Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

03 Şubat 2017, Cuma

AB, Parlamenter Sistem ile yönetilen Yunanistan'ı birlikten kovuyor! (Grexit)

Meclisi 300 milletvekilinden oluşan Yunanistan bizim gibi "Parlamenter Sistem"le yönetiliyor.

İşin tuhaf yanı "Parlamenter Sistem" Yunanistan'ı iflasın eşiğine getirmesine rağmen Yunanlılar bu sistemi değiştirmeyi akıl edemiyorlar. Belki de taverna hovardalığından kaynaklanıyordur. Anlayacağınız ülke yönetilemez durumda. Zira Yunan hükümeti bir koalisyondan ibaret.

Bu koalisyonda: Syriza, Anel, Yeşiller ve bağımsızlar var. "Parlamenter Sistem" yüzünden ülkeyi koalisyonla yönetmek zorunda kalan iktidar ekonomik açıdan can çekişen Yunanistan'a bir türlü hayat öpücüğü konduramıyor. Çünkü bu sistem; "hızlı, etkin ve güçlü" bir iktidarın çıkmasına izin vermiyor. Takoz olmaktan başka bir işe yaramıyor yani.

Dolayısıyla her kafadan farklı bir sesin çıktığı hükümet, AB'ye karşı halkının çıkarlarını savunamıyor. Atılması gereken adımları atamıyor. Bürokratik ağlar ve bağlar iktidarın ayağına dolanıyor.

"Parlamenter Sistem" öylesine "çakma" bir sistem ki, bir AB ülkesi olan Yunanistan'ı bile ekonomik açıdan Afrika ülkelerinin gerisine iteklemiş durumda.

Yunanistan AB'nin nimetlerinden yararlanmak şöyle dursun artık zırnık bile koklayamıyor. Buğday ambarındaki aç tavuk misali karnını dahi doyuramıyor. Adamların hâli, kamyondan atılırken manavın elinden kayan karpuza dönmüş durumda.

Peki iktidar ne yapıyor?

Kardak denen kayalıklara dönük atraksiyonlarla nefesi açlıktan kokan halkını oyalamaya çalışıyor. Adama demezler mi? "Oğlum totişinizde yaprak varken bize nasıl saldıracaksınız?"

Neyse...

Eğer biz de önümüzdeki referandumda Parlamenter Sistem'e; "Artık memleketimde doksan yıldır durduğun kabahat" deyip, tekmeyi basmazsak Yunanistan'ın içler acısı durumuna düşebiliriz...

Yunanistan batıyor

Memorandum uygulayan AB ülkeleri arasında mali uyumu en ağır ve sıkıntılı yaşayan ülke Yunanistan oldu.

Evet, Yunanistan'ın AB'ye 320 milyar avroluk borcu var. Dile kolay tam 320 milyar avro! AB, söz konusu borcun silinmesinin de ertelenmesinin de mevzu bahis olamayacağını bir çok kez deklare etti. Avrupa Merkez Bankası da sıcak para musluğunu çıkmaz ayın son çarşambasına kadar kapattı.

Anlayacağınız AB, kaşıkla Yunanistan'a verdiği şeyleri kepçeyle geri almaya çalışıyor.

Açıkçası Yunanistan IMF'nin boyunduruğu altında çırpınıp duruyor. Hatırlarsanız Ecevit zamanında biz de öyleydik...

Peki Ecevit'in ülkemize hiç mi hayrı dokunmamıştı?

1979 yılında ülkeyi batırarak Özal'ın, 2001 yılında da gene ülkeyi iflas ettirerek Erdoğan'ın gelmesi dışında ne yazık ki, rahmetlinin hayrını görmedik.

Neyse...

Yunanistan'da asgari ücret dibe vurmuş ve Atina borsası da çakılmış durumda.

Yoksulluk had safhaya ulaştığı için her 4 Yunandan 1'i temel gıda maddelerine ulaşamadığı gibi evinde de ısınamıyor. Memleketin her yeri aç mezarı olmuş anlayacağınız.

Son 8 yılda Yunan ekonomisi 3'te 1 oranında büzülerek daraldı. İşsizlik yüzde 23 seviyesinde. İstihdam sıfır düzleminde seyrettiği için gençlerin (15-24 yaş arası) yüzde 44'ü karın tokluğuna dahi olsa çalışacak iş bulamıyor.

Geçen yıl emekli maaşları yüzde 40'a kadar kesintilere uğradı. Vergiler katlandı. KDV oranları artırıldı. Telefona, televizyona , benzine, sigaraya, kahveye, içkiye ve benzine okkalı vergi salındı...

Tedbirler işe yaramıyor

Memurların maaşları kıt kanaat ödenmesine, emeklilik yaşı kırktan altmışa çıkarılmasına, emekli ikramiyeleri bin avroyla sınırlanmasına, eskiden dağıtılan üç maaş ikramiyenin tarihe karışmasına ve 2009 yılından bu yana kemerlerin sıkılmasıyla 39,2 milyar avro daha az harcama yapılmasına rağmen Yunanlar okkanın altından kendilerini bir türlü kurtaramıyorlar.

AB, Yunanistan'ı kovmaya hazırlanıyor

Anlaşılan AB, Yunanistan'ı boğmak için elinden geleni yapmaya devam edecek. Öyle ki, Yunanistan'ın birlikten kovulması bile seçenekler arasında.

Çipras, önümüzdeki üç hafta içinde AB'nin tefecileriyle pardon kreditörleriyle yeni bir anlaşma imzalamak zorunda.

Anlayacağınız Çipras şu günlerde celladına aşık çekirge olmaya zorlanıyor. Kendisine ölümlerden ölüm beğenmesi dayatılıyor.

Ya daha katı kemer sıkma politikalarına razı olacak ya seçime gidecek (bu seçenek intihar anlamına gelir ki halkta oluşacak hayal kırıklığı tahmin bile edilemez) ya da Grexit (AB'den çıkarılma) senaryosu gündeme gelecek ve AB, Yunanistan'ı birlikten kovacak. Son şıkkı ben söylemiyorum Atina Üniversitesi'nden Prof. Aristidis Hatzis söylüyor!

Türkiye'nin altını oymaya çalışan "Hayırcı"lar yatsınlar kalksınlar, Erdoğan'ın liderliğindeki güçlü Türkiye'de yaşadıklarına dua etsinler.

SON DAKİKA