EMRE AKÖZ

27 Ağustos 2010, Cuma

Kılıçdaroğlu'nu Freud'un divanına yatırabilirsiniz!

Bazı yorumcular umutlu. Ben değilim. Çeşitli sözlerini art arda dizince, mantık yürütüşüne bakınca, Kemal Kılıçdaoğlu'na güvenmiyorum.
Birkaç örnek vereyim: Baykal'ı iğrenç biçimde gönderen kaseti görmezden gelişi...
Kürt ve Alevi kimliğini reddetmeye kalkışması...
Türban yasağı konusunda dönüp durması... "İç Hizmet Kanunu'ndaki 35'inci maddeyi değiştirelim" deyip daha da beterini önermesi... 1937-38 Dersim katliamı konusunda önce "Ben henüz doğmamıştım" ve ardından "Devrimin koşulları içinde böyle şeyleri olağan karşılamak lazım" demesi... "Anayasa paketi kayısı üreticisinin sorunlarını çözemez" demagojisi... Erdoğan'ın havuzuyla uğraşıp, kendisinin havuzlu çıkması...
Ve son olarak dünkü mitingde, "Biz öyle Sayın Başbakan gibi söz verip de, sözümüzün arkasında duran bir insan değiliz" demesi.
Hakikati ağzından kaçıvermiş garibim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.