ENGİN ARDIÇ

04 Temmuz 2011, Pazartesi

Kelebek devrimi

Başkanlık kürsüsünde başkanın "siyah frak" (fırak yazmışlar) giyeceğini biliyordunuz... İçine "siyah yelek" giymesinin de zorunlu olduğunu biliyor muydunuz?
Yeleksiz çıkmam abi... Çıksan da çıkarmazlar...
Yelek siyah olacak. Öyle kendi zevkine göre fıstıki yeşil, açık siklamen falan yasak.
Aynı zamanda "beyaz kelebek kravat" da "giyecek".
Kravat beyaz olmak zorunda.
Sihirbaz Mandrake gibi.
Takmayacak, giyecek. Kravat giyecek.
Meclis içtüzüğünü kaleme alan vatandaşı, Türk diline yaptığı katkı ve hizmetten dolayı kutlarım. Biz ortamektep Türkçe dersinde yapsak notumuzu kırarlardı.
Görevli "katip üyeler" de koyu renk giyinmek zorundalar, ciddiyeti bozmayalım.
Batılılaşıyorduk, değil mi?
Oysa frak içine alacalı bulacalı, çiçekli böcekli yelekler çok modaydı Batı'da, eskiden.
Kravat da çeşitli renklerde olurdu, "muslin" ya da "ipek" tercih edilirdi.
Ama bu on dokuzuncu yüzyılda...
Bunlar "muasır" olmadığı için bizimkiler "beyaz kelebekte" karar kılmışlar.
Frak on dokuzuncu yüzyılın başlarında "gündelik" kıyafetti. Yüzyılın ortalarına doğru, elbette "Victoria döneminin" tutucu ahlak anlayışı doğrultusunda, yalnızca "gece davetlerine", balolara, opera ve kokteyl gibi "cemiyet olaylarına" münhasır kılınmış, kravat işi de beyaza bağlanmış, sabitlenmişti. Erkek modası "renkten arındırıldı", erkekler siyah-beyaza mahkûm edildiler, "renkli giyinme hakkı" kadınlara tanındı.
Yirminci yüzyılda da böyle sürdü, sonlarına doğru terkedildi.
Ben 1996 yılında Londra'da operaya gittim, ciddi olmak için koyu renk takım elbise giydim, kravat taktım (ne bileyim, büyüklerimizden öyle görmüştük), fuayede "bayram çocuğu" gibi kaldım ve göze battım. Herkes blucin ve tişörtle gelmişti!
Apple denilen teknoloji mucizesini yaratan ve Microsoft'u da Bill Gates'i de sollayıp geçen milyarder Amerikalılar, patronları Steve Jobs başta olmak üzere bütün müdür takımıyla, tanıtım toplantılarına, milyonlarca kişinin karşısına eski bir kanvas pantalon, soluk bir tişörtle çıkıyorlar.
Çünkü yirmi birinci yüzyılı "idrak ediyoruz"... On bir senesini yedik bile. Şimdi pis sakal da var, küpe de var. Şapkayı da hipertansiyon hastası yaşlılar yaz günleri kızgın güneşten korunmak için giyiyorlar.
Ama Türkiye'de bazı kafalar geçen yüzyıldalar. "Evladım şu İnternet dedikleri nedir yahu, bana anlatsana" demekle "meclis başkanı kelebek kravat takar" (pardon, giyer!) demek arasında bir fark yok.
Ama bizim hedefimiz geçen yüzyılın "otuzlu yıllarıdır" değil mi efendim?
Avcı ceket, golf pantalon... Törenlerde de frak ve silindir şapka... O ne yakışıklılık...
Türkiye, Atatürkçü olmayı "baklavalı kazak" giymek sanan zavallıların elinden kurtarılmalıdır.
Bunun bir yolu da, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir "askeri lise" ya da "yatılı kız mektebi" olmadığını idrak etmekten geçer. Utanmasalar mecliste saç ve tırnak muayenesi de yapacaklar, bayan milletvekillerinin etek boyunu da ölçecekler.
Kafayı da değiştirin, tüzüğü de.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.