EMRE AKÖZ
Onun adı Tuzsuz Deli Bekir!
Antikacılarda, eskicilerde satılan ikinci el mallar, bize nereden nereye geldiğimizi gösteriyor. Bir örnek vereyim...
Yarın saat 14.30'da, Beşiktaş Balmumcu'daki Point Hotel'de, Büyük Pazar Mezatı yapılacak.
Denizler Kitabevi'nin düzenlediği mezatta bu sefer iki tema öne çıkıyor: 1) Bazısı Osmanlı döneminden kalma yemek kitapları... 2) Karagöz oyunuyla ilgili çeşitli malzeme (kitaplar, resimler, tasvirler.)
Geçen gün malların sergilendiği otele gittim. Deve derisinden yapılma, 30-35 cm. boyundaki Karagöz-
Hacivat tasvirleri (figürleri) gerçekten muhteşemdi.
Meğer gölge oyununda kullanılan deve derisi ne kadar sertmiş! Bakalit gibi bir şey... Işığı öyle güzel kırıyor ki kök boyayla renklendirilmiş Karagöz tasvirleri canlı gibi duruyor.
Bilen bilir, Karagöz hiç de bugün sunulduğu gibi "masum bir çocuk eğlencesi" değildi.
Osmanlı'yı pirüpak bir toplum gibi gösterenler tarih fantezisi yapıyor. İşte tasviri yarın satılacak olan Tuzsuz Deli Bekir tipi...
Bir elinde saldırma, diğer elinde şarap testisi; sokaklarda (perdede) "Heeeyyt! Anamı kesen ben, babamı kesen ben... Var mı bana yan bakan" diye bağırırdı.
Başbakan, "Tıksırıncaya kadar içiyorlar... Sekiz yıldır neyi yasakladık" derken onu kastetmesi normaldir: Tuzsuz Deli Bekir'e yasak koymak kimin haddine!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.