SAVAŞ AY

21 Kasım 2003, Cuma

Dudaklar kanayarak dayanılacak acıya...

Tanımsız ve tarifsiz bir cellat güruhu, kendini de yok ederek(!) tırpanlıyor genç ya da geç yaşamları. Böyle topyekkıyımları hak edecek ne yaptık ki biz? Altısından altmış altısına, kızından kızanına, sabisinden gencanlısına, yeni yetmesinden kocamışına, sivili, askeri, memuru, öğrenciyi handiyse bire kadar kırmaya ahdetmiş bir şer şebekesine hedef tahtası olmak için biz nettik ne eyledik ki?..

En şefkatli liman

Bunca kıyım karşısında en iri kıyım lafları etsek ne çıkar, en dehşetengiz müeyyidelerden söz etsek ne olur? Kim bilir belki de susmanın en soylu en etkin söylem olduğu günlerdir bu günler. Ve belki de meydanı boş bırakıp, yerimizi on yılların, yüz yılların imbiğinden süzülmüş güçlü dizelere bırakmak gerekir. Şiirler rotasını doğru dürüst tutana en şevkatli, en korugan sığınaktır, limandır çünkü.

Kurtuluşun adresi Öyleyse dinleyin:
"Korkunç ellerinle bastırıp yaranı dudaklarını kanatarak dayanılmakta acıya. Şimdi çıplak ve merhametsiz bir çığlık oldu ümit... İnsanlarımız ölüyor ne kadar da genç. Halbuki ne kadar da hak etmişlerdi yaşamayı. Biz işte bu yüzden unuttuk bağışlamayı Ve gözümüzde kaybettik ağlamayı Bizi bir parça hazin ve dimdik bırakıp gözyaşlarımız, gittiler."

Tırnakla sökülecek
İşte böyle diyor Nazım Usta... Ve sanki de tek bir yürek, tek bir bilekmişiz gibi göğüslemeye zorunlu olduğumuz zor ve zorlu günlere nasıl taşınacağımızın da adresini ve formülünü veriyor sanki. Terör belasına karşı kazanılacak zaferi sanki de milim milim tarifliyor: "Varılacak yere kan içinde varılacaktır. Ve zafer artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar tırnakla sökülüp koparılacaktır..." Bir şey var Ya Ataol Behramoğlu'nun dizeleri ne diyor bir şiirde "Ve kederi de yaşamalısın namusluca. Çünkü acılar da sevinçler gibi olgunlaştırır insanı." Söylemesi acı ama; Türkiye de acılarıyla olgunlaşıyor sanki. Bu aşağılık saldırıların ardından insanlarımızın birbirine bu denli kenetlenmesi, birbirine bu denli yakınlaşması başka neyle açıklanabilir ki? Kim bilir; bu kahredici bombaların sarsıntısı, nicedir birbirinden bihaber ve kopuk bireylerden mücessem toplumumuzu da derinden sarsıp aynı frekansa doğru toparladı sanki...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.