EMRE AKÖZ

14 Eylül 2008, Pazar

'İmanlı' komutan darbeye kalkışırsa

Vakit gazetesi yazarı Serdar Arseven'in yazdıkları, her kesimden köşe yazarını adeta çileden çıkardı. Şöyle diyordu Arseven:
"Benim çifte standartlarım vardır. Örneğin itham Müslüman'a yönelmişse, 'iftira olduğu önyargısından' hareketle çıkarım yola. 'Kafir'e yönelmişse, 'doğru olabileceği' önyargısından..."
Bu çifte standardını da şöyle örnekliyordu:
"Deniz Feneri benimdir, <ı>Ergenekon <ı>Terör <ı>Örgütü ise kahrolası darbe düzeninin. Deniz Feneri için dava sürecinin tamamlanmasını beklerim. Ergenekon Terör Örgütü davası sanıkları söz konusu olduğunda ise iddianameyi esas alırım. Çünkü bu adamların büyük bir bölümünün, ne azılı din düşmanı olduklarını bilirim." ( <ı>11 <ı>Eylül )

***

Bizim Anayasamızda, Türkiye Cumhuriyeti'nin " <ı>demokratik, <ı>laik, <ı>sosyal <ı>hukuk <ı>devleti " olduğunu yazar.
Ama maalesef hem yasalar, hem de zihniyet olarak bu değerlere çok uzağız.
Avrupa Birliği sürecinin, hiç olmazsa yasalarda değişim sağlayacağını umut ediyoruz.
Peki, ya zihniyetimiz? İşte onun değişmesi çok zor.
Kamu önünde cereyan eden polemiklerde genellikle " demokrasi " ve "laiklik" karşı karşıya geliyor. Yani bir taraf laikliği öne sürerken, diğeri demokrasiye vurgu yapıyor.
Ancak <ı>" hukuk devleti " ve<ı> " hukukun üstünlüğü " gibi kavramları genellikle bir yana bırakıyoruz.
Mesela eski Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı'yken, Şemdinli'deki Umut Kitapevi'ni bombaladıktan hemen sonra halk tarafından yakalanan astsubay Ali Kaya için <ı>" Tanırım iyi çocuktur " demişti.
Eğer rütbe/makam değil de, hukuk üstün olsaydı, yani eğer Türkiye gerçekten bir "hukuk devleti" olsaydı, Büyükanıt'ın o demeçten sonra mahkemede hesap vermesi gerekirdi.
Çünkü "hukukun üstünlüğü" böyle işler: Hangi konumda olursa olsun, istisnasız herkes kanun önünde eşittir.
Ama ne oldu? Hukukun üstünlüğü ilkesini işletmeye kalkışan Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'yı meslekten atmakla almadılar; anasından emdiği sütü burnundan getirdiler. (Benim açımdan AKP iktidarının en büyük günahıdır.)

***

Hukukun üstünlüğü ilkesini tanımama, <ı>" kimlikler " söz konusu olduğunda da geçerli.
İşte Serdar Arseven, bu " acı gerçeği " dile getiriyor: "Belli bir kimliğe sahipsen (Müslüman'san) kafadan suçsuzsun; tersini ispatlasınlar. Ancak öteki kimliğe sahipsen, o zaman kafadan şüphelisin, suçsuzluğunu ispat et!"
Bu " cemaatçi " ve " kimlikçi " zihniyet toplumun her kesiminde hissediliyor:
<ı>" Müslüman'sa suçsuzdur ", " Kemalist'se suçsuzdur ", " Bizim aşirettense suçsuzdur ", " Kadınsa suçsuzdur " ve benzeri.

***

Eğer hukukun üstünlüğü kavramına gerçekten inansaydık, bu değeri benimseseydik şöyle düşünmemiz gerekirdi:
<ı>" İstisnasız herkes suç işleyebilir. Bunun inançla ya da kimlikle bir ilişkisi yoktur. "
Aslında biraz <ı>" hayal gücü ", her türden cemaatçi zihniyetin hatasını basit bir biçimde ortaya çıkarır:
Bir grup " imanlı " komutanın, <ı>" İslam adına " darbe yapmaya çalıştığını tasavvur edelim.
Bu kişiler <ı>" yürekten Müslüman " olduğu için, onları mazur mu göreceğiz? Affetmek için bin bir mazeret mi uyduracağız?
Saçmalık!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.