HAŞMET BABAOĞLU

06 Ekim 2008, Pazartesi

Kanseri yenmek yerine arkadaşlık etmek!

Kazım kanatlanıp aramızdan ayrılalı iki hafta oluyor.
Yediğimiz ekmeğin, içtiğimiz suyun, saçımızı dalgalandıran rüzgârın tadını anlatan; bizi sevdiklerimizin değerini bilmeye çağıran hafta sonu yazılarını şimdiden özlüyorum.
Fakat bugün Kazım'ın vefatı nedeniyle tekrar gündeme gelen ve çok sayıda insanı ilgilendiren bir konuya değinmek istiyorum.
Şu "kanseri yenmek" meselesine...

***
Dünya popüler ezberleri bir kenara koyarak bu konuya kafa yormaya başladı artık.
Soru çok...
Neden bir hastalıktan iyileşmiyoruz da, ille de "düşmanla savaş"tan galip çıkıyoruz?
Hangi insan göğüs göğüse çarpışırken "yaşam sevinci"ne sahip olabilir? Oysa biliyoruz ki, kanser hastalarının iyileşme gücü ve yaşam kalitesi böyle bir duyguya sahip olmalarıyla doğru orantılı...Nasıl oldu da böyle bir "savaş terminolojisi" ortalığa hâkim oldu?
Sakın bu terminolojinin altında kanserin kendisinden çok kanser tedavisinin meşakkatli ve pahalı bir süreç olduğu gerçeği yatıyor olmasın?

***
İki yıl önce yine bu konuya kıyısından köşesinden dokunmuş ve şöyle sormuştum...
Mücadele verenlerden bazıları hastalığı yeniyor, bazıları yeniliyor mu? Yenilenlerin "günahı", hatası, eksiği, zayıflığı ne peki?
Hastalığı "içerden" tanıyan Sevgili Yurtsan Atakan bu sorum karşısında şunları yazmıştı Hürriyet'teki köşesinde...
"Kanseri yenmek ne demek zaten? 80 yaşında hastalığa yakalanmış birinin beş yıl daha yaşaması mı? 8 yaşında hastalıkla tanışan birinin 25 yaşında trafik kazasında ölmesi mi?
Zafer ölmemekse eğer, mutlak zafer hep ölümün değil mi?
Peki ya zafer hayatta kalmak değil de ölümle barışmaksa?
İşte o zaman kanser insana, kansere yakalanmayan çok az kişiye nasip olan mutlak zaferi tatma şansı veriyor."
Nedir o mutlak zafer?
Yaşamla sahici barış!
Yani ancak ölümle barışanların tadabildikleri güzel dostluk!

***
İster istemez tam bu noktada ünlü İtalyan gazeteci Tiziano Terzani'nin kanserle ilişkisini anlatan kitabını hatırlıyorum: Atlıkarıncada Bir Tur Daha! <ı>(Türkçe <ı>baskısı <ı>yeterince <ı>dikkat <ı>çekmedi <ı>ama <ı>harika <ı>bir <ı>yapıttır.)
Terzani kansere yakalanır.
Tedavinin her aşamasını muharebe olarak tanımlayan savaş dili onu rahatlatmaz, tersine yormaya başlar.
Sonrasını şöyle anlatır Terzani...
"Birlikte yaşamamız zorunluydu. İçimdeki bu ziyaretçiyi artık ellerim, ayaklarım, kemoterapi yüzünden tepesinde tek saç kalmamış dazlak başım gibi bir parçam olarak görmeye başladım. Üzerine gitmektense, onunla sohbet etmek, benimle arkadaş olmasını sağlamak istiyordum . Çünkü şu ya da bu biçimde, belki uyuklar durumda bile olsa içimde kalacağını ve hayat yürüyüşümün geri kalan kısmında bana yoldaşlık edeceğini anlamıştım."

***
Bu elbette uzun ve karmaşık bir konu.
Ama bir başlangıç yapmalı ve klişeleri biraz olsun kenara koyarak konuşmalıyız artık.
Kaldı ki, bütün bu "yendi-yenildi edebiyatı" kanser tedavisinde çok önemli olan erken teşhis, maddi olanaklar ve doğru tedavi yöntemi konusunu ciddi biçimde ele almamızın önünü tıkıyor.
Oysa asıl yenilgi orada!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.