HAŞMET BABAOĞLU

17 Kasım 2008, Pazartesi

Korkularımız ve cesaretimiz... İkisi de tuhaf!

Yok, başlığa bakıp güncel siyaset üzerine bir yazı beklemeyin sakın! Ben yine bildiğimi okuyacağım; "reyting-polemik-tıklanma" kavgasının dışında kalıp "insan"a dair şeylerden söz edeceğim.
Hani geçen gün yazmıştım...
Hala yılanlardan ölesiye korkuyoruz da, trafikte emniyet kemeri takmazsak olabileceklerden korkmayı bir türlü öğrenemedik diye...
Çünkü günümüz insanı hala en eski korkularına sadık, modern tehlikelere karşı ise ya inatçı bir ilgisizliği var ya da yalancı bir kaçış içinde...
Sağlık ve bilim alanındaki araştırmalarıyla tanınan Amerikalı gazeteci Maria Szalavitz'in bir makalesi çıktı karşıma geçen gün. (Psychology Today, Jan-Feb 2008.)
Szalavitz tam da sözünü ettiğim tuhaflığa kafayı takıp uzmanlara sormuş, soruşturmuş ve bir liste çıkarmış.

***

1. Korkularımız mağara devrinde... Motorlu taşıtlardan değil böceklerden, sürüngenlerden korkuyoruz.
2. Beklenmedik ve dramatik felaketlerden korkuyoruz ama muhtemel felaketlere aldırmıyoruz. Uçak kazası ihtimali ödümüzü patlatıyor ama trafik kazası ihtimali umurumuzda değil.
3. Kalp krizinden asla fakat kanserden mutlaka korkuyoruz.
4. Emniyet kemerini takmışsak gaza daha hızlı basıyoruz. Arazi aracı kullanıyorsak kaygan yolda hızlı gitmeyi normal sayıyoruz. Kaza araştırmaları bu tuhaflığı apaçık gösteriyor.
5. Gençler tehlikeler üzerine çok kafa yoruyor ama iş tehlikeyi gerçekten hissetmek ve önlem almaya gelince, pek kayıtsızlar.
6. Güneşlenmeye bayılıyoruz ama nükleer-radyoaktif ışın denilince fena ürküyoruz... Aynı şey sırf "doğal" diye tüketilen çok zararlı bitki çayları ve ilaçları için de geçerli. "Doğalsa iyidir" anlayışı çok yaygın. Peki her yıl zehirli mantar yediği için ölen binlerce insan neyin nesi?

***

Szalavitz'in listesinde modern insana ait daha pek çok korku ve cesaret tuhaflığı var.
Mesela...
Alkolün zararları ve tehlikeleri konusunda pek çok bilimsel bilgi ve hayattan damıtılmış görgüye rağmen uyuşturucu karşısında duyduğumuz korkunun zerresini alkol karşısında hissetmemek gibi...
Sonuçta esas tablo şu...
Korkularımızla saklambaç oynuyoruz sanki!
Cesaretimiz yanlışa, korkumuz yalana dayanırsa kendimizi daha güvenli hissediyoruz ne?
Shakespeare tam on ikiden vurur ya gerçeği...
"İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor/düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için..."
Günümüz insanının genel ve sosyal korkuları da böyle...
Kaçak dövüş! Eğreti cesaret!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.