YÜKSEL AYTUĞ

03 Aralık 2003, Çarşamba

Yıktık perdeyi, eyledik viran...

ÖNCEKİ gün Anadolu Ajansı'nın bülteninde ilginç bir habere rastladım. Gölge oyunu Karagöz ile Hacivat'ın, sayıları giderek azalan son ustaları bu tarihi karakterlerin ticari meta haline getirilerek yozlaştırılmasına tepki gösteriyorlardı. Ustalara göre Karagöz ile Hacivat'ın geleneksel ruhunun dışına çıkıldığında bu figürler eski anlamlarını yitirip, sıradan çizgi karakterler haline dönüşüyordu. Gerçekten de ramazan ayı boyunca yayınlanan televizyon reklamlarında ve bazı şov programlarında Karagöz ile Hacivat sıkça ve çoğu zaman da "hoyratça" kullanıldı. Hatta birbirlerine "Karagöz Bey, Hacivat Bey" diye hitap eder hale bile geldiler. Sanatın geniş kitlelere ulaşabilmesi için belli ölçülerde modernize edilmesine, içine çağdaş yorumlar katılmasına karşı değilim. Ancak konu "Klasik Türk Temaşa Sanatı" olunca daha duyarlı davranmak gerektiğine inanıyorum. Çünkü tıpkı nesli tükenen hayvan türlerinin doğal dengenin bozulmasına yol açtıkları gibi, nesli tükenen sanat türlerinin de kültürel dengeyi allak bullak edeceğini düşünüyorum. Şimdi bazıları "Espri anlayışıyla, tekniğiyle, sunumuyla çağdışı kalmış meşin parçalarının üzerine bunca laf söylemeye ne gerek var?" diye düşünebilir. Ama unutulmamalıdır ki, çağdaş Türk tiyatrosunun pek çok önemli eseri, ışığını, gölge oyununun o titrek mumundan almıştır. Bin yıl öncesinden günümüze hiç bozulmadan ulaşmayı başarmış geleneksel Japon tiyatrosu Kabuki'yi ele alalım. Japon sanatçılar hala usta-çırak ilişkisi içinde, yüzlerce yıl öncesinden gelen teknikleri uygulayarak bu sanatı "ilk günkü orijinalliğinde" muhafaza etmeyi başarıyorlar. Zaten Japonlar'ın geçirdikleri onca savaş ve siyasal çalkantıya rağmen bugün dünyanın "refah devletleri" arasında yer almalarının en büyük nedeni de bir yandan teknolojiye ayak uydurup, diğer yandan tarihi ve kültürel değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalmaları değil mi? İleriye doğru sıçramak için ayaklarımızın altında sağlam bir kayaya ihtiyacımız var. Lütfen o kayaları süngerleştirmeyelim. Aksi halde yıkıp, viran eylediğimiz perdenin, varıp haber vereceğimiz bir sahibi olmayacak...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.