SAVAŞ AY

09 Nisan 2005, Cumartesi

Masaj salonlarında "hamulu şupurt" muhabbetler

İşi essahından yapanları eski tabirle tenzih ederim. Üstlerine alınmasınlar yanim ya. Ama masaj salonuyuz ayaklarıyla rahmetli Lüks Nermin'in, Çanakkaleli Melahat'in 'kar getiren hanelerine' fark atacak mekânlar açıyor uyanıklar. Bel ağrısı, uyluk kasılması, adale spazmı çözdürmek, kulunç kırdırmak, kol bacak kıkırdatmak için giden beylere ansızın "sürpriz teklifler" yapılıyor bir dolu salonda.

Ayan
beyan

Geçenlerde Şişli taraflarında oldu mesela. Halaskârgazi Caddesi'nde böyle bir mekan tespit eden polis ekipleri sankim de müşteriymiş, masaj alacakmış gibi gidip yattılar o sedye mukallidi masaj yatağına. Gelen hatunlar bir iki el peşrevinden sonra konuya girdiler ve " hususi bir hizmet" isteyip istemediklerini sordular genç polislere. Onlar da gel gel olsun kabilinden "Tabii ki isteriz. Haydi malı görelim" şeklinde yanıt verince muhabbet ikinci vitese takıldı ve her şey ayan beyan ortaya çıktı. Sonrası malum terane. Gizli kamera kayıtları, numarası önceden alınıp hizmet karşılığı ödenen paralar vs.

İstismarlar


Aklıma geçen yıl yitirdiğimiz Prof. Dr. Ahmet Turgut hocamızın sözleri geldi. O bir diş hekimiydi ama masaja hep ilgi duymuş hatta o yıllarda Düsseldorf'lara gidip Devlet Masörlük Yüksek Okulu'ndan diploma almıştı. Masaj olayını ayağa düşüren, menfur emellere alet edenlere kızar, şöyle bağırırdı; "Hamamdaki tellaktan, spor sahasındaki parazit masöre. Elinde çanta, ev ev masaj yapmak için gezen, yaptığı işin adını dahi telaffuz edemeyen, 'mesaj'
yaptığını söyleyen şarlatana kadar herkes masörlüğü istismar ediyor."

Namus, şeref

Sonra işin felsefesini anlatır, masörlerin de aynen tıp doktorlarının Hipokrat Yemini gibi yeminleri olduğunu söylerdi. Haydi hem onu saygıyla anıp, ruhunu şad edelim hem de şu masör yeminine bir göz atalım: "Milliyet, ırk, din, mezhep, siyasi kanat, cinsiyet, zenginlik fakirlik farkı gözetmeksizin kadın ve erkek ayrımı yapmadan karşımdakinin kendi isteğiyle de olsa vücudunu kötüye kullanmaktan şiddetle kaçınacağıma. Yüce Allah'ın huzurunda hayatımı sanatımı tertemiz koruyacağıma, namus ve şerefim üzerine yemin ederim..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.