YÜKSEL AYTUĞ

21 Ocak 2004, Çarşamba

Akademi Türkiye'de 'jüricilik' oynamak

ÖNCEKİ gün atv'nin yeni yarışma programı Akademi Türkiye'nin İstanbul elemelerini izledim. Odada bulunduğum iki saatlik süre içinde bir yandan kendi kendime "jüricilik" oynarken, bir yandan ülkemizin müzik kültüründen, gençlerin hayata bakış açısına kadar pek çok konuda gerçek fikir ve tecrübeler edindim. İşte izlenimlerim: -Yarışmacıların dilindeki ortak şarkının adı "Kusura bakmayın, çok heyecanlıyım" oldu. Bu sözü söylemeyen bir tek adaya dahi rastlamadım. -Yarışmanın ismindeki "Akademi" kelimesinden kaynaklanıyor olsa gerek katılanların büyük çoğunluğu üniversite öğrencisi ya da mezunuydu. -Gördüğüm kadarıyla konservatuarlardaki eğitim yetersiz ya da öğrenciler bu eğitimi ciddiye almıyor. Zira konservatuar öğrencisi ya da mezunu olduğunu söyleyenler, genellikle şarkıları en kötü yorumlayanlardı. (Bu benim değil, jürideki müzik otoritelerinin ortak görüşü) -Adayların pek çoğu İstanbul ve çevre illerdeki gece kulübü ve barlarda sahne alıyorlardı. Sayelerinde adını hiç bilmediğim barlar hakkında bilgi sahibi oldum! -Yarışmaya katılan adaylar ses kadar dış görünüşün de önemli olduğunu kavramışlar. İçlerinden biri "Cildim için özür dilerim. İki ay önce başıma kötü bir olay geldi. Tedavi oluyorum, geçecek" dedi. -Seçici kurul, adaylara özel yaşamlarıyla ilgili sorular da yöneltti. Zira Popstar'da yaşanan olayların getirdiği tecrübe, yoğurdu üfleyerek yemeyi gerektiriyordu. Adaylara yöneltilen sorular arasında "Erkek arkadaşının bu yarışmaya katılmanla ilgili tavrı ne?" ya da "Boşandığın eşinle ilişkilerin nasıl?" gibi sorular da vardı. -Bir yarışmacı MFÖ'nün "Buselik Makamındayım" şarkısını kağıda bakarak okudu ve doğal olarak elendi. Kurul haklıydı. Bir tek şarkıyı bile ezberleyemeyen kişinin yıldız olma ihtimali neredeyse sıfırdı. -Bazen bir tek cümle bile bir adayın elenmesi için yeterli olabiliyordu. Örneğin bir adaya "Neden bu yarışmaya katılıyorsun?" diye soruldu. Aday, "Renk olsun diye" yanıtını verince elendi. Çünkü yıldız olmayı yürekten arzulamayan kişinin bu yarışmada yeri yoktu. Edindiğim en önemli izlenim ise yarışmanın en kritik ayağının bu ilk seçmeler olduğuydu. Eğer orada ciddi, kararlı ve seçici davranılmazsa yarışmanın ilerleyen bölümlerinde tıpkı Popstar'da olduğu gibi işler kontrolden çıkabilirdi. Ama gördüm ki, iş en başından sıkı tutuluyor. Bu da "Akademi Türkiye"nin adına yaraşır bir kalite ve ciddiyetle ülkenin gerçek yıldızının belirlenmesine hizmet edeceğini gösteriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.