EMRE AKÖZ

08 Temmuz 2008, Salı

Nihayet itiraf ettiler

Yaşamakta olduğumuz sürecin; basit, sıradan, hemen her ülkede karşılaşılan türden bir " <ı>gündelik <ı>siyaset <ı>çekişmesi " olduğunu sananlar var.
Bu yüzden de bazı medyacıların, diğer bazı medyacılara karşı 'keskin' tavırlar almasını doğru bulmuyorlar.
Bize Süleyman Demirel'in sözünü hatırlatıyorlar: <ı>"Sivil siyasetin özü, bir gün önce birbirlerine hakaret edenlerin, ertesi gün kol kola girmeyi başarabilmeleridir."
Tamam ama hangi siyasetten söz ediyor Demirel?
Sivil siyasetten!
Yani seçimler yapılmış. Belli bir partiler kompozisyonu ortaya çıkmış. Meclis çalışmaya başlamış. Ondan sonra da " <ı>senben " çekişmesi oluşmuş.
Böyle bir çekişme karşısında, bir medyacının keskin tavır alması hakikaten ahmakça bir tutum olur.
Dün birbirine küfürler yağdıran kaşarlanmış siyasetçiler, bir bakmışsınız, kol kola koalisyona doğru yürümekte.

***

Peki, içinde bulunduğumuz süreç böyle sıradan bir durum mu?
Hayır! Hayır! Hayır!
Biz en azından Mayıs 2006'daki Danıştay saldırısından beri <ı>" sivil siyasete müdahale " süreci yaşıyoruz.
<ı>'Darbe Günlükleri' bu müdahale isteğinin ve hazırlıklarının 2003 yılına dek gittiğini gösteriyor.
Yani mesele, " Erdoğan-Baykal-Bahçeli " çekişmesi filan değil. Mesele; bir partiyi, bir lideri, belli bir politikayı savunma meselesi hiç değil.
Sorun bambaşka:
'Sivil siyaset' devam edecek mi, etmeyecek mi? Demokrasi olacak mı, olmayacak mı? Yoksa <ı>otoriter/faşizan bir rejimle mi yönetileceğiz?

***

Emekli tuğgeneral Nejat Eslen'in yazısı bir " itiraf " gibiydi: Ulusalcıların aynı zamanda Avrasya'ya (Rusya, İran, vs.) açılmak istediğini söylüyordu. ( <ı>Radikal, <ı>5 <ı>Temmuz )
<ı>" Açılmak " dediği, elbette " <ı>ticaret " yapmaktan, " <ı>iyi <ı>ilişkiler " geliştirmekten, " <ı>ortak <ı>çıkarlar " temelinde dayanışmaktan ibaret değil.
Türkiye'nin " kamp " ve " kimlik " değiştirmesinden bahsediyor Eslen.
" <ı>Bu <ı>mücadele <ı>sadece <ı>Türkiye'nin <ı>jeopolitik <ı>kimliğini <ı>değil, <ı>aynı <ı>zamanda <ı>kaderini <ı>ve <ı>rejimini <ı>de <ı>belirleyecek " diyor.
Biz aynı saptamayı, çeşitli ipuçlarını değerlendirerek, bir buçuk yıl önce yaptık.
" <ı>Bunların <ı>amacı <ı>Putin <ı>tarzı <ı>bir <ı>sopalı <ı>rejim <ı>kurmak " dedik. "<ı>Ekonomide <ı>serbest <ı>piyasa <ı>devam <ı>edecek <ı>ama <ı>yönetim <ı>otoriter <ı>bürokrasinin <ı>hakimiyetinde <ı>olacak; <ı>hayalleri <ı>bu " dedik. " <ı>Bizi <ı>Batı'dan <ı>koparmak <ı>istiyorlar " dedik.
Gördüğünüz gibi basit bir siyasi çekişme değil yaşadığımız: Bir yandan sivil siyasete müdahale ediliyor, öte yandan kamp ve kimlik değiştirme çalışmaları yapılıyor.
İşin hazin yanı bu tezgahı kuranlar; <ı>" Atatürkçülük ", " laiklik ", " çağdaşlık " gibi maskelerin ardına saklanıyor.
Böylece onlar yüce değerlerin savunucusu oluyor, biz ise üç kuruş için hükümeti destekleyen çıkarcılar.
Hadi oradan!
Sen-ben çekişmesi değil bu.
Bir tarafta demokrasiyi, hukuk devletini, milli egemenliği, sivil siyaseti, Avrupa Birliği sürecini savunanlar var.
Diğer tarafta kimlerin yer aldığı ise zaten biliniyor. Artık iyice deşifre oldular.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.