EMRE AKÖZ

29 Ocak 2016, Cuma

832 sayfalık bir hazine

Geçenlerde "Tünel" ile Karaköy'den İstiklal Caddesi'ne çıkacağım. Vagonda oturuyorum. Hareketten önce hoparlörle Tünel'in geçmişini anlatılıyor. Bir kadın sesi, "Dünyanın en eski ikinci metrosudur. Sultan Abdülaziz Han zamanında yaptırılmıştır" demekte...
Bunu duyan karşımdaki delikanlı, yanındaki arkadaşına dönerek, "Bak Abdülhamit Han yaptırmış" dedi.
Yahu daha şimdi kendi kulağınla duydun Abdülaziz'in yaptırdığını, Abdülhamit'i nerenden çıkarıverdin?
"Türk bilmez, uydurur" diye bir laf vardır. Durup dururken söylenmemiştir. Balık tutmayı öğrenerek karnını kendi doyurmak yerine, devletin kendisine balık vermesini, hatta mümkünse kılçığını ayıklayıp da vermesini isteyenlerin ülkesine uygun bir laftır.
Haliyle tarih bilgimiz de genellikle uydurma seviyesindedir. Vatandaş sağdan soldan Abdülhamit'i öğrenmiştir. İsmin devamına "a" harfi uzatılmış "Han" kelimesini eklediğinde, tarih bilgisine ek olarak, tarih şuuruna da sahipmiş gibi gözükür.
Halkımız bir vakitler Atatürk'ü bilmeden Atatürkçü, Karl Marx'ı bilmeden Marksist olduğu gibi, Kuran'ı bilmeden Müslüman olmuştur.
Geçenlerde elli yaşlarında birisine "Ölünce cennete gitmek istiyor musun" diye sordum. "Elbette isterim, her Müslüman ister" dedi. "Peki, cennet Kuran'da nasıl anlatılıyor; biliyor musun?" Önce dudağını, ardından boynunu büktü. Üstelemedim.
Bizim Osmanlıcılığımız da bundan çok farklı değil. Arabanın arka camına çıkartma şeklindeki Osmanlı tuğrasını yapıştırıp, bir Kanuni dizisi, bir de Fatih filmi izledik mi, Osmanlıcı kesiliveriyoruz.
Osmanlının doğrusu, düzgünü, gerçekte nasıl bir toplumsal-siyasal düzen olduğunu, bu insanlar nasıl öğrenir? Belli ki okul yetmiyor. O halde ne yapmalı?

Tatlı tatlı anlatıyor
İki-üç gün önce, iletişim- promosyon bölümünden arkadaşlar odama geldi. Kucaklarında birkaç tane kitap... Ama ne kitap; tuğla kalınlığında!
Verdikleri haber güzeldi: Prof. Erhan Afyoncu'nun yazdığı, Yeditepe Yayınevi'nden çıkan, 'Sorularla Osmanlı İmparatorluğu'nu bizim gazete 29 kupona verecekmiş. İlk kupon yarın (Cumartesi). İnternetten baktım. Piyasa fiyatı 50 lira. Normal çünkü 832 sayfalık bir azman. Şahane bir fırsat!
"Tuğla" dedim, "azman" dedim ya... Bazılarının gözü şimdiden korkmuştur. Halbuki Afyoncu'nun özelliği konuları akıcı bir dille, tatlı tatlı anlatması...
Eserin "sorulara cevap" şeklinde, yani aynı zamanda bir başvuru kitabı olarak düzenlenmesi, ayrıca okuma kolaylığı sağlıyor. Merak ettiğin konuyu, ilgili bölümü açıp okuyorsun.
Benim açımdan kitabın bir başka özelliği de... Osmanlıya büyük bir sempatiyle yaklaşmasına ve popüler bir dil kullanmasına rağmen... Birtakım milliyetçi- mukaddesatçı tarihçilerin başvurduğu abartmalardan, uydurmalardan, gizemli hava verme çabalarından uzak durması.
Bu nokta önemli... Çünkü medyada pompalanan o abartmalar yüzünden Ortadoğu halklarının Osmanlıyı özlediğini sanıyoruz. Halbuki yok böyle bir durum. Devir değişti. İmparatorluk çağı geride kaldı.
Geçmişimizi bilmek, hem tarih bilinci kazandırır, hem de günümüzü anlamaya yarar. Ancak kendimizi kandırmayalım: Artık istesek de Osmanlı olamayız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.