EMRE AKÖZ

27 Nisan 2012, Cuma

CHP hiç 'komünist' olmadı

Tek Parti (1923-1946) döneminde bazı camilerin satılması hararetli biçimde tartışılıyor. Önce şunu apaçık görelim: Kemalistler elbette dinden rahatsızdı. Bu rahatsızlığın birkaç sebebi vardı... Hâlâ da var:
Aydınlanma felsefesinin çocukları olarak, dini, "bilim dışı, bilim karşıtı, bilime düşman" olarak görüyorlardı.
Aslında dinin hiç olmamasını tercih ederlerdi. Ama bu mümkün değildi. Bilhassa kara savaşı deneyine sahip olan Kemalistler, dindar Anadolu gençlerinin "Allah! Allah!" diyerek nasıl korkusuzca ölüme atıldığını yaşayarak görmüşlerdi. Bu imkândan vazgeçmek işlerine gelmiyordu.
Dolayısıyla dini yok etmeyi değil, Diyanet İşleri kurumu aracılığıyla kontrol altına almayı tercih ettiler.
Kemalistlerin en büyük korkusu, dindarların, ulusalcılıktan farklı bir meşruiyet alanı yaratma kapasitesiydi. Çünkü solculuk ve ırkçılık dışındaki muhalefet, dini değer ve kavramlardan besleniyordu.
Bu yüzden muhalefete karşı laikliği ve irtica suçlamasını kullandılar. "Parti mi kurdun? Laikliğe aykırı, kapattım", "Derginde yobazlık yapıyorsun, kapattım."
Ben burada özetin, özetini yapıyorum. Aslında Kemalistlerin dinle ilişkisi gayet ilginçtir.
Mesela bir ara, "Galiba biz Müslüman olduğumuz için geri kaldık" demiş ve Hıristiyanlıktan esinlenerek, camilere namazın sıralara oturarak kılındığı bir düzen kurmayı düşünmüşlerdi.

Sovyet ateizmi

Cami satma olayına gelirsek: Kemalistler, 1789 Fransız Devrimi ya da 1917 Sovyet Devrimi sonrasında karşılaştığımız türden bir din düşmanı olmadı. (Oralarda kiliseler ahıra çevrildi ya da yıkıldı... Ateizm, Sovyetlerin resmi politikasıydı.)
Kemalistler daima dindarlardan çekindiler. Denetlemek için ellerinden geleni yaptılar. Ancak yukarıda saydığım nedenlerden dolayı topyekûn bir "ezme, yok etme, silme" hareketine girişmediler. (Örneğin isteselerdi Said Nursi'yi öldürebilirlerdi.)
Camilerin satılması, araştırma ve tartışma açısından ilginç bir konu ama baskın bir olay değil. Siyasi polemik meselesi olması tabii ki gayet normal; CHP'ye karşı etkili bir koz. Ama "tarihimizdeki yeri" bence önemsiz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.