EMRE AKÖZ
CHP hiç 'komünist' olmadı
Tek Parti (1923-1946) döneminde bazı camilerin satılması hararetli biçimde tartışılıyor. Önce şunu apaçık görelim: Kemalistler elbette dinden rahatsızdı. Bu rahatsızlığın birkaç sebebi vardı... Hâlâ da var:
Dolayısıyla dini yok etmeyi değil, Diyanet İşleri kurumu aracılığıyla kontrol altına almayı tercih ettiler.
Bu yüzden muhalefete karşı laikliği ve irtica suçlamasını kullandılar. "Parti mi kurdun? Laikliğe aykırı, kapattım", "Derginde yobazlık yapıyorsun, kapattım."
Ben burada özetin, özetini yapıyorum. Aslında Kemalistlerin dinle ilişkisi gayet ilginçtir.
Mesela bir ara, "Galiba biz Müslüman olduğumuz için geri kaldık" demiş ve Hıristiyanlıktan esinlenerek, camilere namazın sıralara oturarak kılındığı bir düzen kurmayı düşünmüşlerdi.
Sovyet ateizmi
Cami satma olayına gelirsek: Kemalistler, 1789 Fransız Devrimi ya da 1917 Sovyet Devrimi sonrasında karşılaştığımız türden bir din düşmanı olmadı. (Oralarda kiliseler ahıra çevrildi ya da yıkıldı... Ateizm, Sovyetlerin resmi politikasıydı.)
Kemalistler daima dindarlardan çekindiler. Denetlemek için ellerinden geleni yaptılar. Ancak yukarıda saydığım nedenlerden dolayı topyekûn bir "ezme, yok etme, silme" hareketine girişmediler. (Örneğin isteselerdi Said Nursi'yi öldürebilirlerdi.)
Camilerin satılması, araştırma ve tartışma açısından ilginç bir konu ama baskın bir olay değil. Siyasi polemik meselesi olması tabii ki gayet normal; CHP'ye karşı etkili bir koz. Ama "tarihimizdeki yeri" bence önemsiz...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.