler.
- Bunlar... Yargıdaki 1937 model <ı>altı <ı>ok zihniyetli kadrolaşmaya seslerini çıkarmayanlar.
- Bunlar... Nokta dergisi geçen yıl <ı>'Darbe Günlükleri'ni yayımladığında "ciddiye almadıklarını" söyleyenler.
- Bunlar... Nokta'nın Yayın Yönetmeni Alper Görmüş, 'Darbe Günlükleri'nden beraat ettiğinde, suspus olanlar.
- Bunlar... Ergenekon çetesiyle ilgili tek satır yazmaktan, iki cümle söylemekten, "soruşturma sürüyor" numarasına yatarak kaçanlar.
- Bunlar... İşlerine gelmediği için, daha soruşturma açılmamışken ama ortalık <ı>' Türk işi Gladio' diye inlerken, Ergenekon'u, ' <ı>entellerin <ı>gözde <ı>konusu' ilan edenler...
- Bunlar... Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinde kabul ettiği ilkeleri, imza attığı anlaşmaları göz ardı edenler.
- Bunlar... Cumhurbaşkanı bile kapatma davasına dahil edildiğinde, durumu ' <ı>olağan' karşılayanlar.

***

Bu koalisyonun bir başka ortak noktası da, kapatma davasını açıkça desteklemesi ya da " <ı>istemem <ı>yan <ı>cebime <ı>koy " demesi.
Baştan beri söylüyorum:
Bu bir göz korkutma, hizaya çekme, uyarma davası değil. Nesnellikle, adaletle bir ilgisi bulunmuyor.
Siyasi bir dava. Yani iş ciddi.

***

Durum böyle olduğu için, baştan beri, AKP'nin tüm siyasi ve hukuki yollara başvurarak, bu işten kurtulması gerektiğini söylüyorum.
Bazı girişimlere <ı>" etik değil ", " şık olmaz " filan diye itiraz edenler olacaktır. Hangi etik, hangi şıklık? Bunları söyleyenler, kapatmayı ellerini ovuşturarak bekleyenlerdir.
AB'den destek mi gerekiyor?.. ABD ikna mı edilecek? Anayasa ve yasalar mı değiştirilecek?.. Referanduma mı gidilecek?.. Seçimler mi yenilenecek?.. Gereken her şey ama her şey yapılmalı. 'Savunma' bu alternatifler içinde en önemsizi!
Bu sebeple, tepkiler umurumda değil. AB keşke bir değil, bin bildiri hazırlasa...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.