EMRE AKÖZ

02 Ocak 2009, Cuma

Hiç mi Kürtçe bilen redaktörleri yok?

Uzman geçinenleri cebinden çıkaracak kadar dil meselelerine hâkim olan Sevan Nişanyan, "<ı>Hiç <ı>mi <ı>Kürtçe <ı>bilen <ı>redaktörleri <ı>yok" diye soruyor. (<ı>Taraf, <ı>1 <ı>Ocak)
Konuyu tahmin etmişsinizdir:
TRT'nin yeni kanalında Başbakan'ın söylediği cümleyi ("<ı>TRT6 <ı>hayırlı <ı>olsun"), merkez medya gazeteleri doğru bir biçimde Kürtçe yazamadı; 'x' ve 'w' harfleri birbirine girdi.
Peki, "Kürtçe bilen redaktörleri hiç mi yok?" Evet yok! Yani bilinçli olarak tercih edilmiş, "<ı>arkadaş <ı>sen <ı>aynı <ı>zamanda <ı>Kürtçe <ı>konusunda <ı>bize <ı>yardım <ı>edeceksin" diyerek işe alınmış kimse bulunmuyor.
Bu arada şunu da kaydedeyim:
Bir arkadaşımız zamanında <ı>Cumhuriyet gazetesinde işe girmiş. Bir süre sonra, (şu sıralar <ı>Hürriyet'te çalışan) şefi, "Sen Kürt'müşsün ama Kürtçü değilmişsin" demiş.
"<ı>Konuşma <ı>biçiminden, <ı>beni <ı>MİT veya Emniyet'ten soruşturduğu anlaşılıyordu" demişti arkadaşımız.

***
Mesele aslında münferit bir durum değil. Merkez medya denilen yayın organları, Türkiye'nin temel kimlik meseleleri konusunda, hep <ı>üç <ı>maymunu oynamış, Genelkurmay'ın çizdiği sınırları aşmamaya özen göstermiştir.
Bir sınır ihlali olursa, "Aman, pardon, hata yaptık" diye apar topar geri çekilmiştir.
Şu Kürt sorunu, PKK ile birlikte çeyrek asırdır şiddetli biçimde devam ediyor ama işte Kürtçe bilen redaktör yok!
Tabii bunun tek nedeni merkez medyanın duyarsızlığı, umursamazlığı ya da devletin dümen suyundan gitmesi değil.
Sen eğer "<ı>Ben <ı>bu <ı>işi <ı>silahla <ı>çözeceğim" dersen, "konuşmaya" gerek kalmaz ki!
Öğrenmek, anlamaya çalışmak ne kelime, tam tersine, "<ı>düşmanın dili" medya tüketicisi sıradan vatandaştan uzak tutulmaya çalışılır.
Savaştığın insanların dilini ve alfabesini, casuslarının bilmesi yeterlidir. Yok, eğer savaşmak yerine uzlaşacaksan, anlaşacaksan işte o zaman "dil" öne çıkar.

***
Daha önce değinmiştik:
Kürtçeden habersiz olan merkez medya, <ı>Sünni İslam'ı, <ı>Aleviliği, <ı>Ermeni sorununu filan da bilmez.
Mesela "<ı>insan hakları" ya da "<ı>soykırım" gibi sık sık kullanılan kavramların ne anlama geldiği konusunda da pek fikri yoktur.
Hadi bunlar netameli konular. Ya "<ı>ekonomi" gibi doğrudan cüzdanlara hitap eden bir konudaki eksikliklere ne demeli?
Türkiye, Rusya ile yoğun ticaret yapar ama Rusça bilen redaktör de yoktur. Arapça da bulamazsınız. Çinceyi hiç saymayalım.
Merkez medyanın insan kaynakları bölümleri, "<ı>iyi okullardan" mezun, öncelikle "<ı>İngilizce bilen" elemanların peşindedir.
Gerçekten de zeki, çalışkan, genel kültürü yerinde elemanlar bulurlar. İşin o tarafına bir şey demiyorum.
Ama işte görüyoruz; <ı>İngilizce, <ı>Fransızca, <ı>Almanca yetmiyor. Hayatın akışı başka dillere ve başka kültürlere de açılmayı gerektiriyor.
Bazı iktisatçılara göre Türkiye şu anki küresel krizden az yara alarak çıkacak; bu sayede de kriz bitiminde öne fırlayacak, rekabette bazı ülkeleri sollayacak.
Eğer bu gerçekleşirse, önümüzdeki yıllarda, yukarıda değindiğim konulara ve dillere hâkim elemanlara daha fazla ihtiyaç duyulacak demektir.
Şimdiden hazırlanalım!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.