BERAT ALBAYRAK

14 Temmuz 2014, Pazartesi

Ekonomi ve medeniyet

10 Şubat tarihli yazımızda ifade ettiğimiz Yeni Türkiye vizyonu sağlam ve emin adımlarla hedefine ilerlerken, bir diğer önemli konu da bunu iddialı bir medeniyet projesine dönüştürebilmektir.
Kim ne derse desin sağlam ve güçlü bir ekonominiz olmadan yeni bir medeniyet tasavvur edebilmeniz mümkün değildir. İşte bunun için ekonomik kalkınma belki de herşeyden daha önemlidir.
Bugün ekonomik kırılmaların yaşandığı bir düzlemde, yükselen ekonomilerin bireyleri artık daha özgüvenli ve eğitimli davranışlar sergilerken, ülke ekonomilerinin gelişimine ciddi katkılar yapmaktadırlar.
Artık irili ufaklı krizlerden asgari hasarla ayrılmak için daha bilinçli hareket etmektedirler.
Tüketim alışkanlıklarından tasarruf eğilimlerine, eğitim yatırımlarından bireysel gelecek vizyonlarına kadar Batı'daki bireylere oranla daha şuurlu ve kendinden emin adımlar atmaya başlıyorlar. Sağlam ekonomik temellerini eskiye göre daha sağlıklı kararlar alan bireylerle destekleyen bir ekonomik dönem yaşıyoruz.
Bununla paralel sınıfsal değişim ve gelişim Türkiye'de de yeni bir sürece girdi. Artık orta sınıf gelir düzeyi olarak yükselirken, eğitim seviyesi ve vizyon olarak daha fazlasını talep eden bir noktaya ulaştı.
Artık temel ihtiyaçlarını karşılamaktan aciz bir nüfustan hayatını birçok alanda kolaylaştıran ürünleri tüketebilecek düzeyde ekonomik refaha ulaşmış bir nüfusun her geçen gün arttığına şahit oluyoruz. Süreç, kaliteli ve rafine zaman harcama lüksüne daha fazla sahip bir nüfusu ortaya koydu.
Bu noktada hayatı ve sistemleri daha çok sorgulayan, daha iyi ve mükemmeli araştıran soruşturan bu yeni toplumsal profil, Batı'nın sınırsız tüketim üzerine kurduğu medeniyetin arızalarını da görerek özgün bir medeniyet tasavvurunu daha güçlü temeller üzerine kurmanın telaşı içinde olmalıdır.
İşte şimdi mimarından ekonomistine, hukukçusundan sporcusuna, edebiyatçısından sanatçısına, her bir bireyin toplumsal olarak çıtayı çok daha yukarılara taşımak için çok daha fazla çalışması ve üretmesi gerekmektedir.
Medeniyet dediğimiz şey de, mimariden edebiyata, ekonomik sistemden sanata kadar birçok alanda özgün ve çığır açan bir hikâye yazabilmek değil mi sonuçta? Hikâyenin ikinci bölümü başlıyor artık. Hayırlı olsun...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.