Nagehan Alçı

27 Kasım 2014, Perşembe

Kürdistan Partisi ve demokratikleşen Türkiye

Türkiye yeni bir döneme giriyor. Her türlü fikrin şiddet içermediği sürece siyasi arenaya getirilebildiği, partileşebildiği, demokrasinin güçlendiği bir süreç… Daha önce 'Kürdistan' kelimesinin telaffuzu dahi bölücülük sayılırken bu gün Türkiye'de açıkça ayrılıkçılığı hedefleyen ve isminde Kürdistan olan bir parti kurulabiliyor. Hem PKK'nın hem de ordunun vesayetinden kurtulan Kürt siyaseti çeşitleniyor. Kendileri dahil olamadıkları için çözüm sürecinin ilerlemediğini savunanlar, yıllarca tam da bu olanların olması gerektiğini dile getirmiyorlar mıydı? Acaba sürece her türlü iftirayı attıkları için utanıyorlar mı? Hiç sanmıyorum.

Partiya Azadiya Kürdistane ya da Türkçe ismiyle Kürdistan Özgürlük Partisi geçtiğimiz ay İçişleri Bakanlığı'na kuruluş için resmen başvurdu. Cumartesi günü de Taksim'de partinin basın resepsiyonu yapıldı. Öncelikle kendi görüşümü söyleyeyim: Ben şiddet içermeyen her türlü görüşün partileşebileceğine inanıyorum. Dolayısıyla Kürtlerin devletleşmesini amaçlayan bir partinin şiddeti reddederek partileşmesini Türkiye'de demokrasinin bir kazanımı olarak görüyorum. Bu, ayrılıkçılığı savunmak değildir. Bağımsız Kürdistan isteyenlerin isteklerini dile getirme hakkını savunmaktır. Her konuda bu ayrım sağlıklı bir şekilde yapılabilse Türkiye birçok sorununu çözer… Ayrıca hatırlatayım, geçtiğimiz yaz Türkiye Kürdistan Demokrat partisi kuruldu ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da onayladı. Dolayısıyla bu başarılı olmuş ilk girişim değil.

Gelelim parti cephesinden görünene: Partiya Azadiya Kürdistane Genel Başkan Yardımcısı Ali Fikri Işık ile konuştum. Partinin içişleri bakanlığından onay alamadığı yönündeki iddiaları sordum. Şunları söyledi: 'Siyasi Partiler Kanununa göre evraklarımızı hazırlayıp İçişleri bakanlığına ulaştırdık. Bakanlığın bu belgeleri teslim aldığına dair bir belge vermesi gerekiyor. Henüz o belgeyi vermediler. Ancak yine bu yıl kurulan Türkiye Kürdistan Demokrat Partisine de o belgeyi 3 ay sonra vermişlerdi.'

Işık'a partilerinin hedeflerini de sordum. Dedi ki: ' Özerklikten federasyon veya konfederasyona kadar her türlü çözümden yanayız. Önemli ve öncelikli olan nasıl bir Kürdistan'da yaşayacağımız değil, Kürdistanı kurmak için nasıl bir birlik olacağımızdır. Şiddete kesinlikle karşıyız. Biz Gandi'yi model alan bir partiyiz. Sivil ve itaatsiziz. Kürtlerin öfkesine değil coşkusuna talibiz.'

Önce yazın kurulan Kürdistan Demokrat Partisi, şimdi de Kürdistan Özgürlük Partisi… Silahlar susunca siyaset kanalları açılıyor. Ak Parti şimdiye kadar hiçbir hükümetin alamadığı riski aldı ve çözüm sürecini başlattı. Uzun ve zor bir yol bu süreç ancak bu ülkenin çoğulcu ve barış içinde yaşamasını isteyen hükümet zorluğu göze aldı. Şimdi artık meyveleri geliyor bu cesaretin. Süreç işliyor ve Türkiye gerçek bir demokrasi olma yolunda ilerliyor.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.