EMRE AKÖZ
Brezilyalı futbolcu 'Siyonist katil' olabilir mi?
Biliyorsunuz Maccabi Tel Aviv takımı, Beşiktaş ile karşılaşmak üzere İstanbul'a geldi... Perşembe gecesi oynanan maçta; bir atıp, beş yedikten sonra İsrail'e döndü.
İsrailli TV yorumcuları ve spor basını bu olay üzerine, Mavi Marmara gerginliğine atıfta bulunarak, "Özür borcumuzu yerine getirdik", "Peki, özür diliyoruz" dedi. ("Gömlek uyduramadık, pantolon verelim" durumu.)
İstanbul'daki karşılaşma olaysız geçti. BJK seyircisi taşkınlık yapmadı. Uluslar arası arenadaki gerilim sahaya yansımadı.
"Siyasetçi, sanatçı, sporcu fark etmez... Siyonist katiller Türkiye'den defolsun!"
Özgür-Der (Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği) bu satıların ardından insanları Taksim Meydanı'nda toplanıp Maccabi'ye karşı protesto gösterisi yapmaya davet ediyordu.
O cümleleri okuduğumda. Hani derler ya: Kanım dondu!
Böylesine "toptancı" bakışların vardığı nokta düpedüz "ırkçılıktır".
Eğer siz, Maccabi'nin oyuncularını, "Siyonist katiller" ilan ederseniz... BJK takımı Tel Aviv'e gittiğinde, İsrailliler de onları "İslamcı katiller" ilan eder.
Ve ortaya tam bir saçmalık çıkar!
Çünkü Maccabi'nin Brezilyalı ya da Senegalli futbolcuları ile Siyonizm'in nasıl hiçbir alakası bulunmuyorsa...
BJK'de top koşturan Portekizli ya da Alman oyuncuların da, Ankara'nın İsrail karşıtı politikalarıyla ya da İslamcı aktivizm ile hiçbir ilişkisi bulunmuyor...
Toptancı yaklaşım aslında hem "gerçekleri", hem de "siyaseti" göz ardı eden bakıştır.
Dışarıdan bakınca, İsrail bir bütünmüş, herkes aynı şekilde düşünüyormuş gibi görünür.
Halbuki "gerçek" çok farklı: İsrail'de de, diğer ülkelerdeki gibi fikirler bir yelpaze oluşturuyor...
Daha geçenlerde yüz binlerce insan, İsrail hükümetinin ekonomi politikalarını protesto etmek üzere sokaklara dökülmedi mi?
Bütün İsrail vatandaşlarını "Siyonist katil" ilan ederseniz... Sadece gerçeğe değil, siyasete de sırtınızı dönmüş olursunuz: Çünkü "vicdan sahibi", "demokrat", "hümanist" İsraillileri, katliam emirleri veren yöneticilerle aynı kefeye koyarak, diyalog imkânını ortadan kaldırırsınız.
İşin ilginç tarafı ne biliyor musunuz? Bu yaklaşım sizi, dünyadan kopartır, gerçeklerden soyutlar ve içe kapanmaya götürür.
Aynen bugün İsrail'in yaptığı gibi!
Özgür-Der sadece "Başörtüsü" konusunda değil, örneğin "Kürt Sorunu" hakkından da önemli girişimlerde bulunmuş bir dernek.
Kendi bakış açısı dahilinde, hayatın "farklı" yönlerini görüp, ezilenlerin yanında olurken, konu İsrail olunca niye böyle "toptancı" bir tavır alıyor, ben anlayamıyorum.
Adil biçimde "yargılanmak" herkesin hakkıdır!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.