EMRE AKÖZ

17 Ağustos 2008, Pazar

Bilim mi, cüzdan mı?

Dünkü SABAH'ta da okudunuz: Dünyanın en iyi üniversitelerini belirleyen bir Çin Üniversitesi var. Jiao Tong adlı Şangay' daki bu üniversite, çeşitli ölçütler kullanarak ilk 500 üniversiteyi belirliyor.
Sıralama dünya çapında kabul görüyor, ciddiye alınıyor. Hatta dörtten üçe inen Fransa'da olduğu gibi, tartışmalar çıkıyor, gerileyenler, <ı>" Ne oluyoruz, eğitim sistemimiz çöküyor mu " diye soruyor.
İlk sıraları ABD üniversitelerinin aldığı listeye Türkiye'den sadece bir üniversite girmiş bu kez: İstanbul Üniversitesi.
Bu durum çeşitli açılardan ele alınabilir: Mesela birçok konuda kendimizi kıyasladığımız ama nüfusu Türkiye'nin <ı>yedide <ı>biri olan Yunanistan, listeye iki üniversite sokmuş!

***

Bir de tabii<ı> " halkın algılaması " açısından da konuya bakılabilir. Halk derken öncelikle öğrencileri ve <ı>ailelerini kastediyorum.
Üniversite sınavında başarılı olan öğrencilerin yönelimlerine baktığımızda, İstanbul Üniversitesi'nden daha fazla; ODTÜ, Hacettepe, Bilkent, Sabancı ve Boğaziçi gibi üniversitelerin tercih edildiğini görüyoruz.
Sadece somut tercihlerde değil, gündelik hayatta da benzeri bir ilgi var:
Bir öğrenciye <ı>" Puan sorunu olmasa, hangi üniversiteye girmeyi istersin " ya da bir aileye, <ı>" Çocuğunuzun nerede okumasını hayal edersiniz " diye sorduğunuzda, İstanbul Üniversitesi pek az durumda ilk sırada telaffuz ediliyor.
Toplumsal tercihin böyle şekillenmesi, sadece " imaj " meselesi olmasa gerek.
Birçok başarılı genç, mezun olduktan sonra Türkiye'de kalmayı düşünmüyor. Önemli bir bölümü başta ABD olmak üzere, Batı ülkelerinde <ı>'master' ve<ı> 'doktora' yapmayı arzu ediyor.
Bu yüzden de, hem <ı>eğitim <ı>tarzı ve <ı>sosyal <ı>ilişkiler açısından Batı ülkelerini andıran, hem de yabancı dil öğreten üniversiteler tercih ediliyor.
Belki <ı>" bilimsel kapasite " yönünden İstanbul Üniversitesi daha başarılı olabilir ama aynı branştaki mesela bir Boğaziçilinin ABD'ye kabul edilmesi daha büyük bir olasılık.
Aslında Türkiye'de kalacaklar için de bu üniversiteler, İÜ'ye kıyasla önemli avantajlar sağlıyor: Örneğin, işsizliğin ciddi bir sıkıntı ve endişe yarattığı ülkemizde, yabancı şirketler, bu üniversitelerin mezunlarına yöneliyor.
Öğrenci açısından, yabancı ( <ı>küresel <ı>düzeyde <ı>faaliyet <ı>gösteren ) bir şirkete girmek, hem bir süre sonra yaşıtlarından daha iyi para kazanma, hem de yarın öbür gün başka ülkelerde görev alma şansı yaratıyor.

***

Bu örnekleri vermemin sebebi şu: Çinliler bilimsel açıdan haklı olabilir. Yani 500'lük listeye bu kez 407'nci sırada giren İstanbul Üniversitesi, Türkiye'nin<ı> " en bilimsel " okulu olabilir.
Ancak ülkenin şartları aynı şeyi söylemiyor. Bizde " <ı>bilimsel " kapasiteden ziyade, <ı>" mezun olunca iş bulmak " ve <ı>" ileride iyi para kazanmak " gibi toplumsal faktörler ön planda.
Öğrencilere sorun: Çoğunluğu<ı> " fakir " bir bilim insanı olmaktansa, <ı>" cüzdanı kabarık " ve <ı>" kredi kartı limiti yüksek " bir şirket çalışanı olmayı tercih edecektir.
<ı>" Dünyadaki ilk 500 üniversite " listesindeki (kahredici) yerimizi daha fazla tartışmalıyız elbette.
Ancak yukarıda anlatmaya çalıştığım " temel sorunu " (ki sanırım bunu kısaca " işsizlik " diye tanımlayabiliriz) çözmeden bu tartışmalar fazla işe yaramayacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.