İdris Kardaş

İdris Kardaş

11 Ağustos 2017, Cuma

Milyonların Can Güvenliği İçin Canını Verenlerin Ülkesi

Fokus dergisi: Bir kamuoyu yoklamasına göre Almanların yüzde 90'ı şu sıralar Türkiye'ye seyahat etmek istemiyor çünkü mesela yanlış bir tişört veya yanlış bir şaka yüzünden tutuklanmaktan korkuyorlar. Bu korkuyu duymakta haklılar mı?

Kılıçdaroğlu: Ne yazık ki böyle bir ortamın gerçekten mevcut olduğunu tespit etmek durumundayım. Uzun zamandır Türkiye'de hâlihazırda hiç kimse için güvenlik garantisi olmadığını söylüyorum: ne canınız ne de mal ve mülkünüz için.

Almanya'da Almanca yayın yapan Fokus dergisine verdiği röportajda böyle diyor; Türkiye'yi yönetme iddiasında bulunan, Ak Parti sonrasında en fazla oya sahip, yani Türkiye'yi yönetmeye Ak Parti'den sonra en yakın aday olan partinin, ana muhalefet partisinin genel başkanı.

Bir ülkenin ana muhalefet partisinin lideri, ülkedeki aksaklıkları, eksiklikleri, sorunları istediği yerde dile getirir, dillendirir. Buna kimse karışamaz. Yani buna yasak koyamazsınız. Bu davranışı tasvip edip etmemek seçmene kalmış bir durumdur. Seçmen eğer isterse ülkesini yurtdışına şikayet eden bir siyasetçiyi cezalandırır isterse umursamaz desteğine devam eder. Demokrasinin olağan akışı içerisinde bunda sorun yoktur.

Ancak Kılıçdaroğlu'nun, Alman dergisine verdiği mülakatta ülkesini şikayet etmenin ötesinde bir durumla karşı karşıyayız. "Türkiye'de can ve mal güvenliği yoktur" diyor Kılıçdaroğlu. Bu cümle eleştiri yada muhalefet hakkının ötesinde bir yere tekabül ediyor. Dünyada can ve mal güvenliğinin olmadığı ülkeleri sıraladığımızda aklımıza ilk neresi geliyor? Cevabın, milyonlarca insanın evini barkını terk ettiği, yüz binlercesinin hayatını kaybettiği Suriye gelmesi doğaldır. Zira Türkiye bu anlamda 3 milyon insana ev sahipliği yapıyor. Gözümüzün önünde can ve mal güvenliğinin olmadığı bir ülke Suriye.

Peki, 15 Temmuz'da insanlar şehit olma, canını verme pahasına sokaklara tankların önüne neden mi çıktı? Türkiye, Suriye olmasın diye çıktı. Libya olmasın, Mısır olmasın, Irak olmasın diye çıktı. Yüzlerce insan, Türkiye tıpkı Suriye gibi can ve mal güvenliğinin olmadığı bir ülke haline gelmesin diye şehit oldu. Binlercesi vücudundan parçalar kaybetti gazi oldu. Milyonlarca insan sabahlara kadar nöbetler tuttu. Sırf Türkiye, Suriye olmasın, can ve mal güvenliği olmayan ülkeler sınıflandırılmasına girmesin diye. Parçalanmasın diye ülke, işgal edilmesin, çocuklarımız ölmesin diye.

Ama gelin görün ki bir ülkenin en büyük muhalefet partisinin lideri bizi o kategoriye çoktan sokmuş bile. Almanya'da yayın yapan dergiye, Türkiye'de can ve mal güvenliği yoktur diyor rahatlıkla. Türkiye, Suriye gibidir diyor. Türkiye'ye gelmeyin, Türkiye ile ilişkinizi geliştirmeyin, yatırım yapmayın, çocuklarınızı göndermeyin, ortak projeler geliştirmeyin diyor. Yüzlerce insan şehit oldu bu söz söylenmesin diye. Binlercesi hayatlarına kolsuz, bacaksız, gözsüz devam ediyor. Ama nafile.

Milyonlarca insan her sabah evinden daha güneş doğmadan çalışmak için, üretmek için, bu ülkenin bir noktaya gelmesi için, çocuklarına daha iyi bir eğitim verebilmek için, zengin ve müreffeh bir Türkiye'de yaşamak için yollara dökülüyor. Milyonlarca insan bu ülkeyi korumak için, savunmak için nöbet tutuyor, teröre ve diğer asayiş problemlerine karşı gecesini gündüzüne katıp çalışıyor. Günlerce çocuklarını görmeyen öğretmenler, polisler, savcılar, doktorlar var bu ülkede. Bu ülkenin her bölgesinde, Türkiye'nin daha iyi bir geleceğe sahip olması için çalışan, köylerde ve kırsallarda mücadele eden fedakar öğretmenler var. Taş üstüne taş koyan, Türkiye'nin en zorlu bölgelerinde üretim yapmaktan korkmayan, yatırım yapan sanayicisi var, iş insanı var. Milyonlarca insan, dedelerinin, kendilerinin ve çocuklarının üstünde yaşadıkları bu ülkenin, her alanda daha iyi bir noktaya gelmesi için durmadan çalışıyor, çabalıyor, emek veriyor. Ama o ülkenin ana muhalefet partisinin lideri tüm bu emeklere, tüm çabalara, tüm fedakârlıklara, özveriye ihanet ediyor. Bu insanlara, AK Partilisi, CHP'lisi, MHP'lisi hangi siyasi görüşten olursa olsun hepimize, herkese ihanet ediyor. Ülkesini can ve mal güvenliğinin olmadığı bir ülke olarak göstererek, çocuklarımıza ve geleceğimize ihanet ediyor. Canını hiçe sayarak sokaklara çıkan şehitlere, gazilere ihanet ediyor. Çok üzücü. Çok üzgünüm.

BİZE ULAŞIN