HAŞMET BABAOĞLU

26 Mart 2009, Perşembe

İnsanı kurtarmadan çevreyi kurtaramayız!

Çevreci olursak çevre sorunlarına çare bulur muyuz?
Eğer hepimiz dünyaya çevreci gözlerle bakar ve çalışırsak...
Su sorununda..
Kıtlık ve kuraklık sorununda..
Kimyasal, nükleer atık sorununda...
Küresel ısınma konusunda...
Bir çözüm üretir miyiz?
Hani Cumhurbaşkanı Gül de geçen hafta İstanbul'da 5. Dünya Su Forumu'nun açılışında şöyle dedi ya: "Geçmişte çevrecilik bir siyasi tercihti. Bugün hepimiz çevreci olmak zorundayız. Böyle görmezsek büyük felaketler kaçınılmazdır."
Öyle mi gerçekten?
Hayır!
Gerçek şu ki...
Bu yaklaşım anlamlı fakat "öz" ünde yanlış!

***
Bilmeliyiz ki...
Kitlelere pompalanan anlamıyla " çevreci " olmak çözüme bir katkı sağlayamaz.
Hatta bu yolla, bırakın çözmeyi, sorunu kavramamız bile imkânsız.
Bunu anlamak için şu basit sorulara dürüstçe cevaplar vermek yeter...
Çevreyi kim, ne, nasıl bozuyor?
"Birtakım kendini bilmez" pis, aç gözlü ve "benden sonra tufan" diyecek kadar pişkin insanlar mı?
Çevre düşmanı örgütler mi?
Kâr manyağı şirketler ve bencil hükümetler mi?
Bu sorulara "evet, onlar" cevabı veriyorsanız ya çok safsınız ya da bile bile sorunu görmekten kaçınıyorsunuz.

***
Madem son haftalarda sudan çok konuştuk...
Demek istediğimi su sorunu üzerinden anlatayım.
Dünya üzerinde 1 milyardan fazla insan temiz suya ulaşamıyor.
Uzmanlara göre bu sayı hızla artacak.
Peki, kim bu susuzlar? Özel bir çevre felaketinin kurbanları mı, yoksa yoksul halklar mı?
Doğru şık ikincisiyse eğer, ki öyle...
Sorunun özünü çevre sorunu olarak görmek doğru mu?
Hani su insan hakkıydı?
Nasıl oldu da "temiz su" hak olmaktan çıktı özelleştirilen ve paketlenip satılan bir ürün oldu?
Söyleyin, bütün bunlara sadece çevreci gözlerle bakmak neyi değiştirir?

***
Çevreye hepimiz sahip çıkalım...
Tamam. Doğru.
Ama neden çevrecilik denilen şey eninde sonunda çocukça tasarruf modelleri, kirliliğe karşı umutsuz protesto eylemleri ve keşişçe bir içe kapanmayla sonuçlanıyor?
Bütün bunlarda sorgulanması gereken bir gariplik yok mu?
Daha fazla uzatmadan söyleyeyim...
Çevre sorunu ne çevre kirliliği ne gelip geçici bir doğal kaynak kıtlığı ne de küresel ısınmadan ibaret bir felakettir.
Artık şunu anlamalıyız.
Çevreyi kurtarmanın tek bir yolu var.
İnsanı kurtarmak!..
İnsanı global kapitalizmin görünürde şık ve güzel fakat derininde çirkin çarkları arasından çekip çıkartmak!..
Yol bu!
Bu imkânsız mı, dediniz?
O zaman...
Eyvah!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.